• $ 5,7377
  • € 6,3583
  • 272.777
  • 103072
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Suriye ve Türkiye’nin 'sağduyu ekseni'

Duma’daki kimyasal saldırı sonrasında bütün gözler ABD’nin Suriye’ye yönelik muhtemel askeri müdahalesine çevrilmiş durumda. Başkan Trump, selefi Obama’nın Suriye’deki hatalarını sıklıkla eleştiriyordu. Bu hatalardan birisi de rejimin kimyasal saldırıları sonrasında ortaya yeterince caydırıcılık koyulamamasıydı. Obama Doğu Guta’daki saldırı sonrasında Rusya’nın arabuluculuğuyla rejimle kimyasal silahların tasfiyesi mutabakatına varılmasını tercih etmişti. Rejimin kimyasal silahlarını teslim ettiği söylense de 2013’ten bu yana defalarca kimyasal silahlara başvurduğu görüldü.

Obama’yı bu kadar eleştirdikten sonra Trump ilk sınamasını rejimin Han Şeyhun’daki saldırısı sonrasında yaşadı. Şayrat Üssü’nü cerrahi bir müdahaleyle hedef alan Trump, o vakit de sahaya yeterince caydırıcılık koyduğunu düşünüyordu. Oysa bir iki hafta sonra Şayrat Üssü yeniden operasyonlar yapacak hale geldi. Duma’daki kimyasal saldırı sonrasında ise tartışmalar “ABD’de vuracak mı vurmayacak mı” noktasından “ABD ne zaman ve nereyi vuracak” noktasına sürüklendi.

Trump etkin bir şekilde kullandığı Twitter aracılığıyla söylemi yükseltirken, ABD ve Rusya arasında Soğuk Savaş yıllarını aratmayacak bir söz dalaşı başladı. Daha önce Kuzey Kore lideriyle girdiği söz dalaşını hatırlatsa da bu sefer Trump’ın mesajlarının bir arka planı var gibi durmakta.

İki noktanın altının çizilmesi gerek. Birincisi, muhtemel askeri müdahalenin Duma’yı yani kimyasal silah kullanımını aşan boyutlarının olacağı. Trump, Duma’dan hareketle rejime ama özellikle İran’a güçlü bir mesaj vermek istiyor. Bu sebepten ABD’den yükselen analizlere göre bir taraftan Rusya ile bir tırmanışa sebep olacak hassas noktalardan uzak durulması planlanırken; diğer taraftan da rejimle birlikte İran’ın nüfuzunu hedef alma hazırlıkları yapılıyor.

Söz dalaşına rağmen ABD ile Rusya’nın doğrudan karşı karşıya gelmesi engellenebilir. Rusya tabii ki nihayetinde kendisinin Suriye’deki nüfuzunu etkileyecek ABD hamlesini engellemeye çalışıyor. Fakat gelinen noktada ABD’nin geri adım atma şansı gittikçe azalıyor. O halde ABD’nin ve Rusya’nın farklı niyetlerle üzerinde uzlaşabileceği “Suriye’deki İran nüfuzu” ABD’nin ana hedefine dönüşebilir.

İkinci nokta ise bu hengâmede, söz dalaşları ve küresel tırmanış devam ederken tarafları aklıselime davet etme görevinin yine Türkiye’ye düşmesi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem Trump hem de Putin’le görüşmesi; kimyasal silah kullanımı ve savaş suçları cezalandırılırken küresel bir tırmanıştan kaçınma çağrısını yapması; aynı esnada ise eksen tartışmalarıyla vakit kaybetmeyi reddetmesi Türkiye’nin eşsiz konumuna işaret ediyor. Türkiye sorunları dosya dosya değerlendiriyor. Sorumluluklarını sonuna kadar yerine getirmediği hiçbir ittifak yok. Mücavir ülkelerle hukukunu korumaya gayret ediyor. Baş döndürücü bir diplomasi trafiği yürütüyor. Diğer bir deyişle Türkiye küresel diplomaside “sağduyu ekseninin” merkezinde yer alıyor.

<p>Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesinin uygulama alanında bulunan tarlalara domates, biber, patlı

Üniversite Öğrencilerine Organik Tarım Eğitimi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Korkutan görüntü! Dünden bu yana artış gösteriyor

Yer: Gaziantep... Havadan böyle görüntülendi