• $8,276
  • €9,9987
  • 482.804
  • 1427.73
14 Nisan 2016 Perşembe

Fenerbahçe havlu attı

Galatasaray’daki şampiyonluktan uzak olmamanın verdiği rahatlık, asıl olarak da Vitor Pereira’nın Nani, Volkan Şen ve Alper Potuk gibi hareketli ve ileriye dik giden üçlüyle başlaması maçtaki bol temponun ve bol pozisyonun habercisiydi.

Caner krizinin maça etkisinin ne olacağı daha düşünmeye fırsat olmadan, Fenerbahçe ilk 2 dakika Robin van Persie ve Luis Nani’yle net pozisyonlara girdi. Selçuk’un yarım volesiyle Galatasaray karşılık verse de devamı gelmedi.

Fenerbahçe’nin arzusu pozisyonları getirdi, Galatasaray direnç olarak karşılık veremedi ve orta sahayı çok rahat geçti maç boyunca. Ancak kaçan pozisyonlarda bu güne kadar çok fazla görülmeyen bir telaş ve acelecilik hakimdi. Bir an önce maçı bitirmek, koparmak isteği takımı gerdiği her halinden belliydi. Son 3 sezondur Beşiktaş’ta sık sık gördüğümüz bir durumdu bu. Maç eksiğiyle de olsa 6 puanlık fark, 2 maçta kaybedilen 5 puan ister istemez baskıyı ve telaşı getirdi Fenerbahçe’de.

Nani – Volkan – Alper tercihiyle farklı bir hamle yapan Vitor Pereira, maç içerisinde bunun devamını getiremedi ve 65’te Fernandao’yu Robin van Persie’nin yerine aldı. Halbuki oyunun gidişatı, sahadaki takımlar arasındaki güç farkı çok net ortadayken ikisiyle birlikte son yarım saati oynayabilirdi. Arkasından daha 1 dakika önce ceza sahasına dikine girerek defansı delen Volkan Şen çıktı, yerine Diego girdi. Girenlerde değil ama maçın gidişine bakarak çıkanların da maç öncesi düşünülmüş, hatta biraz ezberlenmiş hamleler gibiydi. Daha net söyleyelim, oyun okuma ve gidişatını analizden uzak teknik adam tercihleriydi.

Sonrasında Fenerbahçe’nin düşen temposu ve rakip ceza sahası etrafında olgunluktan uzaklaşıp tamamen bireyselliğe dönmesini de buna yormak gerekiyor. Donk’un merkezden ve Sneijder’in sol içten çıkış girişimleri dışında Galatasaray’ın takım olarak ileriye gidemedi, buna da takati yok gibiydi zaten. Maçta tempo düşünce öyle büyük tehlike yaratmaktan uzak olsa da Galatasaray, doğal olarak bir tık daha öne çıktı. Rakibinin takım boyunun uzamasına karşılık veremedi Fenerbahçe. Onların da savunmayla forvet arasındaki mesafesi 3 bölgeye kadar çıktı zaman zaman. İki takım için de alışılmışın üstündeki ilk 60 dakikalık yüksek temponun verdiği yorgunluğun yanı sıra özellikle Pereria’nın değişikliklerinin de katkısıyla son bölüm temposuz geçildi. Sanki derbi değil, sanki Fenerbahçe şampiyonluğa oynamıyor, daha da önemlisi bu puan kaybıyla şampiyonluktaki şansını minimuma indirmiyor gibiydi. Ancak buna rağmen 90 artıda fırsat Fernandao’nun ayağına kadar geldi, ama Brezilyalı değerlendiremedi…

Galatasaray ezeli rakibine şampiyonluk yarışındaki en büyük puan kaybını yaşattı böylece. Hem son iki sezonda Slaven Bilic’le final haftalarındaki kırılmaları kaybeden Beşiktaş için, hem de Trabzonspor’la benzer ve hatta finali yapmaya çok daha yaklaştığı şampiyonluk yarışlarını kaybeden Şenol Güneş için artık mutlu son çok yakın. Hele de Fernandao’nun boş kaleye kaçırdığı golün ardından Diego ile Gökhan Gönül’ün tartışması ve tartışma biçimi, maç öncesi yaşanan Caner Erkin krizi Fenerbahçe’nin psikolojik olarak da havlu atmasının an meselesi olduğunu gösteriyor açıkça.

<p class='MsoNormal'>CHP'nin ve Genel Başkan'ın avukatı  Mustafa Kemal Çiçek, görevinden ve partiden

CHP'de 650 milyon krizi devam eder mi?

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı