• $7,4407
  • €9,0497
  • 443.507
  • 1560.99
15 Aralık 2012 Cumartesi

Kıtlıkta gibi yemeyin!

Simge Çıtak
Simge Çıtak
YAZARIN SAYFASI

Bin yıllar boyunca kıtlıklar yaşayan insanoğlu, sanayi devrimiyle birlikte artık 'bolluk çağını' yaşıyor. Ancak ilkel beynimiz henüz bunun farkında değil! Eğer zihninize kıtlık yaşamadığınızı öğretebilirseniz, 'sağlıklı beslenme' kilidini kolaylıkla açarsınız.

Gelecek bilimciler içinde yaşadığımız çağı, dünya tarihinin olağanüstü bir dönemi olarak değerlendiriyor ve 1980-2020 arasındaki kırk yıllık dönemi büyük dönüşümün anahtar yılları olarak görüyorlar.
Bolluk çağında olmamıza rağmen neden insanoğlu hala zihinsel olarak kıtlık çağını yaşıyor peki? Hala tuzlu, yağlı ve şekerli gıdalara karşı bir çekim hissediyoruz. Bunun evrimsel bir açıklaması var. Tarih boyunca uzun kış mevsimlerinde ve göç zamanlarında bu yiyeceklerden destek aldık. Bir sonraki öğün için yiyecek bulup bulamayacağımızı hiçbir zaman bilmiyorduk. Bulduğumuzda olabildiğince fazla yemek ve depolamak zorundaydık.
Acıkınca buzdolabını açıp 'Ne yesem' diyemiyorduk tabii...
Son birkaç yüzyıldır, endüstrileşme sayesinde gıdaya bolca ulaşma imkanımız var. Bugün dünyanın pek çok bölgesinde, kıtlık insan hayatını tehdit eden bir unsur değil. Hatta fazla yemekten kaynaklı şişmanlık sorunu var. Üstelik bu sorun katlanarak büyüyor.
Sorun şu aslında: İlkel beynimiz henüz dünyanın bugünkü değişimine adapte olmuş değil. Hala 'Ya yiyecek bulamazsam!' endişesi taşıyor. Çok düşük kalorili veya sevdiğiniz yiyecekleri yiyememek de bu endişeyi artırıyor ve ilkel beyninizi harekete geçiriyor. Bu nedenle yapılan yanlış diyetler sonucu verilen kilolar, hızla geri alınıyor. Aç kalmadan ve sevdiğiniz yiyecekleri yiyerek kilo vermeniz bu nedenle çok önemli.
Danışanlarımdan da dinliyorum. Çok sevdiği yiyecekleri bir gün içinde gereğinden fazla tüketiyorlar. Cümleler hep şöyle başlıyor: 'Bunu çok seviyorum. Bir tepsi yiyebilirim. ' 
Bunlar, tam kıtlık psikolojisi cümleleri. Sevdiğiniz yiyeceği sadece bugün değil, her gün seveceksiniz. Sevdiğiniz yiyeceği bir lokma da yeseniz, 100 lokma da yeseniz değişen bir şey yok aslında. Aynı zamanda böyle bir düşünce sizin o lezzetle tatmin olmanızı engelliyor ve doyumsuzluğa neden oluyor.
En önemlisi farkında olun. Nefsinizi tatmin edemediğinizi hissettiğinizde, geçmiş atalarımızdan gelen kıtlık bilincini zihninize ve bedeninize yaşatmayın. Yiyecekleri suçlamayı bırakın. Seçim şansınızın olduğunu hatırlayın. Kendinizi bolluğa ve berekete açın.
Atalarımızın bize miras bıraktığı kıtlık bilincinden bugünün bolluk bilincine geçerken yeni davranış biçimleri geliştiriyor olmak çok önemli. Beynimiz sürekli olarak deneyimlerimiz, seçimlerimiz ve öğrendiğimiz yeni bilgilerle fiziksel ve düşünsel yapısını değiştiriyor; böylece yaşama adapte oluyoruz.
Hayatınızda her zaman bolluk ve bereket olsun.

<p><strong>'Reformlar kamuoyuna sunma aşamasına geldi'</strong></p><p><strong>BAŞKAN ERDOĞAN'DAN ÖNE

19 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Nur Vergin'in cenaze törenine katıldı

Şuşa'ya giden ''Zafer Yolu'' eylülde hazır olacak