• $7,417
  • €8,9978
  • 445.952
  • 1569.35
21 Ağustos 2011 Pazar

Hangi tuz daha sağlıklıdır?

Simge Çıtak
Simge Çıtak
YAZARIN SAYFASI

Yıllardır korkulan, uzak durulması gereken 'üç beyaz'dan biri olan tuzla ilgili bir e-mail aldım. Sizlerin de ilginizi çekeceğini düşünerek  tuzu gözden geçirelim istedim.
'Simge Hanım, ben hipertansiyon hastasıyım. Televizyonlara çıkan uzmanlar 'orijinal deniz tuzu, Himalaya tuzu kullanın, rafine tuz kullanmayın' diyor... Şimdi onlardan kullanıyorum. Üzerinde iyot içermiyor yazıyor. İyot da zeka ve troid bezimiz için çok önemli biliyorsunuz; bütün gıdalarda iyot eser miktarda var; en fazla tuzdan alıyoruz. Bu durumda ne yapabiliriz?'
YAŞAMIN KAYNAĞI     SU VE TUZ
Dünya ve insan vücudunun yüzde 60'ı sudur; bu suyun yüzde 3'ü tuzdur. Aynı yaklaşık oranlar hücre için de geçerlidir; hücrenin yapısında yüzde 75 oranında tuzlu su vardır. İnsanoğlu binlerce yıl suyu, tuzu kutsamış çoğu zamanda tedavi amaçlı kullanmıştır. Ancak yaşamın sonu olabilecek kadar da dikkatli tüketilmesi gereken bir mineraldir aynı zamanda.
Tuz'un tarihine baktığımızda binlerce farklı kullanım alanı olduğunu, medeniyetler arasında 'tuz savaşları' yapıldığını, tuza hakim toplumların gelişip zenginleştiğini görebiliriz. İnsanın tuzla tanışması oldukça eskiye, M.Ö. 10.000 yılına kadar gidiyor.
TUZ ÇEŞİTLERİ NELERDİR?
Sofra tuzu
Doğal halde bulunan tuzun işlenerek bazı minerallerinden ayrılmış ve sodyum klorür (NaCl)  haline getirilmiş formudur. Özetle sofralarımızda kullandığımız tuzdur.
Kaya tuzu
Yeraltında az veya çok derinlerden katı halde elde edilen tuzlar kaya tuzu olarak tanımlanır. Kaya tuzları, deniz tuzlarının aksine kompozisyonlarına giren maddelerin oran ve çeşitlilikleri bakımından daha zengindir. Sofra tuzuna ek olarak farklı çeşitte mineraller içermektedir.
Deniz-göl tuzu
Denizler dünyamızın en büyük tuz rezervlerini oluşturmaktadır. Deniz ve tuzlu göl suyunda erimiş olarak bulunan maddeler; sodyum, klor, magnezyum, kalsiyum gibi minerallerdir.
Himalaya tuzu
Himalaya kristal tuzu, yaklaşık 250 milyon yıl önce, kaya tuzunun oluşumu gibi, bir denizin kuruması sonucu oluşmuştur. Kaya tuzundan ayıran özelliğiyse, yüksek basınç altında kristalleşmesidir. Yüksek basınçla kristalleşen tuzlar yoğunlaşarak oldukça ince bir yapıya dönüşmüştür. Bu ince yapısından dolayı kristal tuz hücre içine hiçbir zorlanma olmaksızın girebilmektedir.
PEKİ, HANGİ TUZU TÜKETMELİYİZ?
Madem doğal tuzlar bu kadar sağlıklı neden işlenmiş sofra tuzu (NaCl)  kullanıyoruz?
Öncelikle kaya tuzu üretiminin ülkemizde sıhhi koşullarda yapılıp yapılmadığını tam olarak bilemiyoruz. Hijyenik koşullarda üretim yapan firmaların tuzlarını elbette tüketebiliriz ancak bilinen bir gerçek var ki o da ülkemizde iyot yetersizliği olduğudur. Türkiye'de rafine edilmiş tuzlara iyot eklenme zorunluluğu vardır ve bireylere iyotlu tuz tüketimi önerilmektedir. Ancak fazla iyot kullanmak da troid hormonlarının aşırı çalışmasına neden olur. Troid hormonlarıyla ilgili sorunu olanların iyotsuz tuz tüketmesi gerekir.
Bu nedenlerle önerim; bir paket Himalaya tuzu kullanın, paket bitince, diğer sefere iyotlu bir tuz satın alın. Böylece her ikisini de kullanarak vücudunuzu dengelemiş olursunuz. Troid hastalığı şüpheniz varsa hangi tuzu tüketmeniz gerektiğiyle ilgili uzmanınızdan yardım almalısınız.
Su ve tuz birlikte insan vücudunun en önemli yaşamsal fonksiyonlarını düzenler. En önemli görevi, vücut sıvılarını dengelemesidir. Tuz, vücudumuzda suyun tutulması, kas ve sinirlerin çalışması için gereklidir.

Ne kadar tuz tüketmeliyiz?
Gerekli miktarda su aldığımız durumlarda bile tuz eksikliğinden dolayı vücudumuzdaki su miktarı tehlikeli bir şekilde normalin altına inebilmektedir. Burada bahsettiğimiz etki tuzun içeriğindeki sodyum (Na)'un özelliğidir. Dolayısıyla tuz ihtiyacımızdan ziyade, sodyum ihtiyacımızdan bahsetmek daha doğru olacaktır. Erişkin bir insanın vücut dengelerini koruyabilmesi için ihtiyacı olan günlük sodyum miktarı 1,5-2,5 gramdır. Bu miktar 4-6 gram sofra tuzuyla karşılanabilir. Sodyumu pek çok doğal besinden de sağlayabildiğimizi düşünürsek günlük ekstra tuz ihtiyacımız yaklaşık bir çay kaşığının ucu kadardır. Aşırı sıcaklarda, ateşli hastalıklarda, terleme ve idrarla, ishallerde dışkıyla su ve tuz kaybedilir. Bu nedenle normalde kişinin tuz gereksinmesi azken, bu durumları yaşayan kişilerde tuz gereksinmesi fazladır. Günlük 4-6 gramın üzerinde tuz tüketimi, hipertansiyon, kardiovasküler hastalıklar, böbrek hastalıkları, diyabet, çeşitli kanser türevleri gibi pek çok hastalığa neden olmaktadır. Ayrıca fazla tuz tüketimi idrardan kalsiyum ve magnezyum atımını artırmakta bu da kemiklerde doku kaybına ve beraberinde osteoporoza neden olmaktadır. Tuz ihtiyacının arttığı zorunlu durumlar haricinde günlük tuz tüketimimizi azaltmamız pek çok hastalığa karşı bizi koruyacaktır.

<p><span>Niğde'nin meşhur patatesi dondurmaya da lezzet katacak. 'Patatesli dondurma olur mu?' demey

Patatesli dondurma hem şaşırtıyor hem de tadanları kendine hayran bırakıyor

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Azerbaycan'da 20 Ocak Katliamı'nın kurbanları yad ediliyor

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı