• $7,5143
  • €9,0772
  • 443.616
  • 1522.01
13 Kasım 2011 Pazar

Gıda katkı maddelerini kullanmalı mıyız?

Simge Çıtak
Simge Çıtak
YAZARIN SAYFASI

Gelişen teknolojinin beraberinde getirdiği bir sonuç da gıda katkı maddeleridir. Hem kullanmak istemeyiz hem de kaçamayız! Teknolojiden olduğu gibi...
Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği, gıda katkı maddelerini 'gıdanın üretilmesi, tasnifi, işlenmesi, hazırlanması, ambalajlanması, taşınması, depolanması sırasında gıda maddesinin tat, koku, görünüş, yapı ve diğer niteliklerini korumak, düzeltmek veya istenmeyen değişikliklere engel olmak ve düzeltmek amacıyla kullanılan maddelerdir' şeklinde tanımlar.
'E' KODLARI NE DEMEK?
Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'nde çeşitli amaçlarla kullanılan 300 civarında katkı maddesi yer almaktadır. Besin etiketinde içindekiler kısmında besine katılmış olan katkı maddesinin fonksiyonu ile birlikte adı veya 'E' kodunun yazılması zorunludur. Yani tüketicilerin korktuğu 'E' kodu yalnızca bir numaralandırmadır. 'E' yazan her şey kimyasal maddedir anlamına gelmez.
Baharatlar ve tuz özellikle etlerin, balıkların daha dayanıklı olması,uzun süre bozulmadan tüketilmesi için eski çağlardan beri kullanılıyor. Sucuk ve pastırma, kavurmalar, tuzlu balıklar bunlardan bazıları. Sebzeler de tuz katılarak turşu haline getiriliyor ve böylelikle istendiği zaman tüketilebiliyor.
Hazır gıda sanayisinin hızla gelişmesi ile birlikte kimyasal katkı maddeleri gündeme geldi. Bunlar sayesinde yiyecekler diri, canlı, parlak renklerde olmakta, 1-2 yıla varan sürelerde bozulmadan kalabilmekte.
Yasalara göre katkı maddesinin yüzde biri aşmaması gerekiyor.
SAĞLIK AÇISINDAN GÜVENLİ Mİ?
Altı bin civarında değişik amaçla kullanılan katkı maddesi var. Bunlar çeşitli isimlerle ve numaralarla tanımlanmaktadır. Özellikle değişik numaraları olan 'E' ler, sağlık açısından gıda katkıları deyince ilk aklımıza gelenler. Bunların kanserojen etkileri olduğu düşünülüyor. Oysaki bunların pek çoğu soya gibi doğal besinlerden elde edildiği için tehlikeli değiller. Ancak yapılan araştırmalar, bazılarının insan sağlığını ciddi boyutlarda tehdit ettiğini gösteriyor. Bu maddelerin  tüketimi artıkça ortaya çıkan rahatsızlıklar da artıyor. Alerjiler, egzama, astım, baş ağrısı, ishal, mide bulantısı, sıklıkla görülen rahatsızlıklar. Sağlıklı olduğu düşünülen gıdalarla birlikte bile mutlaka bir miktar kimyasal katkı maddesi tüketiliyor. Bunların hangilerinin zararlı, hangilerinin zararsız olduğunu bilmek, mecbur olmadıkça kullanmamak ve vücudumuza giren, kimyasal madde miktarını mümkün olduğunca azaltmak sağlık açısından çok önemli.

Bilinçli tüketici olarak ne yapmalıyız?
Gıda katkı maddelerinden tamamen kaçınmak neredeyse imkansız hale gelmiştir. Dolayısıyla bunları kullanmakla ilgili bir strateji geliştirebiliriz.
1Gıda katkı maddesi içermeyen ve bunu etiketinde belirten gıdalar tercih edilebilir. Tüm çeşitlerde bu sağlanamasa bile bazı gıdalarda sağlanabilir.
2En az gıda katkı maddesi içerenler tercih edilebilir. Aynı cins ürünlerin (mesela meyve suları) içerikleri incelenecek olursa katkı madde içeriklerinin farklı olduğu görülecektir. Bazı ülkelerde tüketicinin katkı maddesi içermeyen (veya daha az içeren) gıdaları tercih etmesi üreticileri daha az katkı maddesi kullanmaya itmiştir. Ülkemizde de zaman içerisinde katkı maddelerine karşı bir bilinç geliştirilebilirse bunun sonuçları üretici firmalara olumlu olarak yansıyacaktır.
3Zararsız olan katkı maddeleri belirlenerek bunları içeren gıdalar tercih edilebilir.
4Zararsız olduğu kesin olmayan katkı maddeleri (suni renklendiriciler gibi) belirlenerek bunlardan kaçınılmaya çalışılmalı veya bunları en az içeren gıdalar tercih edilmelidir.

Gıda katkı maddesinin sınıflandırılması
Gıda katkı maddeleri kullanım amaçlarına göre 5 grupta sınıflandırılır:
1 Ürünün kıvamını sağlamak
Emülgatörler katıldıkları ürünlere sürekli bir kıvam verirler ve ürünün parçalara ayrılmasını önlerler. Fırında pişirilen gıdalar, kek karışımları, salata sosları, dondurma, peynir süreci, hindistan cevizi, sofra tuzunda kullanılırlar.
2 Besin değerini korumak veya artırmak
Vitaminler ve mineraller süt, un, tahıl ve margarin gibi birçok gıdaya eklenmektedir. İlave besin maddeleri içeren tüm ürünler uygun bir şekilde etiketlenmelidir. Un, ekmek, bisküviler, kahvaltılık tahıl ürünleri, pasta, margarin, süt, iyotlu tuz, jelatin tatlılarda kullanılır.
3 Lezzetini ve sağlığa yararlı halini muhafaza etmek
Koruyucular küf, hava, bakteri, mantar ve mayaların neden olduğu bozulmayı yavaşlatırlar. Antioksidanlar değişik yiyeceklerin içindeki sıvı ve katı yağların bayatlamasını veya tadının bozulmasını engelleyen koruyuculardır. Ekmek, peynir, krakerler, dondurulmuş ve kurutulmuş meyveler, margarin, patates cipsleri, kek karışımları, ette kullanılmaktadır.
4 Asitlik veya  alkaliliğin sağlanmasını ya da kontrol edilmesini temin etmek
Isıtıldıklarında asitleri serbest bırakan asitlik sağlayıcılar pastalar, bisküviler ve diğer fırıncılık ürünlerinin fırında pişerken kabarmalarına yardımcı olmak için soda ile reaksiyona girerler. Diğer katkı maddeleri yiyeceklerin lezzet, tat ve renklerine uygun asitlik ve alkaliliği değiştirmeye yardım ederler. Kekler, kurabiyeler, hızlı ekmekler, krakerler, tereyağı, çikolatalar, yumuşak içeceklerde kullanılır.
5 Lezzeti artırmak  veya arzu edilen  rengi vermek.
Birçok baharat ve tabii, sentetik çeşniler gıdaların tadını artırır. Baharatlı kek, alkolsüz içecekler, yoğurt, çorba, şekerlemeler, fırında pişen gıdalar, peynirler, reçeller, sakızda kullanılır.

<p>Türk savunma sanayisi şirketi HAVELSAN kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer risklerin tespi

İHA'lara 'milli' dokunuş: Kimyasal riskleri de tespit edecek

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Haftanın yalanları

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı