• $7,4403
  • €9,0475
  • 443.292
  • 1565.01
07 Nisan 2012 Cumartesi

Gerçekten 'yeni bir hayat' mı?

Simge Çıtak
Simge Çıtak
YAZARIN SAYFASI

Kilo sorunu olan 14 kişi bir kampta; az kilo veren gruptan bir kişi, arkadaşlarının 'oylamasıyla' eleniyor. Peki, 'Yeni Bir Hayat' adlı yarışma, yarışmacılarına ya da izleyenlere gerçekten yeni bir hayat sunuyor mu? Sağlıklı yaşam ve beslenme uzmanı Simge Çıtak yorumladı.

"simge.jpg"

Televizyonda kısa bir süre önce yeni bir yarışma programı başladı: 'Yeni Bir Hayat'. Format şöyle: Kilo sorunu olan 14 kişi bir kampa kapanıyor, iki takıma ayrılıyorlar ve en çok kiloyu veren takım kazanıyor. Her hafta en az kilo veren takımın üyelerinden biri, diğer takım arkadaşları tarafından diskalifiye ediliyor. Bu hafta bir diyetisyen olarak izlenimlerimi aktarmak istedim...
Obezite son yılların en büyük sorunlarından biri; mücadele gerekli. Ancak obezite sorunu yaşayan insanların, fizyolojik ve psikolojik durumlarını göz ardı edemeyiz. Boş umutlar veremeyiz. Onlar kendileriyle yüzleşsin diye tüm insanların karşısına çıplak çıkaramayız.
Star TV'de yayınlanan yarışmanın bir de ABD versiyonu var. Yarışmanın Amerika versiyonundaki birincilerinin şimdilerde ne yaptığını okudum. Evet hepsi yarışma sonunda 40-50 kilo kadar vermişler. Ama ya sonra? Bir sene içinde kiloları fazlasıyla geri almışlar. Bu sorunu yaşayanların ortak sorunudur geri almak! Çünkü davranış değişikliği yapılmazsa bu sonuçla karşılaşmak şaşırtıcı değildir.
Yarışmadaki insanların vermeleri gereken kilolar çok yüksek oranlarda. Bu kiloları onlardan kısa bir sürede vermelerini ve sonra da korumalarını beklemek çok ağır bir yük.
KİLOYLA REYTİNG
Merak ediyorum program bitince ne olacak? Programın organizatörleri onları nasıl bir yaşama bırakmayı düşünüyor? Kameralar kapandığında onların yanında kim olacak? Bu kadar ilgiye alışmışken eski hayatlarına nasıl adapte olacaklar? Yarışma bitse de yarışmacıların uzun  süre takip edilmeleri gerekir. Bir kere bir insanın sorumluluğunu alıyor, umut veriyorsanız ortada bırakmamalısınız. Bu bir televizyon yarışması ve reyting işi diyorsunuz tabii. Ama ben 'Keşke' demekten kendimi alamıyorum. Keşke bu bir sosyal sorumluluk projesi haline getirilebilse. Yarışmacı elense bile, diyetisyen, egzersiz hocası ve psikolog tarafından takip edilse; bunun devamı sağlansa. Bu, reyting savaşlarından çıksa. İnsanları kilolarıyla yarıştırmadan, onlara gerçekten yardım etsek.
Programın formatında yarışmanın 'bir diyetisyen eşliğinde' yapıldığı söyleniyor ama yaptırılan ağır egzersizler dışında beslenmeyle ilgili bir eğitim verdiklerini henüz göremedim. Bu sürede yarışmacılara kesinlikle bir beslenme eğitimi verilmeli. Önlerine onlara uygun kalorideki yemekleri koymakla bu iş olmaz. Zaten bu kişiler eskiden de yediklerinin farkında değillerdi şimdi de neyi neden yaptıklarını öğrenmiyorlar.
 İzlerken gördüm. Herkesin bir buzdolabı var ve içinde en çok sevdiği yiyecekler. Mantığını anlayamadım. En sevdikleri yiyecekleri her gün görüp yiyememek onlara ne katkı sağlayabilir? Bastırılmış duygular bir gün mutlaka daha tazyikli bir şekilde ortaya çıkar. İşte o zaman bir dilim pasta yerine üç dilim yersiniz.
KENDİN İÇİN VER
Bir nokta da, kişilerin hemen hepsinin başkaları için kilo vermek istemesi ve bununla gurur duyması. Sadece bir tanesi 'Ayaklarıma söz verdim' dedi. İnsan kendisi için kilo vermeli. Bu herkesin kendi bedenine karşı sorumluluğudur. 
İnsanları çıplak soyarak, acınacak halde ve ağlayarak, tartıya çıkararak, raylarda tren çektirerek yarıştırmak, hiçbir şekilde beden ve ruh sağlığına uygun bir yaklaşım olmadığı gibi, ülkemiz nüfusunun yüzde 30'unu oluşturan, obez ve fazla kilodaki bireylerin çok ciddi bir şekilde kendisini fiziki ve mental olarak yaralamasına neden olacaktır.
Kilolar yarıştırılamaz. 102 kilo biriyle, 180 kilo birinin kilo verme hızı karşılaştırılamaz. En az kilo veren kişi 3,5 kilo verdiği halde (ki bu bana göre çok iyi bir orandı) kötü hissetti kendini. Hepsi verdiği kilolardan mutsuz oldular. 7 kilo veren 'Neden 10 değil derken,     10 kilo veren neden daha fazla veremedim' diye üzüldü. Daha fazla çabalarlarsa daha iyi kilo vereceklerini sanıyorlar. Yıllarca kilolu olduklarını unutup hiç kendilerini takdir etmiyorlar. Hep daha fazla diye bir beklentileri var. Halbuki bedenlerine teşekkür etmeli, verilen her kiloyu mutlulukla karşılamalılar. Ama yarışmada tabii bunların hiçbir önemi yok.
Bu hafta bu yarışmayı bir de izleyenlere sorayım dedim. İzlerken ne hissediyorlar? Kilolu insanlar bu programla motive oluyorlar mı? Yanıtlar düşüncelerimle benzerdi aslında. İzleyenler çok üzüldüklerini ve tahammül edemediklerini söylüyor; yarışmacılara daha fazla saygı gösterilmesi gerektiğini belirtiyorlar.
YA SONRA?
Egzersizlerin çok ağır olduğunu gözlemledim. Bu kadar yoğun bir egzersiz programını uygulamak bu kadar fazla kiloları varken doğru mu? Bu kadar yoğun bir egzersize vücudunuzu alıştırırsanız bunu sizden daha sonra da ister. O zaman ne olacak? Yarışma bitince bunu yapabilecekler mi? Bu programlara bakarak birileri zayıflıyor mu acaba? Ne için seyrediliyor bu yarışmalar amaç nedir? Eşinin karşısında soyunmadığını söyleyen birini 70 milyonun önünde soyarak o kişiye ne öğretiyoruz? Program bitince bu insanların yaşayabilecekleri ruhsal, psikolojik ve fizyolojik travmalarla kim ilgilenecek?

<p>Popüler sosyal paylaşım sitesi Facebook da Türkiye'ye temsilci atamaya karar verdi. Açıklama, rek

Türkiye'de temsilcilik açmayan sosyal medya şirketlerini neler bekliyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yusufeli Barajı'nda sona yaklaşıldı

Yurt genelindeki 90 yaş ve üstü evlerinde aşılanıyor