• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
02 Ekim 2011 Pazar

Emzirme döneminde sağlıklı kilo verilir mi?

Simge Çıtak
Simge Çıtak
YAZARIN SAYFASI

1-7 Ekim Dünya Emzirme Haftası. Bebeğinizin sağlığı için kuşkusuz anne sütü en iyi besindir. Peki, bu dönemde anne kilo verebilir mi? Bu sorunun cevabı 'evet'... İşte öneriler.

Tüm emziren kadınların ortak sorunu olan konuyu hem de emzirme haftasında bu döneminde kilo veren bir danışanımın ağzından sizlerle paylaşarak bu sorunu yaşayanlara umut olsun istedim.
'Simge`yle tanıştığımda oğlum sekiz aylık olmuştu ve ben emzirmeye devam ediyordum. Doğum sonrası almış olduğum 30 kilonun 20 kilosunu hala taşıyordum. Üstelik bu kilolar beni sağlığımdan da etmişti. Yürüyemiyordum. Evet, gerçekten daha önce hiç alışık olmadığım bu kilo yüzünden ayak tabanlarımdan da rahatsızlanmıştım ve kilo vermem gerekiyordu. Fizik tedavi uzmanının söylediğine göre   ayaklarım bu kiloyu taşıyamıyordu. Bu arada moralim de yerlerde sürünüyordu. Eski kıyafetlerim bir bacağımdan bile geçmiyor, aynadaki beni tanıyamıyordum. Maşallah pehlivan gibiydim. Oğlumu emziriyorum bahanesine sığınarak bilinçsiz bir şekilde yedikçe yiyor ve neredeyse oğlumun alması gereken kilodan daha fazlasını ben alıyordum. İşte böyle bir dönemde Simge çıktı karşıma.

"emzirme.jpg"

SÜT VERİRKEN ZAYIFLAMAK MÜMKÜN
Öncelikle emzirirken de kilo verebileceğim, daha sağlıklı ve dengeli beslenerek sütümün kalitesinin de artacağı konusunda beni ikna etti. Bir hafta boyunca neler yediğimi yazarak gittim Simgenin yanına. Tüm hafta boyunca yediklerimi gören Simge çok dengesiz ve sağlıksız beslendiğimi, bu şekilde bir beslenme düzeniyle sütümün kalitesinin de düşük olduğunu söyledi. Bütün bu gerçeklerle yüz yüze gelmek bir de sağlığımın kötüye gitmesi beni kendime getirdi. Simge emziren bir anne olarak çok avantajlı olduğumu, kolaylıkla kilo verebileceğimi söyledi. Çünkü emzirmek metabolizma hızımızı arttırıyormuş. Yaşasın bu çok iyi bir haberdi. Bu güzel haberin yanında bana hiç aç kalmayacağım, sütümün kalitesini arttıracak, her besin öğesini  kapsayan dengeli bir program hazırladı. Artık doğru ve dengeli beslenecek hem de sütüm kesilmeden kilo verebilecektim. O günden bu güne tam 4 ay geçti ve ben tam 17 kilo verdim. Hafifledim. Ve hala aslanlar gibi emziriyorum. Kendime güvenim geldi. Eski kıyafetlerime girebilmek, oğlumla birlikte beni gördüklerinde 'Ne güzel hem doğum yapmışsınız, hem de nasıl bu kadar zayıfsınız?' Sorularını duymak o kadar güzel ki. Zayıflama sürecinde sütüm hiç azalmadı, aksine bilinçli beslendiğimi bilmek ve oğlumu daha kaliteli bir sütle emziriyor olmak beni daha da mutlu ediyordu. Gerçekten o kadar güzel kilo veriyordum ki. Tartıdaki rakamlara inanamıyordum. Teşekkürler Simge. Bana dengeli beslenmeyi, kilo verme sürecinin açlık çekmek, sevdiğin lezzetlerden vazgeçmek olmadığını öğrettiğin, ve bana sağlığımı yeniden verdiğin için çok mutlu bir anneyim artık. İyi ki varsın!'

ANNELERİN YORGUNLUK NEDENİ YANLIŞ BESLENME
Emzirme döneminde salgılanan süt, annenin aldığı besinlerin bir ürünüdür. Dolayısıyla bebeğin sağlıklı beslenebilmesi ve gelişebilmesi   için, annenin yediklerine dikkat etmesi gerekir. Bebekle günlük yaşam oldukça zordur. Sabahın erken saatlerinde başlayan koşturmaca, çoğu kez mide açlıktan zil çalana kadar devam eder. Bir dilim ekmek veya birkaç bisküvi o anda açlığı bastırmaya yetse de,   sağlıklı bir beslenmenin temelleri olduğu söylenemez. Oysa emzirme döneminde annenin beslenmesi, bebeğin beslenmesini ve sağlığını doğrudan etkiler. Bu durumda da annenin açlığını bastırmak için değil, sağlıklı beslenebilmek için yemek yemesi gerekir.
Özellikle bebek emzirilen bir dönemde vücut ihtiyaç duyduğu besinleri alamazsa, bebek için sağlıklı süt üretemez. Bu durumda vücut bir süre için ihtiyaçlarını hamilelik döneminde depoladığı minerallerle karşılar. Başlangıçta süt içindeki mineraller, takviye gelmemesine rağmen azalmaz. Ancak bu durumda anne bebeğini kendi özünden, yani depoladığı minerallerden emzirir. İlk haftalardan sonra annenin hissettiği coşkunun yerini yorgunluk almaya başlar ve bu durumdan genelde yanlış beslenme şekli sorumludur. Çünkü vücut mineralleri depolamasına rağmen vitaminleri depolayamaz. Bu nedenle eğer anne bilinçli bir beslenmeye dikkat etmezse, bu vitamin eksikliği bebekte de ortaya çıkar.

BOL BOL SU İÇİN VE sIvI TÜKETİN
Emzirme döneminde vücut yaklaşık olarak normalden 500 kalori daha fazla tüketir. Bu durumda emziren annenin sağlıksız bir şekilde  kilo vermemesi gerekir. Anne sütünün rahat akması için yeteri kadar sıvı alımına özen göstermek gerekir. Bunun için günde en az üç litre sıvı alınmalı. Emzirmeden önce ılık bir şeyler içerek, sütün daha rahat akmasını sağlarlar. Emzirme dönemi için en uygun içeceklerse şunlardır:
- Doğal maden suları, Taze meyve ve sebze suları, bitki çayları...
  Emziren annelerin siyah çay ve kahveden uzak durmaları gerekir. Çünkü kafein, kahve içildikten birkaç dakika sonra süte karışır. Alkol ise emziren anneler için bir tabu olmalıdır. Çünkü alkol alımından yarım saat sonra, sütte de annenin kanındaki kadar alkol bulunur. Ancak bebeğin akciğerinde alkolü süzebilen enzimler bulunmadığından, alkol süzülmeden doğrudan bebeğin kanına karışır.  Emzirme döneminde bütün bunlara dikkat etmek gerekir. Annenin ilgisini tamamen bebeğine adayarak, kendini ihmal etmesi, aslında kendine olduğu kadar bebeğine de zarar verir. Şunu unutmamak gerekir ki, bebeğin sağlıklı olması annenin sağlıklı olmasına bağlıdır.

EMZİRİRKEN sağlıklı beslenmenin püf noktaları
- Evde mutlaka muz bulundurmaya çalışın. Çünkü bu meyve, mideyi sakinleştirir ve ilk açlık hissini bastırır.
- Ayıklanması ve yıkanması için vakit ayıramıyorsanız, sebzeleri dondurulmuş olarak satın alın. Bunları haşlayın ve mikserden geçirerek çorba haline getirin. Sebze çorbası kolay hazırlanır, hem de çok besleyicidir.
- Çorbanızı taze sebzeler ve peynirle süslerseniz, kalsiyum ve vitamin eksiğini de gidermiş olursunuz.
- Evde her zaman için bir müsli karışımı bulundurun.
- Dolabınızda her zaman muhallebi veya sütlaç gibi sütlü bir ürün bulundurmaya özen gösterin. Hatta bu ürünleri birkaç günlük pişirip, dolapta muhafaza edebilirsiniz. Yerken taze meyvelerle süslerseniz, daha lezzetli olmalarını ve vücudunuzun vitamin almasını sağlayabilirsiniz.
- Kalsiyumdan zengin olan süt, yoğurt, peynir tüketimi mutlaka diyetisyeninizin önerdiği miktarlarda yapılmalıdır.
- Her gün, 1 adet yumurta ve 1 porsiyon etli sebze veya gaz yapmadığına emin olduktan sonra kuru baklagil yenmelidir.
- Kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur karışımı yemekler, portakal, mandalina, domates, maydanoz, yeşil biber, taze soğan gibi C vitamini yönünden zengin sebze ve meyvelerle birlikte tüketilmelidir.
- Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren diğer hazır gıdalar mümkün olduğu kadar yenmemelidir.
- D vitamini besinlerde bulunmaz. Ancak güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Bu nedenle emzikli anne güneşlenmeye özen göstermelidir.
- Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. Doğal besinlerle yeterince alınmayan iyot, ancak iyotlu tuz kullanılması ile anneden bebeğe geçer.
- Kuru yemişler ve kuru meyveler yoğun enerjileri yanında, demir ve kalsiyum gibi minerallerden de zengindir. Ağırlık kontrolü yapılarak bu besinler tüketilebilir.
- Sebzelerin, makarna ve eriştenin haşlama suları dökülmemelidir. Kuru fasulye, nohut ve barbunya gibi kuru baklagiller iyice yıkandıktan sonra ıslatılmalı ve haşlama suları dökülmemelidir.
- Pekmez kan yapıcı, şeker ise boş enerji kaynağıdır. Şeker yerine pekmez yemek kansızlığa karşı önlemlerden biridir.
- Tarım ürünlerine haşare öldürücü ilaçlar atıldığından, sebze ve meyveler iyice yıkanmalıdır.
- Yiyecek hazırlanırken ellerin temiz olmasına dikkat edilmelidir. Eller sık sık yıkanmalıdır.

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ocak 2021)

1 milyon kibritle öyle bir şey yaptı ki