• $7,3705
  • €8,9802
  • 443.095
  • 1551.57
14 Ağustos 2012 Salı

Sosyal medyada kurumsal hareketler

Üzümün üzüme baka baka karardığı, yeni moda dil defolarıve klişeler sayesinde herkesin ışık hızıyla birbirine benzediği 140 karakter ortamı, şirketlerin/markaların da gözdesi malum. 'Sosyal medyanızı iyi yönetemiyorsanız yenidünyada şansınız yok' ünlemiyle hareketlenen markalar ve girişimciler, twitter'da alıyor soluğu. Ancak konsept hakkındaki bilinçleri (genel olarak) o kadar vasat ve profesyonellikten uzak ki, kurumsal kişilik yerine gayet 'amcaoğlu' tadında karakterler çıkıyor ortaya. Dolayısıyla, sadece ünlüler için değil markalar için de turnusalkağıdı bugün sosyal medya. Tükettiğimiz veya potansiyel müşterisi olduğumuz markanın 140 karakterde dile gelmesi prensip olarak heyecan verici ama bu iş basit göründüğü kadar da 'ince iş'. Markanızın kişiliğini, tıpkı bir film ya da roman kahramanı gibi ince ince oluşturmadan onu bir 'sosyal medyacı'nın ya da kurum içi acar bir arkadaşa rastgele teslim etmek, bir çuval inciri berbat etmekle eş anlama gelebiliyor. Lütfen dikkat. Sade bir tüketici ve sosyal medya kullanıcısı olarak gözlemlerim bu yönde.

Sayfa 14, cümle 8
Ne siyasi ne de magazin gündemini görmeye katlanabilecek günlerden biri kendi adıma. Sizi bilmem ama bu gibi zamanlarda yegane kaçış adresi kitaplar benim için. Hem nasıldı o söz; 'madem başkalarının hayatını merak ediyorsun, roman oku'... Şu sıra nöbetleşe okuduğum kitapların 14'üncü sayfa, 8'inci cümleleri neler diyor, bakalım. Kitap adı vermiyorum çünkü bu bir oyun. Dileyen evde gönül rahatlığıyla deneyebilir:
- 'Koruyucu annelikten eline geçen para çok olmasa da ona kendini önemli ve bağımsız hissettirmeye yetiyordu.'
- 'Mektubumu postaya verdikten sonra, sanki ona ilk gün ulaşıp bana aynı gün cevap verecekmiş duygusuyla sabırsızlanmaya başlıyorum.'
- 'Gotik katedrallerin mimarlarından çağdaş iş merkezlerinin mimarlarına kadar tüm planlamacılar hayranlık yaratmanın anahtarının, gereksiz, özellikle de yukarı doğru gereksiz alan bırakmak olduğunu kavramıştır.'
- 'Belki de henüz toplumun uyum baskısı altında kalmamış bu çocuklar, özgürce hareket etmenin kabul edilemez bir davranış olduğunu öğrenmemişlerdir.'
- 'Gazetenin deyişiyle, 'şuh sesli kadınlar, karşılıklı görüşmeler yaptıkları erkekleri rahatlatıyor'muş.'

HopeTweetHope:
'Konuşmak beşeri bir ihtiyaç, fakat yazmak için gerçekten hissetmek
gerekiyor.' (@_mydestino_)

<p>'Burası bizim topraklarımız. Ne  kadar yerli olursak o kadar sağlıklı bakarız'</p><p>Osman

Türkiye'nin Batılılaşma serüveni

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Josep Borell ile görüştü

İzmir'de depremin ardından acil yıkılan 71 binada inşaat çalışmaları başladı