• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
3 Mart 2012 Cumartesi

Maaşınız eşinizin hesabına yatarsa...

Ceplerde unutulan otel, restoran fişleri veya kredi kartı ekstrelerinde ortaya çıkan 'sakıncalı' harcamalar, en yaygın 'eşim beni aldatıyor' klişelerinin arasında kuşkusuz. Gelirler/giderler konusunda şeffaf olunmayan bir birlikteliğin uzun ömürlü olamayacağını düşünsek de, pratikte birçok çiftin yalana başvurduğu konudur bu. Hele de çalışmayan kadınlar için hayat çok çaresiz bu açıdan... Birçok ilişkiyi çıkmaza sürükleyen de bu değil mi? İlle aldatma değil tabii ki, alışverişten eğlenceye, yeme-içmeden kişisel bakıma, tatilden yatırıma, çok çeşitli 'sırlar' saklayabiliyor çiftler birbirinden. Dürüstlük, sadakat, paylaşım, dayanışma gibi kavramlar neredeyse 'nostaljik', bunları benimseyen insanlar da neredeyse 'müzelik' ne de olsa günümüz toplumunda artık. Ancak şu habere bakın...

SADAKATSİZLİKLE MÜCADELE İÇİN
Endonezya'nın Gorontalo bölgesinde, 'sadakatsizlikle mücadele için' erkek memurların maaşı, bundan böyle eşlerinin hesabına yatırılacakmış. Gorontalo bölgesinin sözcüsü Rifly Katili, 'çok parası olan erkeklerin genellikle kendilerini kontrol edemediklerini' belirtmiş. Ve 'Bu önlemin evlilik dışı macera ihtimalini ortadan kaldıracağına eminim' demiş. 3 bin 200 erkek memurun maaşlarının, bundan böyle eşlerinin hesabına yatırılacağın vurgulamış. Enteresan olan şu ki; söz konusu uygulama 'gönüllülük' ilkesine dayandığı halde memurların yaklaşık yüzde 90'ı uygulamayı kabul etmiş!
Bu türlü kişisel alanlara resmi müdahale fikri çok iptidai elbette ama Endonezyalıların bayağı saf, temiz insanlar olduğunu düşündürüyor yine de bu haber. Benzeri bir uygulamanın bizde gündeme geldiğini bir düşünsenize (olsun-olmalı filan demiyorum, hayal edin sadece)... Bir elin parmaklarını bulur muydu sizce gönüllü sayısı? Peki ya, 'Resmi nikahlı eşin hesabı mı, imam nikahlı eşin hesabı mı?' sorusunun içinden nasıl çıkılırdı sizce?

Cımbız
DERGİ DÜNYAMIZIN YENİ BEBEĞİ:
GQ, nihayet raflardaki yerini aldı. 'Bildiğini okuyan erkeklerin dergisi' diyorlar ona ve ben erkek dergilerini oldum olası severim, sayın takipçi bilir. Bu yeni dergide ise gözüme çarpan en eğlenceli imzalardan biri, eski
AKŞAM yazarı Yiğit Karaahmet'e ait. 'Parti yazarı' sıfatıyla dergiyi şenlendiren Yiğit'in o züppe ve sivri dilinden okuyunca; İstanbul parti hayatı olduğundan daha eğlenceli görünüyor kesinlikle. İnsanların örtbas etmeye çalıştığı türden sosyal acemiliklerini ve sakarlıklarını halının altına süpürmek yerine, pervasız bir gösteriye dönüştürüyor çünkü Yiğit. Yazıya aktarma stili öyle en azından. Yüz yüze şahit olsam aynı derecede eğlenceli bulur muyum bilemiyorum ama yazdıklarını okumayı sevdiğim kesin. İşte GQ'daki parti deneyimlerinden iki kuple, sayın martak bir şeylere göz atmak isteyen:
- PARTİ 1: '... Ayşegül Aldinç, sohbete hazır görünüyordu. Atını hemen köşeye bağladığını düşündüren binici pantolonu, dizüstü çizmeleri ve dar ceketiyle dimdik duruyordu. Hemen 'Siz lezbiyen misiniz?' sorusuyla sohbete girdim. Hayır değilmiş. Bu zamana kadar lezbiyen sanıldığı çok olmuş ama alakası yokmuş. Tüm bu sohbet, körili midyeleri üstümüze dökmeden yemeye çalışırken oluyordu ve tahmin edersiniz ki bu pek kolay bir iş değil...'
- PARTİ 2: '... Girerken elimize az votkalı bir kokteyl tutuşturuyorlar. Otuz saniye içinde o kokteyli tüketip bara gittiğimizde dünya tepeme yıkılıyor, fırtınalar kopuyor, ağlamaklı oluyorum... İçkiler paralıymış!.. Yeteri kadar sarhoş olamayıp taksiye biniyoruz. Biner binmez iki arkadaşımla da kavga ediyoruz ve kürküm asla soğuğu kesmiyor...'

Home Tweet Home: İvana'yı gördüm geçen rüyamda, bizimlesııın diyordu bana... (delinin1i )

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi