• $7,4096
  • €8,9867
  • 445.348
  • 1569.35
06 Ağustos 2011 Cumartesi

Kürk mantolu gerçekler

Dili, sandıklarda gün ışığını bekleyen danteller gibi ciddiyetli ve narin, söz ettiği meseleler ise neon tabelalarla her bir metropol caddesine asılacak kadar şimdiye ait. Önceden okumuş olanlara sürpriz bir hatırlatma, henüz okumamış olanlara ise sadece kapağı aralanan bir mücevher kutusu... Derinliği ve isabetleri benim başımı döndürdü, bakalım siz neler bulacaksınız. Konuşan bazen kadın, bazen adam... Belirtmeye ihtiyaç duymadım, sayın okuyan nasılsa işin içinden çıkar dedim. Buyursunlar; yazarın kaydına göre yıl, 1933:
- Bir asabi hastalığa uğramış gibi parlayan gözleriyle, ölçüsüz bir neşe içinde kendilerini kaybeden delikanlıların ve cemiyetin haksız ve mantıksız bağlarına, batıl hükümlerine isyanın en iyi şeklini cinsi arzularını başıboş bırakmakta bulduklarını zanneden genç kızların hali sahiden hazindi.
- İnsan, bilhassa kadın ve erkek münasebetleri o kadar karmakarışık ve arzularımız, hislerimiz o kadar anlaşılmaz ve bulanık ki, hiç kimse ne yaptığını bilmiyor ve akıntıya kapılıp gidiyor. Ben bunu istemiyorum.    
- Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya -ruhumuzla yaşamaya - başlıyorduk. 
- 'Nasıl oluyor da bir insan diğer bir insanı bu kadar mesut edebiliyor?.. İnsanın içinde ne müthiş kuvvetlerin saklı olması lazım!' Gözlerinden tekrar o parıltı geçti. Fakat bana bir müddet daha dikkatle baktıktan sonra dudağını ısırdı. 
- İleriye atılmayan her adımın insanı geriye götürdüğünü ve yaklaştırmayan anların muhakkak uzaklaştırdığını karanlık bir şekilde seziyor ve içimde sessizce yanan, fakat günden güne büyüyen bir endişenin yer etmeye başladığını hissediyordum.
- Bilhassa tahammül edemediğim bir şey, kadının erkek karşısında her zaman pasif kalmaya mecbur oluşu... Neden? Niçin daima biz kaçacağız ve siz kovalayacaksınız? Niçin daima biz teslim olacağız ve siz teslim alacaksınız? Niçin sizin yalvarışlarınızda bile bir tahakküm, bizim reddedişlerimizde bile bir aciz bulunacak?
- Bir kadının bize her şeyini verdiğini zannettiğimiz anda, onun hakikatte bize hiçbir şey vermiş olmadığını görmek, bize en yakın olduğunu sandığımız sırada bizden, bütün mesafelerin ötesindeymiş kadar uzak bulunduğunu kabule mecbur olmak acı bir şey.
- Demek ki insanlar birbirine ancak muayyen bir hadde kadar yaklaşabiliyor ve ondan sonra, daha çok sokulmak için atılan her adım daha çok uzaklaştırıyor. Seninle aramızdaki yakınlaşmanın bir hududu bir sonu olmamasını ne kadar isterdim. Beni asıl, bu ümidin boşa çıkması üzüyor...
- Kadın sevebileceği zaman sevmiyor, ancak tatmin edilmeyen arzulara üzülüyor, kırılan benliğini tamir etmek istiyor, kaybedilen fırsatlara yanıyor ve bunlar ona aşk çehresi altında görünüyordu.
- Gündüzleri hadiseleri olduğu gibi kabul ediyor, onun kararlarının kati olduğunu, aradan biraz zaman geçmesini beklemekten başka bir şey yapamayacağımı, anlıyordum. Fakat geceyle beraber muhayyilem faaliyete başlıyor, hummalı bir hasta gibi bana olmayacak şeyler düşündürüyordu.
- 'Şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum!' dedi. 'Bu eksik sana değil, bana ait... Bende inanmak noksanmış... Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanmadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum... Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar... 
- Sabahattin Ali'nin ilk olarak 1943'te yayımlanan 'Kürk Mantolu Madonna'sından bu satırlar. Bitmesin diye azar azar okuyorum. Aslına uygun şekilde YKY'nin 1998'de yeniden bastığı eserin 37. baskısı elimdeki. Tatlı hafta sonları, mümkün mertebe.

Home Tweet Home: Gümüşlükte bir iskelede, Teoman'ın müziği bıraktığı yaştayım - twitter.com/birolguven


<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden canlı bağlantıyla AK Parti 7. Olağan

Başkan Erdoğan: Eyvallahımız olmayacak

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Türk mühendisler yaptı! Samur suya indirildi

2021'in en çok talep görecek meslekler açıklandı! İş arayanlar dikkat