• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
29 Mart 2011 Salı

Kaybedenler Kulübü'nün kazananları

Çok az filmden çıkınca 'hadi bir daha!' kıvamına gelirim ve 'Kaybedenler Kulübü' kesinlikle o filmlerden oldu benim için. Sevdiğim insanları bir bir götürüp tekrar tekrar izleyebilirim. İki kişiden fazla gitmenizi tavsiye etmem size de. Filmin ruhuna aykırı. Tek başınıza da gitmeyin tabii. Çıkınca kafa dengi biriyle konuşup tekrar tekrar gülmek ayrı bir zevk. Hatta ihtiyaç. Hele de 90'ları, Kadıköy'ü, geceleri radyoda konuşan birini beklemenin ne demek olduğunu bilen jenerasyondansanız. En yakın mekana demirleyip içkilerinizi söyleyerek muhabbete dalmayı isteyeceksiniz şiddetle.

MAHREM BİR               DENEYİM
Hayatı ve kadınları Kadıköy sokaklarında öğrenen iki adamın, Kaan ve Mete'nin hikayesini izlerken, 'mahrem' bir deneyimin paylaşıldığını hissettim sinemada. İçine radyo ruhu kaçmış film böyle oluyor işte; hem kişisel-size özel, hem değil. İkisi birden. Aynı anda. Radyoseverlerin iyi bildiği türden bir haz. Kulüp kafası aynı zamanda. 'Grup seks varmış' diye bir efsane türemişti biliyorsunuz film vizyona girmeden... Yok öyle bir şey, müsterih olunuz. Aynı odada fakat ayrı yataklarda gelişen 'cins' bir kompozisyon var. Müsriflik olmasın diye(!?) ayrı oda tutmadılar sanırım kahramanlar o sahnede. Akıllarına gelmemiş de olabilir o an. Kötü niyetli olduklarını sanmıyorum. Seks muhabbeti ve eylemi sıklıkla var filmde evet. Fakat asla sakilleşmiyor. Türk sinemasının kronik derdi olan öpüşememe - sevişememe sendromunu en nihayet yüzünün akıyla aşan bir film aksine.  

SİZİNLE YATMIŞ          MIYDIK?   
Dinleyici telefonlarını 'sizinle yatmış mıydık?' diye açan bu kült radyo starları, birçok replik ilham ediyor sosyal hayata. 'Standart' şimdiden yerleşti bile. Misal: 'Nasılsın?', 'Standart', 'Sen?', 'Standart'... 'Sizinle yatmış mıydık?' da popüler olur kesin yüksek promilli gecelerde. 'Git işine geri zekalının başkanı' diye terslenenlerin yılmayıp 'Madem hepimiz yatıyoruz. Neden beraber yatmıyoruz?'u deneyeceklerine de bahse girerim.

CAST VE MÜZİKLER     10 NUMARA
Olağanüstü şarkılar kullanılmış filmde. Soundtrack'i sabırsızlıkla beklenesice bir durum. Cumaya çıkıyormuş sanırım. Cast'a gelince, herkes tam isabet. Serra Yılmaz - Yiğit Özşener eşleşmesi müthiş. Ahu Türkpençe taptaze bir soluk beyazperdede. Gülüşü yeter. Teklifler çığ gibi artacak eminim. Neyse ki Ahu, önüne gelen her şeye atlayan bir tutumu olmadığını çoktan ispatlamış bir isim. Hakimiyeti kaybetmeyecektir eminim. Ve tabii filmin 'Bezgin Bekir'i, belgeselsever insan Rıza Kocaoğlu... Kesinlikle şahane. Hiç beklemediğim halde çok ama çok güldüm film boyunca. Bütün salon çok eğlendi ve sonuç olarak bu 'Kaybedenler Kulübü' herkes için kazanç oldu. Türk sinemasından şöyle sıkı sıkı bağrımıza basacağımız müstesna bir kent hikayesi de çıktı ya. Gözüm açık gitmem artık. Yaşa Tolga Örnek.
En büyük teşekkür de, yıllar önce o radyo stüdyosunda kazayla gönülleri fetheden, yalnız ruhları yücelten ve yalnız olmadıkları sırrını paylaşan Mete ve Kaan'a...

Adamakıllı dergi, Esquire
'Kaybedenler Kulübü'nü en sevdiği işi ilan eden Nejat İşler, Esquire dergisinin kapağında bu ay. Hızlıca göz attığım röportaj ve fotoğraflar gayet cool. 'Karşı cinsle ilk tanışma?' sorusuna verdiği cevap kopartıcı: 'Sylvia Kristel. Karşı cins odur bizim için. Bizim jenerasyonun çoğu için odur'... 'Ne buluyorsunuz şu Nejat İşler'de anlamıyorum?'cu beylere ve cevabı içgüdüsel olarak bilen tüm hanımlara tavsiyemdir. Reklamla şişen dergilerin yıldıran hacmine karşılık Esquire ilaç gibi. Hem akıllı hem de seksi bir içeriği standart bir kalınlıkta sunmayı başarıyor. Editörü Okan Can Yantır'ın ve tüm ekibin ellerine sağlık. İşi biliyorlar.

<p>Kütahya'da Hanım Ç., bir süre önce uzaklaştırma kararı aldırdığı eski eşi tarafından iftar yemeği

Kütahya'da kan donduran olay: Eski eşi iftar yemeği sırasında bıçakladı

Bakanı Karaismailoğlu, Hasankeyf-2 Köprüsü Açılış Töreninde katıldı

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı