• $8,3236
  • €10,1051
  • 490.62
  • 1440.53
13 Haziran 2013 Perşembe

İnsan gerçekten hayret ediyor

Cumhurbaşkanı Gül’ün, durup durup karşımıza çıkan o tarihi tweet’i gibi hayat artık; “İnsan gerçekten hayret ediyor”… Evet. Hatta öyle ki, “hayret” sözcüğü bile kifayetsiz. Tıpkı “provokasyon”, “aşırı uçlar”, “marjinal gruplar”, “çevre duyarlılığı”, “yaşam tarzı”, “emniyet”, “özgürlük”, “saygı”, “temizlik”, “çalışma”, “diyalog”, “demokratik haklar” ve “ağaç” sözcüklerinin de topluca kifayetsiz bırakılışı gibi. Doldur boşalt anlamlar yüklenerek öylesine çapraz anlamlarda kullanılıyor ki bu sözcükler… Çılgın noktalara kilitlenerek uzuyor da uzuyor Gezi krizi. Her beklenti boşa çıkıyor. Akıl alır gibi değil. 

- Bir yandan çevreci, masum gençlerin “bağımsız” eyleminin haklılığından söz ediyor, “Gezi’ye kesinlikle müdahale olmayacak” deniliyor, bir yandan “burada artık can güvenliği yok” uyarısı yapılıyor. 
- Bir yandan “Gezi’dekiler bu ülkenin evlatları” deniliyor, öte yandan o evlatların günler geceler boyu maruz kaldığı polis şiddetinden, gazından ciddiyetli bir söz açılmıyor. 
- Bir yandan bunlar apolitik, partiler üstü gençlik deniyor; öte yandan olaylar faiz lobisi maşalığına, darbe girişimine, marjinal gruplara kilitleniyor. 
- Bir yandan Taksim’de sadece “temizlik” yapıldığı ilan ediliyor, bir yandan insanlar sabaha kadar seyyar revirlerde can pazarı yaşıyor. 
- Bir yandan ileri demokrasiden söz ediliyor, bir yandan “demokrasi sandıkta” deniliyor. 
- Bir yandan “% 50’nin değil 76 milyonun Başbakanı” olmaktan söz ediliyor, bir yandan evde dişlerini sıkarak bekleyen %50’den söz ediliyor.    
- Bir yandan “gençlerin gözlerinden öpüyorum” deniliyor, bir yandan aynı gençler “şiddeti durdurun” diye haykırırken çok sert müdahalede bulunan emniyet güçlerine teşekkür ediliyor. 
- Bir yandan burası hukuk devleti deniliyor, bir yandan Adliye Sarayı’nda polis müdahalesini protesto eden avukatlar çevik kuvvetçe yaka paça ediliyor. 
- Bir yandan diyalog zemini aranıyor, öte yandan Gezi’yle hiç ilgisi olmayan yıpranmış magazin figürlerine Başbakan’la Gezi randevusu imkânı sunmaktan söz ediliyor. 
- Bir yandan, “maksat kimseyi kimseyle kıyaslamak, kalabalık yarıştırmak değil” deniliyor, bir yandan hafta sonu dev mitinglere hazırlanılıyor. 
- Bir yandan kriz çözmeye çalışılıyor, bir yandan “artık tahammül yok” denilerek “uzlaşı hayal” iması dikte ediliyor. 

Başbakan’ı değiştirmek…
Karşındakini değiştirmeye dayalı hiçbir ilişki vizyonuna inanmıyorum. Başbakan Erdoğan hakkında da böyle bir beklentim, hayalim yok. “Van minüt” sertliğinden de rahatsız olmuyorum durup dururken. “Sert erkekler dans etmez” tavırlarından da. Bana ya da kimseye “sevimli” davranmakla yükümlü olduğunu da düşünmüyorum ayrıca. Ancak sert mizaçlı olmak ayrı; bir kesimi yanlış saymak, hiçe saymak, yeniden dizayn etmeye çalışmak ayrı… Asıl ihtiyacımız adalet. Asıl ihtiyacımız demokrasi. Asıl ihtiyacımız güvende hissetmek. Asıl ihtiyacımız tüm farklarımızla eşit bireylerden oluşan zengin bir aile olduğumuzu fark etmek. Tüm farklarımıza rağmen bu ülkenin biricik çatısı altında hepimizin özgür ve mutlu olmaya hakkı olduğunu kabul etmek. Uzlaşmaya giden yol kabulden geçer. Bu olduktan sonra, varsın efeli konuşsun Başbakan. Ama lütfen dolduruşa gelip iç-savaş çığırtkanlarına fırsat vermesin artık. Bu ülkenin daha fazla yara almasına izin vermesin… Herkes bu ülkenin evladı.  

 

 

<p>Astrolog Özlem Recep, 'Kadro bekleyenler alanları ile ilgili olumlu olan süreçlerin içerisindeyiz

11 Mayıs Boğa Burcu Yeniayı'nın burçlara etkisi

Elazığ'da 2 bin 340 rakımlı Haroğlu Dağı'nda 2 bin 340 rakımda tesadüfen keşfedildi!

Sağlık çalışanlarının özverisini kare kare gözler önüne serdi

Adana'da polis, Engelliler Haftası dolayısıyla engellileri evlerinde ziyaret etti