• $8,2873
  • €10,0012
  • 483.671
  • 1427.73
08 Mart 2011 Salı

Bu iş zor, çok zor Yonca...

Erkek egemen medya dili' ifadesinden gereksizce alınıyor kimi erkek medyacılar. 'Kadınlar da kullanıyor bu dili' diye itiraz ediyorlar. Kimin kullandığı değil halbuki mesele. Öğrenilen ve icra edilen bir miras çünkü bu. Yalnız bizde değil dünya medyasında da hakim ve eleştiriliyor ayrıca. Ancak fark şu ki: Kadına yönelik şiddetin uç boyutlarda seyrettiği bu ülkede medya dili 'hayati' önem taşıyabiliyor. Satır aralarına sızan ve kadına yönelik şiddeti sinsice olumlayan yaftalamalar, hoyratça atılan başlıklar, cinsiyet ayrımcılığını pekiştiren yaklaşımlar çok ciddi bir sorun. Toplumu etkileme ve dönüştürme gücü bunca yüksek olan medyada, medyacılara düşen görev de çok önemli ve hassas dolayısıyla.

MEDYADA KADIN ALGISI
Kadının medyadaki temsil kontenjanı çok sınırlı ve trajik esasen: Birinci ve arka sayfada güzeller, üçüncü sayfada mağdurlar... Dışı seni, içi beni yakar hesabı... Nasıl bu kadar basite indirgenebilir, aklı almıyor insanın. Haberden öte; kadını hayatı (sayfayı) güzelleştiren bir unsur hatta aksesuvar olarak görme tutkusu ve bağımlılığının etkisi büyük olmalı bunda. Öyle ya, kariyeri ve hayat öyküsünden de önce 'güzel' olmak zorunda kadın. Sonsuz gençlik ve güzellik ilham etmek ya kadının birincil görevi. İnce topukları, kırmızı rujları, gülen yüzleri, şefkat dolu kalpleri ile bulundukları ortamı ısıtan, yumuşatan, renklendiren kadınlar... Yüz yıldır kamusal hayatın içinde olan ve çoook yollar kat eden kadının konumu bu mudur yani?!
İnsanlık her çağda güzele ilgi duydu ve hayran oldu, evet. Fakat başarıya iman eden bu çağda güzellik, kadının göstermesi gereken başarı listesinde ilk sırada sunuluyor. Bunun en büyük sorumlusu da medya. Haksızlık etmeyelim; kadını dinlemeye her an hazır aslında dünya... Hele de göz okşayan bir görüntüsü varsa! Kurbanken bile hoşa gidecek bir fotoğraf vermesini beklemek çok acı ve aşağılık bir tutum değil mi kadına karşı? Herkesin en anlayacağı şekilde sorarsak: Sizin annenize, kız kardeşinize aynı şeyi yapsalar hoşunuza gider mi?   

NEYDİLER NE OLDULAR (!)
Hoyratlık öyle amansız boyutlarda ki. Gazetelerin internet sitelerinde tıklım tıkış foto-galeriler var. 20-30-40 yıl öncesinin yıldızlarının yaşlılığını, kaybolan güzelliğini sergileyen ve bundan garabet bir haz yakalamaya çalışan. Bir zamanlar muhteşem olmak, dünya starı olmak da fayda etmiyor anlayacağınız. Hala yaşıyor olmak da ceza kadına. Ne dirisi, ne ölüsü, ne yaşlısı kurtulamıyor medyanın kullan at sermayesi olmaktan. Estetik mağduru kadınları ayrı, servetini kaybeden kadınları ayrı galerilerin beklediğini ise söylemeye gerek yok herhalde.

ACİL EYLEM PLANI
Hafta sonu Bolu'da gerçekleştirilen 'Medyada Kadın Algısı: İstihdam ve İstismar' konulu çalıştaydaydım. Medyalog Platformu ve GYV Kadın Platformu'nun düzenlediği bu organizasyonda ortaya çıkan sonuç bildirgesinin acil eylem planı çok net: Kadın cinayetlerinin önlenmesi ve sebeplerinin araştırılması için sivil toplum örgütleri, devlet ve medyanın acil ve somut bir çözüm konusunda işbirliği yapması.
Durum açıkça bu. Medya artık gerekli duyarlılığı kazanmak ve göstermek zorunda. Değerler sistemimizi ve şablonları sorgulamanın, özeleştiri yapmanın zamanının geldiği ortada değil mi?

<p>Peki, hasta olduğunu söyleyip izin alan bir çalışan gezdiği  bir fotoğrafını sosyal medyasından p

Hangi sosyal medya paylaşımı sizi tazminatsız işten çıkarılmanıza neden olur?

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı