• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
24 Mart 2011 Perşembe

Bir St. Petersburg bedevisinin maceraları

Hayırlı bir iş için iki gündür St. Petersburg'dayım. 'Doğru zaman doğru yer' denklemine isyan niteliğinde bir eylemdeyim desem başım ağrımaz aslına bakarsanız. Çünkü 'beyaz geceleriyle' ünlü bu muazzam Rus kentini ziyaret için en isabetli zaman asla 'şimdi' değil. Kararmayan o edebi gecelerde avarelik etmek, açılır kapanır köprülerin altını üstüne getirmek filan da söz konusu değil. Öyle ağır bir kış yaşamış ki şehir, tüm nehirler ve kanallar donuk vaziyette. Şu an ilaç niyetine St. Petersburg'da su üzerinde yüzen tek bir 'gemicik' dahi yok. Mayısa kadar da mümkün görünmüyor. Haliyle köprüler de çakılı duruyorlar oldukları yerlerde. Hani gece yarısı tüm turistlerin Neva Nehri kıyılarına toplaşıp bir bir açılışlarını seyrederek şölen yaşadığı meşhur köprü seremonisinden söz ediyorum. Yalan oldu anlayacağınız. Yapılacak tek şey alemlere akmak. Şu bol X'li meşhuuur gece kulubü zincirinin bir halkasına eklemlenmek. Fakat o da ne? Günlerden hafta başı! Dolayısıyla gece hayatı sizlere ömür. O da donmuş nehirler gibi. Öyle bir haldeyim ki, Saray Meydanı'nda çömelip başıma vura vura ağlamak geliyor içimden. Sizleri bu yazıdan mahrum etmemek için kaçırdığım Puşkin Kasabası ziyaretinden söz etmeyeceğim bile! St. Petersburg bedevisi diye de bir mertebe varmış meğer şu hayatta... Ruhumu ele geçiren bu Rus-arabesk halden kurtuluş için Hermitaj Müzesi'ni geze geze yakarıyordum ki gökyüzünden ilahi bir işaret geldi... Güneş! Güneş açtı.     

GÜNEŞİ İKİ KERE GÖRDÜM
'Ee n'olmuşkine...' diye boş boş bakmayın çok rica edeceğim. Güneş en büyük nimet buralarda. Yılın sadece 62 günü güneşi görüyor bu topraklar. Kıyıp da altmış küsur bile diyemiyorlar, dikkatinizi çekerim. Tek tek saymış ve onaylamışlar. Net 62. O derece hasretler. Ve bendeki şansa bakın ki şu iki günün ikisinde de güneşler içindeyim. Bir ceket bir kaşkol umurumda mı dünya modunda fink atıyorum Nevskiy caddesinde. Kalpağından mareşal kepine, kafaya takılacak ne bulsam alıyorum. Turist kafası... Üstüne shoping-fest kafası.

KAF KAF AŞKINA!
Yavru bir tekir merakıyla bekleyenleri fazla üzmeden 'hayırlı iş' kısmına geçiyorum, sevgili okuyucu. Hayırlı bir iş dediysem gelin almaya gelmedim St. Petersburg'lara (nasipse o da olur). Azgın ve üzücü gündemin arasında ne kadar takip edebildiniz, ne kadar hissedebildiniz bilmiyorum ama şu an basketbolda Türkiye'yi Avrupa'da temsil eden tek bir takımımız var; Pınar Karşıyaka. Avrupa Kupası'nda Türkiye'nin son 10 yılda aldığı en önemli dereceye doğru ilerliyor ekip adım adım. Salı akşamı burada oynanan BC Spartak St. Petersburg - Pınar KSK çeyrek final maçında takıma destek vermek için stattaydık biz bir avuç insan. 78-73 bitti mücadele ancak moralimizi bozmuyoruz çünkü umutlar devam ediyor. İkinci karşılaşma bu akşam İzmir'de... Saat 20.00'de Türkiye'nin kalbi yeşil-kırmızılılar için atacak. Eğer bu akşam maçı alırlarsa, St. Petersburg bir kez daha KAF KAF diye inleyecek. Hadi be çocuklar! Alın şu maçı...

<p>Zonguldak'ta Emniyet Müdürlüğü'nde görevli trafik polisi Mustafa Dönmez, koronavirüs tedavisi gör

Zonguldak'ta trafik polisi koronavirüse yenik düştü... Acı detay ortaya çıktı

Bakanı Karaismailoğlu, Hasankeyf-2 Köprüsü Açılış Töreninde katıldı

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı