• $7,3589
  • €8,9548
  • 436.196
  • 1536.11
10 Eylül 2011 Cumartesi

Asmalımescit'in yeni halini gördüm

Vur deyince öldürdüğü için eleştirdiğimiz masa operasyonu sonrası Asmalımescit'e bir türlü gitmeyen ayaklarımı marş marşlayıp, bir cesaret vurdum kendimi Pera'ya. Canlı cenazeye gidiyorum ya, otoparkta başladı gerilim. İstanbul Fashion Week ve Beyoğlu Sahaf Festivali Odakule'de el ele verince, o ürkünç kat otoparkından başka seçenek kalmamış. Her seferinde tırstığım otoparkın çiş kokulu, salaş merdivenlerinin Fashion Week ziyaretçilerinin topuk sesleriyle çınlamasına ne demeli peki sayın podyum kaçkını? Öz, hakiki İstanbul kolajı bu işte. Hastasıyız... Odakule'nin bunca şık şıkırdım, Asmalımescit'in ise yasta olduğu bir Beyoğlu gücüme gidiyor fakat. Çömez bir ruh haliyle çıkıyorum eylül akşam üstüsünün loş ışığına. The Marmara Pera'nın solundan akıyorum cinayet mahalline.  

'HÖT' DENİNCE OLANLAR
Misbah Bey (nam-ı diğer 'yakışıklı') kararlıymış madem, Asmalımescit eskiye dönmeyecekmiş. Tez gidip yüzleşmeli. Akşam kızıllığı düşüyor dar sokaklara. Mekanların ışıkları yanıyor inceden. Birkaç adımda geçilen minik dükkanlardan sızan müzik değişiyor aheste, yürüdükçe. Camekanlar boylu boyunca açık. İtiş kakış yok. Sokaklar pırıl. Anormal bir hal sezilmiyor çalışanların yüzünde. İşten erken kaçanlarla iş kaygısı olmayan yerli yabancı turistler kadeh parlatmaya çoktan başlamış. Sevdiğim her masaya tüneyip aylaklık edesim var ama verilmiş sözlerim de var. Tünel'e varınca şöyle bir dönüp Sofyalı'ya bakıyorum uzunlamasına... Bir şey diyeyim mi, ben bu yeni Asmalımescit'i sevdim. Medeniyet gelmiş ortama. 

MERAK ETTİĞİM
Asıl sakatlık, işin şeklini bu hale dayatan sürecin kendisi. Başbakan'ın yolu düşüp, 'Hööt, bre zındıklar! Açılın?!' çekmesi mi gerekiyordu Asmalımescit'e çekidüzen gelmesi için? Kaç yıldır onca şişmesine, çığırından çıkmasına göz yumulmasaydı da... Bugün, binlerce çalışanın mağdur olmasına yol açılmasaydı, olmaz mıydı? Bu radikal operasyondan önceki başıboşluğun hesabını vermeli asıl Beyoğlu Belediye Başkanı. Hem yazıyla hem de rakamla lütfen... Ki, kar-zarar neymiş ne değilmiş öğrenelim hepimiz.

Futbolu bir de tiyatroda izleyin!
Tİyatro 0.2'nin sahneye koyduğu 'AUT' adlı oyunla açtım kişisel tiyatro sezonumu. Futbol ve sebepsiz şiddet temalı oyun, futbolun kirli yüzünü ve 'ölümüne taraftar'ın trajik ruhunu ortaya koyuyor. Şöyle söyleyeyim; al Rezervuar Köpekleri'ni. Boya belli renklere. Daya sloganı. Ver gazı. Sal mafyayı. Al sana en damar taraftar dünyası! 'Yavaşşş' çekenler olacaktır muhakkak ama mevzu daha ciddi. Öğrendim ki, oyunda yer alan karakterlerin hepsi gerçek ve hayatları, temelde bu oyunda anlatıldığı gibi. Olaylar bire bir değil elbet, kurgu var, abartı var. Fakat oyunu Alper Kul'la birlikte yazan Özgür Özgülgün'le konuştum, bizzat tanıdığı bu söz konusu 'gerçek karakterleri' davet edip, izletmiş oyunu... 'Kızmadılar mı, onları deşifre ettiğin, bu kadar içeriden anlattığın için?' dedim, 'Yoo, bilakis hayatları sahneye taşındığı için mutlu oldular' dedi.

FUTBOL SADECE FUTBOL DEĞİL VELHASIL
İffetli bir taraftar olarak girdiğim oyun, futboldan buz gibi soğumama yol açtı anlayacağınız - disiplin olarak değilse de 'dünya' olarak. Netice itibarıyla, bağrına basıp eve götürmek isteyeceği şeyler anlatmıyor oyun, seyirciye. Fakat anlattığı şeyi müthiş etkili anlatıyor. Oyunculuklar da, reji de ayrı ayrı övgüyü hak ediyor ayrıca. Tüm ekibi kutluyorum. Aidiyet hasreti çeken çaresiz insanların, hepten kaybolmamak için tutunduğu 'renklerin', kafalarını ve hayatlarını ne hale getirdiğini sert bir dille anlatan AUT'u mutlaka izleyin, sayın lig hasreti çeken. Damarınızı kesseler ne renk akar, bir daha düşünün sonra. Oksijeni bol hafta sonları cümleten.

Home Tweet Home:
Özgur Masur defilesinde gri bir çantanın icindeki MacBook'um kayboldu. Çocuklarımın doğum resimleri her şey gitti. Bulan lütfen bana ulaştırsın... - twitter.con/aysekus

<p>Sefirin Kızı'na transfer olan Tuba Büyüküstün neden bu kadar konuşuldu?</p><p>Rahatsızlığı sebebi

Haftanın Magazin Başlıkları

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında

40 kilometrelik alanı kaplayan Nazik Gölü'nün yüzeyi buzla kaplandı