• $13,6429
  • €15,3274
  • 793.465
  • 1951.17
17 Şubat 2013 Pazar

Kaybedenin kayıpları Kazananın özgüveni

Trabzonspor'un oyun formatı değişti Tolunay Kafkas ile. Şenol Güneş oynamayı amaçlayan bir takım hedeflerken Kafkas sonuç endeksli, fırsat vermeyen ve yakaladığı şansları değerlendiren bir takım kimliğini benimsiyor.
Bordo-Mavili ekip, F.Bahçe'nin daha önce alışkın olduğu geniş alanda oynayan ve Sarı-Lacivertliler'e oynayabileceği alanlar bırakan bir takım değil artık. 
Özellikle 1. ve 2. bölge bağlantısını iyi kuran, takımın boyunu uzatmayan ama rakip top kaybettiğinde mümkün olduğu kadar çabuk kaleye inmek için Olcan, Halil, Adrian ve Alanzinho gibi silahlarını etkili kullanan bir takım.

GİDEN GERİ GELMİYOR

Bu aslında F.Bahçe'nin en çok problem yaşadığı takım tiplemesi. 
Karabük ve Sivas maçlarında da olduğu gibi. Çünkü Sarı-Lacivertli oyuncular topa sahip olmayı, yavaş yavaş rakip alana hükmetmeyi ve uzun süre golü aradıktan sonra bulduğunda atmayı planlıyor. 
Bu, Aykut Kocaman'ın tercihi olmasa da futbolcuların tercihi olarak sahada göze çarpıyor. Ve F.Bahçe hücuma çok adamla çıkarken Gökhan, Emre Belözoğlu ve Baroni gibi savunma da yapması gereken oyuncuları önde bırakıyor. Çok adamla gidiyor ama çok adamla geriye dönemiyor F.Bahçe. Bu önemli zaaf, Trabzonspor'un en can alıcı stratejisi olacak. 
F.Bahçe usta ayaklarıyla, Webo ve Sow ikilisinin becerisiyle gol bulmaya çalışırken, Trabzonspor ise taraftar desteğini de arkasına alarak sert pres ve kaptığı toplarla çoşkulu, hızlı ataklarla sonuca gitmeye çalışacak.  

TAMAM MI DEVAM MI?

F.Bahçe için çok dile getirilmese de 'Tamam mı, devam mı?' denilebilecek bir karşılaşma. Çünkü Trabzon'da F.Bahçe mağlup olursa G.Saray ile puan farkı 9'a çıkacak ve artık Sarı-Lacivertli ekibin mucizelere ihtiyacı olacak. 
Şampiyonluk yolunda bu yılı artık hesaptan düşmüş olan Trabzonspor içinse ligin en prestijli maçı bu. 
Çünkü F.Bahçe'yi yenmek demek camianın yeniden özgüven ve barış havasına kavuşması demek. Tolunay Kafkas için de geleli kısa bir süre olmasına rağmen koltuğunun hakkını verme mücadelesi. 
Dolayısıyla her iki cephede de saha ve oyun stratejileri ne kadar önemliyse psikolojik faktörlerin de ön plana çıktığı bir maç olacak. 
Ayrıca unutmadan belirteyim: Yönetimsel açıdan da kader niteliğinde bir karşılaşma bu. Bir tarafta, taraftar arasındaki bölünmüşlükler nedeniyle zor günler geçiren ve eleştirilen Aziz Yıldırım, diğer taraftan camiada ortak hedef haline gelen Sadri Şener. 
İki başkanın da bu maçı kazanmaya çok ihtiyacı var. Kaybedenin kayıpları çok fazla olacak, kazananın ise özgüveni ve ümitleri...

<p> </p>

İlçe belediyelerine tuz yerine kum mu verildi?

Sosyal Medya raporu yayımlandı! Türkiye'de en çok kullanılan uygulama hangisi?

Çay tiryakilerine kötü haber! Öyle bir zararı var ki...

Bizi böyle kandırıyorlarmış! Tüm hileleri ortaya çıktı