• $8,2012
  • €9,7657
  • 458.114
  • 1393.24
27 Mart 2021 Cumartesi

Yapmak ve anlatmak

İletişim ortamı doğruluk sorgulamasından, özdenetimden, hakkaniyet duygusundan muaf; yalanların, iftiraların, dedikoduların, haksız suçlamaların havada uçuştuğu bir enformasyon bataklığına dönüştü. Büyük bir tehdit bu...

Nelere rastlamıyoruz ki!

Kendisini sosyal medyada Ak Parti ve Başkan Erdoğan'ın destekçisi olarak tanıtan kişilerin yapıp ettikleri bir anda gündem oluyor.

Hiçbir kurumsal, resmi bağları olmayan ya da ucundan kıyısından biraz yakınlığı bulunan bu tiplerin yakışıksız paylaşımlardan Ak Parti sorumlu tutuluyor.

İncir çekirdeğini doldurmayacak meseleler büyük hadise haline getiriliyor.

Buna çare bulmak lazım.

Neden?

Çünkü bu durum yüzünden asıl mesele gümbürtüye gidiyor?

Nedir o?

Asıl mesele Başkan Erdoğan'ın kongre konuşmasındaki "nereden nereye" bölümüdür.

Yani Ak Parti hükümetleri döneminde yapılanlar...

Başkan Erdoğan'ın hayata geçirdiği iş, eser ve hizmetleri sıralarken kurduğu cümlelerden sadece 3 tanesini yan yana getirebilmek hiçbir siyasi lidere nasip olmadı.

Bu ölçekte işler başarabilmek belki bundan sonra da kolay kolay kimseye nasip olmayacak.

Sadece üniversite harçları meselesi Türkiye'nin bir numaralı gündemiydi bir zamanlar.

Her gün her üniversitede eylem!

Maaş sıralarında, eczanelerde kuyruklar...

Çökmüştü Türkiye çökmüştü!

Yollar, köprüler, hastaneler, toplu konut hamleleri, enerji yatırımları, eğitim, kültür, spor, ekonomi, savunma sanayii alanında yapılanlar...

Bunları Türk Lirası ya da döviz cinsinden hesaba vursan rakamlar yetmez.

Ama konuşulan meseleler başka.

Çünkü sosyal medyadaki karmaşa gerçekleri örtüyor. Galiba bundan sonra farklı yöntemler devreye girmeli.

Mesela...

Bir işin daha yapılmadan önce gerekçelerinin, faydalarının izah edilmesi faydalı olabilir.

"Önce yapalım, tepki gelirse cevap veririz" yaklaşımı bir metot değil.

Çünkü eksik bilgi hatalı yorumları besliyor.

Siyasi menfaat ve "karşı tarafa gol atma" çabaları da devreye girince neyin ne olduğunu anlayabilmek zorlaşıyor.

Anlık gelişmeler söz konusu olduğunda ise algının gerçek ile örtüşmesini bilgilendirmenin hızı ve netliği belirliyor.

Kanaatler netleştikten sonraya kalan izah çabaları tarafların görüşlerini keskinleştirmekten başka bir işe yaramıyor.

Asıl meselenin etrafında dolaşan, kafalarda oluşan soru işaretlerine net cevaplar veremeyen, gereğinden fazla uzun, "fırsat bu fırsat arada propagandamızı da yapalım" niyetini hissettiren yaklaşımlar vakit, kelime ve nefes israfı...

Bir de "aynı yanlışı siz de yapmıştınız" türünden cevap yetiştirme faaliyetleri ise "senin kötün benim kötümden daha kötü" demekten öte hiçbir anlam ifade edemeyeceği için sadece kötünün genelleşmesi, yaygınlaşması, teşvik edilmesi, onaylanması gibi bir sonuç doğuruyor.

Ayrıca, ikna, aydınlatma, açıklık getirme çabalarında dil ve üslup hedefe göre belirlenmeli.

Eğer hedef haksız saldırıları bertaraf etmek, altta kalmamak "bakın cevap bile veremiyorlar bu sert sözlere" eleştirilerini karşılamak ise mütekabiliyet esası dikkate alınmalı.

Söz gelimi etki gücü birkaç kişiden ibaret filancanın terbiyesizliğine karşılık vermek milyonları temsil eden şahsiyetlerin işi olmamalı.

Malum, sert, dışlayıcı ifadeler sosyal hayatta dost, ticarette müşteri, siyasette seçmen kazandırmaz.

Kendisini sorumlu hisseden herkesin "iletişim disiplini" meselesine ciddiyetle eğilmesi günümüzün büyük meselesidir.

Hafife alınmamalı!

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü