• $8,7291
  • €10,3722
  • 496.63
  • 1391.06
08 Ağustos 2020 Cumartesi

Türkiye'nin yükselişi birilerine fena batıyor...

Dolar biraz kıpırdanır...Bizim “battık bittik” korosu saldırıya geçer. Altın zıplar bunların yürekleri hoplar... Dertleri ekonomi değil. Hiç olmadı zaten. Oysa zamanında memleketi defalarca batırmış tipler bunlar. Biraz utanma duyguları olsaydı kendilerine ömür boyu utanç cezası vermeleri gerekirdi. Ne gezer?

Aksine kızarmayan yüzlerindeki pişkinliğe 7 gün 24 saat maruz kalıyoruz. Hani ne oldu da 3 gün önce her şey yolundayken bir anda ekonomi batıverdi?

Türkiye ekonomisinin battığı, bittiği yok ama Türkiye’nin yükselişi birilerine fena batıyor.

Gerçeklere bakalım.

Türkiye ekonomisi 2020 yılına çok güçlü bir giriş yaptı. Ocak ve Şubat aylarında bütün öncü göstergeler olumluydu. Hatta 2020 yılı birinci çeyrek büyüme oranlarında Türkiye 4,5 puan ile G-20, Avrupa Birliği ve OECD ülkeleri arasında açık farkla birinci olmayı başardı, hatırlıyoruz.

Ama korona-virüs salgını dünyadaki tüm ekonomileri vurduğu gibi Türkiye’yi de etkiledi. Nasıl etkilemesin? Tarihin gördüğü en büyük küresel ekonomik krizlerden biri diyoruz. Peki bu kasırgadan etkilenen ülkeler ne yaptı? Doğrudan mali yardımlar ve parasal genişleme yolu ile ekonomilerini ayakta tutmaya çalıştı. Bu arada risk algısının değişmesiyle tüm ülkelerden ciddi miktarda yabancı yatırımcı çıkışı yaşandı. İki etken bir araya gelince ister istemez tüm ülkelerde yerel paraların değeri üzerinde baskı oluştu. Buna rağmen Türkiye bu süreçte parasının değerini koruyabilen bir ülke olarak dikkat çekti. Yılbaşından bu yana gelişmekte olan ülke para birimlerindeki değişimlere bakalım. Türk Lirası diğer ülke para birimlerinden negatif yönde ayrışmıyor. Brezilya, Meksika, Güney Afrika ve Rusya gibi gelişmekte olan ülkelerin para birimlerindeki değer kayıpları yüzde 18 ila 33 arasında seyrederken TL’deki değer kaybı yüzde 23 olarak kayıtlara geçti.

Kısa vadeli döviz ihtiyacı şu an sadece Türkiye’nin derdi değil ki..!

Küresel ticaret daralıp, turizm harcamaları azalınca ortaya başka bir sonuç çıkamazdı.

Genel durum bu...

Özelde yani son günlerde kurdaki dalgalanmalara baktığımızda ise geçen hafta yaşanan yurt dışı kaynaklı bir spekülatif atağın etkisini görüyoruz.

Yani yurt dışından Türkiye ekonomisine hamle yapılıyor, bunların içerideki uzantıları da aldıkları pası siyasi alanda gole çevirmeye çalışıyor.

Ekonomi yönetiminin başındaki Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak işte bu koordineli saldırıların hedefi durumunda.

Korona-virüs salgınını fırsat kapısı olarak gören dışarıdaki spekülatörler ile onlarla eşgüdüm halinde hareket eden içerdeki siyasi figürlerin dayanışması dikkat çekici değil mi?

Aslında dertleri Türkiye’nin ihracat öncelikli üretim ve rekabetçi kur anlayışı ile yoluna devam etmesinden duydukları büyük rahatsızlık...

Neden?

Çünkü aşırı ve hızlı olanlar hariç kurda yaşanacak artışlar Türkiye ekonomisi açısından artık büyük bir risk değil.

Hem ayrıca Türkiye bu tür ataklarla mücadele edebilecek mali güç ve disipline sahip olduğunu da defalarca ispatladı.

Geriye sadece huzur, güven ve istikrar ortamını bozup siyasi kaos çıkarma hevesleri kalıyor.

İşte buna dikkat..! 

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumunun açılışında konuştu. Erdoğan, 'Vizyoner b

Başkan Erdoğan'dan dünyaya diplomasi mesajı

Gaziantep'te UNESCO listesinde bir açık hava müzesi: Yesemek

İstanbul'da sağanak yağış hayatı olumsuz etkiliyor

İngiliz Kraliyet ailesi de Türkiye'den sipariş ediyor: Kilosu 50 lira!