• $13,6497
  • €15,5218
  • 783.707
  • 2004.55
26 Eylül 2018 Çarşamba

Kendimizden ne istiyoruz?

İnsan en çok kendi yapabileceklerinden korkar. Başkalarına değil de kendisine yapabileceklerinden.

Mahcubiyetin büyüğü kendinedir. Bu yüzden başkalarının yapıp ettiklerine kaçar.

Elalem ile meşgul oldukça kendi yakasını kurtarır kendi ellerinden.

Belki herkes kötü sayılırsa iyi olmasına gerek kalmaz diye düşünür.

Ya da hayatına son verip başkalarının hayatını yaşayarak vicdanının yargısından kurtulacağını zanneder.

O ne bir canlıdır ne de cenaze...

Kendisiyle iftihar edemediği için intiharı seçen, varlığını, kimliğini, kişiliğini yani içyüzünü gösteren tüm aynaları parçalamak isteyen bir canlı cenazedir sadece.

Dürüstçe sorabilmeliyiz.

Kaybolanı mı arıyoruz yoksa kendi gerçeğimizden kaçıp kaybolmayı mı?

Kaybolmayı arıyorsak eğer her seferinde “bu da değil” demek niye?

Herhalde olmayan bulamaz.

Zira kaybolan aranır var olan aranmaz.

Dahası insana bütünüyle açık olan yalnız kendi gerçeğidir ve nereye kaçarsa kaçsın hiçbir yere kaybolmaz.

Hayat işte...

Kendimizden kaçıp kendimizi ararken içinde kaybolduğumuz bir rüya...

Sonu yokluk olanı var sanmamızın faturası...

Nefesimizi bile canımızın istediği kadar tutamadığımız halde her nefeste varlık iddiasında bulunmamızın cezası...

Belki en çok şikayet edenin en çok isteyen olması bundandır.

Oysa insan el ile tutan göz ile görendir, istenendir.

El ile tutulup göz ile görüldüğünde isteyen durumuna düşer.

Evet, her şeyin en iyisini, en güzelini, dur durak bilmeden, bıkmadan usanmadan kendimize isteriz.

Kendimize iyi bir kariyer, kazanç isteriz.

Kendimize güzel evler, arabalar, kıyafetler isteriz.

Kendimize isteriz de isteriz.

Peki bu kadar mı, kendimizden yani elimiz ile tutandan, gözümüz ile görenden istediğimiz şeyler yok mu?

Mesela...

Hani olmaz ya oldu diyelim, dünyada ne kadar insan varsa ve tamamı bizi sevse biz birini sevmedikçe sevilme ihtiyacımızı karşılamış olur muyuz?

Bir soru daha...

Cümle âlem seferber olsa bizi beğenmek için ama biz hiçbir şeyi beğenmesek şikayet çukurunda debelenmekten kurtulabilir miyiz?

Kendimize istediklerimiz gibi kendimizden istediklerimiz de var.

Sevdiğin kadar sevilirsin derler ya...

Kötülediği kadar kötüleşir, iyileştirebildiği kadar iyileşir insan.

Ve sevindirebildiği kadar sevinir.

Sahi en son kimi, kimleri, nerede, nasıl ve ne yaparak sevindirdik?

<p class='MsoNormal'>Eda Cabul sordu, Hukukçu Cüneyd  Altıparmak cevapladı.</p>

FİYATLAR NEDEN ARTIYOR?

Ankara'nın Beypazarı ilçesinde yerlerinden kopan kayalar evlerin üzerine düştü

2021 yılında Türkiye'de en çok yapılan aramalar

Trabzon'da 4 farklı noktada orman yangını