• $32,3607
  • €34,4602
  • 2438.65
  • 9814.19
26 Mart 2022 Cumartesi

Ezberlerimizi terk etmemiz gerekiyorsa...

Nisan...

Mayıs...

Haziran...

Ve seçime son bir yıl...

Türkiye haziran ile birlikte seçim havasını daha fazla hissedecek.

Yaz ayları kısmen sakin geçer.

Ama eylül ayı itibarıyla siyaset kazanı kaynamaya başlar.

İktidar o zamana kadar ekonomiyi rayına oturtmak zorunda.

Enflasyon dizginlenecek, mutfak rahatlayacak.

Gerekirse sabit ücretlilerin gelirleri yeniden gözden geçirilip artırılacak.

Kolay değil.

Enflasyon sadece Türkiye'yi değil, dünyayı vuruyor.

Ukrayna-Rusya Savaşı şartları daha da zorlaştırıyor.

Ülkeler ihracat kısıtlamaları ile özellikle gıda krizine karşı öncü tedbirler almaya başladı.

Tarım ve hayvancılık sektörleri belki de hiç olmadığı kadar önem kazandı.

Küresel ekonomik krizin tüm ülkeleri olumsuz etkilemesi olağan bir durum...

Ve Türkiye dünyadan ayrı bir gezegen olmadığına göre...

Etkilenecek.

Yıpranacak.

Zorlanacak.

Ama bu olağan duruma karşı rutin yaklaşımların geçerliliğini kaybettiğini görmeliyiz.

Yani?

Milletçe seferberlik haliyle mücadele etmek mecburiyetindeyiz.

Ortada bir savaş var.

Ekonomik Kurtuluş Savaşı...

Dünyanın durumu ortada, her gün yeni bir kriz...

Bu süreçte ezberlerimizi terk etmemiz gerekiyorsa, etmeliyiz.

-Ama efendim şöyle denmişti!

O, o günün şartları için geçerliydi.

Şarkı değişince dans da değişir.

Her sabah yeni şartlara uyanıyoruz, dün bildiklerimiz bugüne yetmiyor.

Dünyanın ve Türkiye'nin her gün değişen ve farklı yaklaşımları mecbur kılan gerçeklerini aralıksız ve tüm açıklığı ile millete doğrudan anlatıp gerekeni güç birliği ile ortaya koymanın yollarını bulmalıyız.

Küresel ekonomik buhran, yeni bir dünya savaşı ihtimali, gıda krizi vs...

Hiçbiri Türkiye için büyük tehdit değil...

Asıl tehdit, Devlet-Millet bütünlüğünün ortadan kalkmasıdır.

Şartlar ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın milletin devlete olan güvenini muhafaza etmesi bir numaralı meseledir.

Çünkü Türkiye, güvenlik açısından en ufak bir gevşemede telafisi mümkün olmayacak kadar zararlar getirecek büyük risklerle çevrili durumda.

Bizdeki muhalefet bu ciddiyeti yansıtmak şöyle dursun aksine siyaset uğruna huzur, güven ve istikrar ortamını baltalamak için her olumsuzluğu fırsat olarak görüyor.

Yani dış kaynaklı risklerle birlikte iç kanama durumunun da hesaba katılıp kesintisiz kriz yönetimi anlayışını yansıtacak disiplin devreye girmeli.

<p>Anadolu Yayıncılar Federasyonu (AYF) Başkanı Sinan Burhan, Filistin'de bugüne kadar 140 gazetecin

Sultanahmet Meydanı'nda Gazze'de öldürülen gazeteciler anılacak

Antalya'da teleferikte mahsur kalanları kurtarma çalışmaları devam ediyor

İstanbul'da insan trafiği!

Hasankeyf'te bayram tatili yoğunluğu