• $7,4391
  • €9,0176
  • 420.607
  • 1470.65
07 Şubat 2021 Pazar

#ERDOĞANINYANINDAYIZ

Onbinlerle başladı, milyonlara ulaştı.

Küresel adaletsizliğe karşı milli direnişe dönüştü.

Twitter'da MHP Lideri Devlet Bahçeli ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya uygulanan sansür ile İletişim Başkanı Fahrettin Altun'a yönelik itibar suikastına Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı istifaya çağıran bir kaç bin katılımlı cılız kampanyanın büyük bir işmiş gibi yansıtılması eklenince millet sosyal medyaya el koydu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a destek için başlatılan #ERDOĞANINYANINDAYIZ etkinliği çığ gibi büyüdü, tüm itibarsızlaştırma ve kara propaganda çabalarını ezdi, geçti.

Peki bunun ne önemi var?

"Biz kısık sesleriz" demeye alışmış kitlelerin isyanına dönüşen ve Yenikapı'yı hınca hınç doldurabilecek sayıya ulaşan "sosyal medya mitingi" pek çok açıdan dersler içeriyor.

Milli devlet yapılarını, ülkelerin hukuk sistemlerini, egemenlik haklarını, kamu düzenlerini koruma anlayışlarını yok sayarak insanlığa kendi uydurdukları kuralları dayatan sosyal medya tröstlerine Türkiye'deki tepkinin sanılandan çok daha büyük olduğu anlaşıldı bu BİR...

Küresel şeytanların yerli işbirlikçileri ile el ele verip zihinleri, kitleleri, sokakları, gündemleri maniple etme çabalarının "madem öyle işte böyle" tepkisine yol açarak ters tepeceği ortaya çıktı bu İKİ...

Yalan, hakaret ve iftiranın geçer akçe olduğu sosyal medya çukurunu bir anda kükremiş sele dönüşüp hak ve hakikat ile dolduran milyonların aslında hazır kıt'a işaret bekledikleri, Türkiye'yi hedef alabilecek her türlü tehdide karşı dipdiri ve dimdik ayakta oldukları belirginleşti bu da ÜÇ...

"Bir sosyal medya etkinliğinden bu kadar büyük anlamlar çıkarmak doğru değil" diyenler olabilir. Ama yıllardır siyaseti ve özellikle AK Parti tabanını gözlemleyen biri olarak meselenin sadece sosyal medyadaki anlık tepki ile sınırlı olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın online katıldığı son günlerdeki AK Parti kongrelerini farklı bir gözle izlediğinizde yüreklerdeki fokurdamayı görmeniz mümkün. Pandemi koşulları sebebiyle az katılım mecburiyetine rağmen salonlardan sanki hınca hınç kalabalıklar varmışçasına yansıyan coşku, heyecan ve kararlılık ancak "bilenmişlik" ile ifade edilebilir.

Gündemi yalan, hakaret ve iftiralarla esir alanlara...

Milli ve manevi değerlere yönelik fütursuz saldırıları hakmış gibi görüp/gösterenlere... Milletin hür iradesi ve tertemiz oylarını göz ardı ederek seçilmiş siyasetçiler ile siyaset kurumunu hiçe sayanlara karşı bir tepki bu... Küresel şeytanlık ve onun yerli işbirlikçilerine "sizi tanıyoruz" cevabı aynı zamanda... Çünkü millet Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik saldırılarda asıl hedefin Türkiye olduğunun farkında.

Ne zaman Türkiye'nin varlığına kast edilse kendinden zuhur şahlanışlara imza atan ve son olarak sosyal medyaya el koyan milyonların #ERDOĞANINYANINDAYIZ sloganıyla verdikleri mesaj muhataplarınca iyi okunmalı. Sonra "Vallahi biz yokuz o işin arkasında" diye dert anlatmaya çalışsalar da işe yaramaz çünkü...

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğa

Başkan Erdoğan: Lokantalar ve otellerle ilgili kararları Kabine Toplantısı'nda atacağız

Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde son durum havadan görüntülendi

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı