• $8,4327
  • €10,2343
  • 498.049
  • 1441.33
25 Nisan 2021 Pazar

Bildirinin muhatabı kim?

HDP Merkez Yürütme Kurulu "Ermeni Soykırımı utancıyla yüzleşin" başlığıyla bir açıklama yaptı. İktidar kanadından bu açıklamaya sert tepkiler geldi.

Burada üzerinde durulması gereken asıl soruları ortaya koyalım. Bu bildirinin muhatabı sadece mevcut siyasi iktidar mıdır?

Değildir.

Neden?

Çünkü HDP'nin bildirisini okuduğunuzda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin soykırım yalanına ilişkin tezlerini benimsemiş herkesin suçlandığını görürsünüz. Peki metnin başlığında yer tutan "yüzleşin" ifadesindeki emredici küstah tavır CHP ve İyi Parti'yi yöneten, oluşturan, destekleyen kesimleri de hedef almıyor mu?

Kritik soru budur.

Ve bu soruya CHP ve İyi Parti'nin vereceği ya da vermeyeceği yanıtlar yakın gelecekteki siyasi süreçleri temelden etkileyebilecek kadar önemlidir.

Çünkü bildirideki "Ermeni soykırımı, yüzyılın başında devlet içindeki karanlık odakların ve katliamcı çizginin halklara reva gördüğü bir siyasetin sembolü haline gelmiştir. Rum, Süryani, Keldani, Kürt, Alevi ve Ezidi halklarına reva görülen ve bugün de sürdürülen katliamcı siyasetin şifrelerini ve soykırım mekanizmasının mahiyetini göstermesi açısından oldukça önemlidir" ifadesine CHP ve İyi Parti normal şartlar altında sessiz kalamaz.

HDP "yüzyılın başında devlet içindeki katliamcı çizginin bugüne kadar süregeldiği" iddiasıyla Atatürk başta olmak üzere devleti yönetmiş hemen herkesi alenen suçlamaktan geri durmuyor. Herhalde bu durum CHP-İyi Parti ittifakı açısından "HDP ile ortaklaşmamız bozulur" endişesi ile ezik ve edilgen pozisyon alınabilecek kadar basit değildir.

Daha geçen gün 23 Nisan törenlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "özensizlik" iddiasıyla İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü'ne yönelik hakaretlerine şahit olduk. İmamoğlu o yaklaşımı ile Atatürk'e ve milli bayramın ruhuna saygısızlık yapıldığını ima etmiyor muydu?

Peki HDP'nin bildirisinde Atatürk ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yönetmiş hemen herkesin "katliamcı" olarak suçlanması İmamoğlu açısından "özenli" bir tavır mıdır?

Yoksa İmamoğlu bu bildiriyi büyük bir coşkuyla karşılayıp HDP'li Pervin Buldan'ı arayarak bir kez daha "demokrasinin mihenk taşlarını birlikte örmeye devam edeceğiz" mi diyecek?

Hatırlayalım.

İmamoğlu geçenlerde Meral Akşener ile Pervin Buldan'ı eşitleyen bir twit atmıştı. Akşener bu twite İyi Parti'deki bazı isimleri işaret ederek "arkadaşlar beğenmedi" karşılığını vermekle yetinmişti. Yani "arkadaşları" beğense kendisi açısından sorun yoktu! Yine böyle mi olacak? Peki Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin egemenlik haklarına, tarihine, kuruluş değerlerine, milli ve üniter vasfına, şehit ve gazilerin aziz hatırasına karşı yalan, iftira ve hakaretlerle dolu HDP bildirisini nereye sığdıracak?

Aslında her meselede aynı yol ayrımı kendisini gösteriyor ve daha önce de benzer durumlar oldu. Ama bu konu diğerlerine benzemez. Bıçak kemiği deldi iliğe doğru ilerliyor. CHP-İyi Parti ittifakının yönetim kadrosundakiler soykırım yalanı meselesinde de HDP'ye boyun eğerse bu iki parti açısından "taban kayması" kaçınılmaz! HDP üzerinden ABD'ye selektör yapmanın faturası ağır olacak.

Not edin.

"Okumuştuk" dersiniz.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi

Samsun'da işgalci İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları protesto edildi

Torosların Sümelası olarak tabir edilen Sin Manastırı, keşfedilmeyi bekliyor