• $28,9208
  • €31,485
  • 1924.11
  • 8026.27
16 Temmuz 2023 Pazar

15 TEMMUZ ANAYASASI

Canla, kanla yazıldı.

Millet eliyle hayata geçirildi.

Ama...

Henüz kağıda dökülmedi.

Siyasetin vazifesi artık gereğini yapmaktır.

Yıldönümlerinde tekrarlayacağız.

Bir 15 Temmuz'u daha geride bırakmadık!

Zira "15 Temmuzlar" geride kalmaz, hep önümüzde durur.

Yolumuzu aydınlatmak, yönümüzü netleştirmek için.

15 Temmuz sadece "darbe girişimi" değildi.

İşgal çabasıydı

FETÖ'nün hain darbe ve işgal girişimi amacına ulaşsaydı Türkiye Cumhuriyeti Devleti tam bağımsız, "egemen bir devlet olma niteliğini"kaybedecekti.

Darbeyi destekleyen dış odakların güdümünde bir "vesayet" yönetimine geçilecekti.

Karşı çıkan her kim olursa 15 Temmuz gecesi görüldüğü üzere hunharca katledilecekti.

Demokrasi ortadan kalkacaktı.

Siyasi partiler kapatılacaktı.

Serbest seçimler iptal olacaktı.

Farklı görüşlere yaşam şansı tanınmayacaktı. En temel hakların kullanılması bile darbecilerin insafına kalacaktı.

FETÖ amacına ulaşabilseydi Ak Partililer hariç

geri kalanlar "cennet hayatı" mı yaşayacaktı?

-Hayır.

Muhalefetimiz artık bu gerçeği görmeli.

Ama görmüyor.

CHP medyasında 15 Temmuz yine hakkıyla yer bulmadı.

Şaşı bakmaya devam ettiler.

Oysa muhalefet, üzerindeki "FETÖ vesayeti" görüntüsünden kurtulabilirse kaybetmez, aksine kazanır.

Zira gücünü kendisinden alan, öz kaynakları ile çözüm öneren gerçek anlamda bir siyasal muhalefetin varlığı söz konusu olur.

Vatan, millet düşmanları ile söylem ortaklığının iktidar getireceğine inananlara millet "son seçimlerde" yine ders vermedi mi?

Muhalefet gerçeğe uyanabilirse Türkiye'nin önünde büyük bir imkan var.

Nedir?

-Yeni, sivil ve darbeci zihniyetlerin etkisinden arınmış bir anayasa...

Hesabı görülmemiş darbelerin acılarıyla yaşadık.

Yakın tarihimiz "cezasız suçlardan güç alanların suçsuzları cezalandırdığı hadiselerle"dolu bir albüm gibi.

Hangi sayfasını çevirirsen karşına bir "garabet" çıkıyor.

Ayıklamak çare değil.

Demokrasiyi katledip hesabı ödemeden kaçan zihniyetin "tarihe gömülme vakti" geldi de geçti bile.

27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan ve son olarak 15 Temmuz hain darbe ve işgal girişimi...

Hepsi aynı zihniyetin ürünü.

Hepsi aynı dış odakların tezgahı.

Hepsi aynı işbirlikçi kafanın ihaneti.

Büyük yüzleşmeyi ertelediğimiz her saniye bu virüs yuvalarında hastalık birikiyor ve günü gelince millet iradesine "hançer" gibi saplanıyor.

Anayasa'dan başlayıp okullardaki müfredata, kültür ortamından, dış odak bağlantılarına kadar her safhası bizzat millet eliyle ve göz önünde yürütülecek tepeden tırnağa bir temizliğe girişmek "Türkiye Yüzyılı"nın milli ödevleri arasında yer bulmalı...

<p> İsrail'in saldırıları aralıksız sürüyor. İsrail Deyr Belah'ta birçok binanın bulunduğu büyük bir

İşgalci İsrail'in saldırıları hız kesmiyor

70 bin TL'den başlıyor: Kaçıran pişman oluyor! İşte adeta kapış kapış giden otomobiller

Tokat'ta bir garaj alev alev yandı! 4 araç kullanılamaz hale geldi

Polonya'nın güneyi beyaza büründü