• $7,4428
  • €8,9992
  • 413.575
  • 1471.39
22 Aralık 2010 Çarşamba

Yaşasın adalet

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Kayseri Belediyesi ile ilgili iddialar gerçekten çok ilginç...    
Yusuf Erikel'in ifadesi bu anlamda oldukça önemli... OdaTV'den Barış Terkoğlu bu konuyu araştırmış ve bence çok ilginç bir habere imza atmış.

Erikel'in ifadesine göre Hamurcu, belediye adına, belediye makbuzlarıyla hiçbir zaman belediye hesaplarına girmeyen rüşvetleri topluyor. Bunun karşılığında da komisyon alıyor. Kendisine ise olumsuz bir durumda güvence oluşturması için 10 milyon TL'lik senet veriliyor.

Yusuf Erikel ise ifadesinde senetle ilgili olarak önce altında imzası bulunan Belediye Başkanı Özhaseki ile sözlü olarak görüştüğünü anlatıyor. Avukatlık mesleği çerçevesinde bunun normal olduğunu belirtiyor. Bu tür davalarda sulh yolunun en uygun çözüm olduğunu söyleyen Erikel, Hamurcu'nun davasının senet meselesinin dışına çıkması üzerine senedin icra takibini gerçekleştirmediğini ifade ediyor.
Erikel ifadesinde, Hamurcu'nun rüşvet organizasyonu içerisinde bulunduğu isimlerin bir listesini de veriyor. Bunun dışında Erikel'in ifadesinin eklerinde toplanan paraların makbuzları da bulunuyor.

'Dedim ki bu iş neden bu kavga noktasına geldi, neden güzel güzel çalıp oynarken bu senedi icraya vermeye karar verdin...'

Erikel, durumu o günlerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e ilettiğini Adalet Bakanlığı'na verdiği ifade de söyledi. Zira Erikel'in ifadesine göre rüşvet iddialarının içinde geçtiğimiz günlerde Belediye Başkanı Özhaseki'ye kefil olduğunu söyleyerek taraf olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün kardeşinin adı da geçiyordu. Erikel'in ifadesinde ilgili bölüm şöyle: 'Kaldı ki ben durumu Sayın Abdullah Gül bey o zaman Dışişleri Bakan'ıydı ve Cumhurbaşkanlığı seçimi vardı. Kendisine Kayseri'ye faks çektim, tüm ilgililere ilettim, zira bu alacaklı rüşvet çarkının içinde Sayın Abdullah Gül'ün kardeşinden de bahsetmekteydi..

Kayseri'ye gittim, emniyette görev yapan polis ve amirlerden bazılarıyla konuştum. Bana bu olaylar bizce de duyuluyor ama ispat edilebilir mi dediler ve hatta tamam bizde biliyoruz, duyuyoruz ama biz de ispat edemeyiz, dediler. Ben gidelim ailelerle konuşalım vs. dedim.'

Nihayetinde ortada Kayseri Belediyesi Hacı Ali Hamurcu'nun topladığı sabit olan paralar, altında belediye mührünün olduğu makbuzlar, gerçek olup olmadığına ancak adaletin karar verebileceği ve Kayseri Belediye Başkanı'nın mührünü taşıyan bir senet, daha sonra Yusuf Erikel'in yerine avukatlığı üstlenen AKP'li Yakup Erikel'in davayı kapatmak için ödediği paralar var. Üstelik hem Hacı Ali Hamurcu'nun hem ilk avukatı Yusuf Erikel'in hem de Hamurcu'nun babası Fahrettin Hamurcu'nun birbiriyle tutarlı ifadeleri var.  Üstelik Kayseri Vali Vekili İbrahim Yurdakul tarafından İçişleri Bakanlığı'na gönderilen ve durumun vahametini anlatan rapor var.

Anlaşılan o ki bu iddialar bu ifadedeki gibiyse gerçekten vahim.
Ama asıl vahim olanı ne biliyor musunuz?

Bu iddiaların binde biri, herhangi bir mesnet, delil ifade olmaksızın günlerce belli bir medyada yer aldı ve onlarca insan artık ceza olduğu anlaşılan bir süreç içinde 'yargılanıyor'


Siz neden bahsettiğimi anladınız.

<p>Peki, koronavirüste son durum ne? Aşılarla ilgili yapılan araştırmalar  bize ne söylüyor? Sürü ba

Aşı araştırmaları bize ne söylüyor?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı