• $7,4076
  • €9,0271
  • 441.933
  • 1542.45
05 Mayıs 2012 Cumartesi

Sanat ve muhafazakarlık üzerine

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Dücane Cündioğlu benim son derece kıymet verdiğim bu toprakların yetiştirdiği namuslu vicdanlı birikimli aydınlardan. Hocamız...
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Sayın Mustafa İsen'in, 'Muhafazakar estetik ve muhafazakar sanat normlarını ve yapısını oluşturmak gibi bir yükümlülük içindeyiz' açıklaması üzerine simurg blogunda son derece iki önemli yazı kaleme aldı. (Google'dan mutlaka bulup tamamını okuyun.)
Hocanın ilk yazısına dair sevgili Ali Saydam bir yazı kaleme aldığından ben ikinci yazısından birkaç pasaj aktaracağım. İmkanım olsa her iki yazıyı tam sayfa yayınlardım.
 (...)
Sanatın asıl gücü, gerçekliği temsiller vasıtasıyla dönüştürebilmesinde. Başka bir deyişle yeni gerçekliklere vücut verebilmesinde. Paralel evrenler inşa edebilen bir güç bu. Muhayyilenin gücü. Mecazın. Ve dahi bireyin gücü. Bireyselliğin.
Seçkinliği de bundan. Muhataplarını eler, seçer, gerekirse iter. Ne zer'le, ne zor'la, bilakis simgeler aracılığıyla.
(...)
Merak serbest, sanat söz konusu olduğunda yasak olan ise tecessüs. Sözcüğün kökenine atfen, casusluk etmek. Başkaları adına, hakikatin mahremiyetine tecavüz. Mesafeyi ortadan kaldırma aymazlığı. Sadece yararı gözetme seviyesizliği. Ortalamayı ve vasatı yüceltip aykırı olanı, zayıf görüneni yok etme emeli.
(...)
Düşünce ve sanatın özerkliği, hoyratça dokunulmaması gereken gözbebeğidir toplumun. O özerklik ne zer'e, ne zor'a dayanan kararlarla korunur, bilakis onu yaşatacak olan bir iki derviş iniltisidir, bir kuşede bir sanatçı yüreğinden gelen iki damla gözyaşı.
(...)
Lütfen söyler misiniz, Şems'in ruhundan hiç mi esintiler ulaşmadı ruhlarınıza? Anadolu'nun o aşkla dolu kadehlerinden bir kere de mi olsun yudumlamadınız? 'Aman dikkat! Karar şiddet doğurur ey benim güzel oğlum!' diyecek bir yaşmaklı nene de mi görünmüyor artık düşlerinizde?
(...)
Aksi takdirde bir gün bu ülkede kimilerinin arzu ve temenni ettiği gibi tornadan çıkma 'muhafazakar sanatçılar üretimi' başarılırsa, onların tıpkı Rus balerinleri, Rumen jimnastikçileri, Doğu Alman yüzücüleri gibi zer'e ve zor'a ayarlanmış birer makine parçası olacaklarından kimse kuşku duymasın! Çaresiz, ötekiye (düşmana) karşı başarılı olması beklenen neferler olarak arz-ı endam edecekler. İdeolojik müsamerelerde oynatılan lise çocukları gibi. Sadık ve sessiz. Belki yetenekli, belki becerekli ama her halükarda ruhsuz. Alelade çiziktirilen normların çocukları. Kuralların. Ardı sıra dizili maddelerin. Önceden yasalaşmış resmi beklentilerin.
Yaptıkları zanaat olacak ama asla sanat adını almayacak! Yapıp ettikleri propaganda işi beceriler olmaktan asla kurtulamayacak. Çünkü sanat, öncelikle toplumun değil, bireyin marifeti. Sanatı topluluklar, kurumlar değil, birey yapar. Yaratı, bireysellik zemininde varlığa gelir. İç gerilimler, kişisel krizler, şahsi sorunlar, ferdi yoksunluklar...  Yani önce insan.... Önce ben...
Ve pek tabii ki simge ve remz aracılığıyla.
Lütfen, simgelere hürmet  ediniz.
Simgelere, yani kendisini değil, kendisinden ötesini gösteren işaretlere.
Hz. İnsan'a.

<h3>Süper Lig'in 20. haftasında Fatih Karagümrük ve Beşiktaş karşı karşıya geldi. Maç Kara Kartal'ın

Beşiktaş-Karagümrük maç yorumu

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yarıyıl tatili zilini çaldı