• $7,4316
  • €8,9758
  • 412.623
  • 1471.39
20 Aralık 2010 Pazartesi

Hayata dönüş katliamı

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

(...)Atılan bombalardan kurtulmak için, alt katta yemekhane koğuşuna gittik. Tenlerinin tamamı kapatılmış özel giyimli askerler tarafından demir çubuklu hortumlarla gaz veriliyordu, yeşilimsi grimsi bir gaz çıkıyordu. Ben kapıya yakın bir kısımda idim ciddi yara almadan kurtuldum. Çıkarken saçım tutuştu, biz gazdan kurtulmak için kalorifer peteklerini kırıp suyunu kullandık, yani su ile ıslatılmış havlu ile başımı kapatmıştım. Bir asit yanığı hissetmeye başladım. Sanki bir asit kuyusunun içine atılmıştık. Ben saçımın tutuştuğunu fark edince elimi bastırdım. Diğer arkadaşlarım da aynı şekilde yandılar. Koğuştan çıkarken başlarımızın üzerinden kurşunlar geçiyordu. Alt kata indik.
Burada yemekhane ve mutfak bölümü vardı. İlk çıkanlar olarak merdivende biraz nefes alıp arkadaşlara yardım etmek üzere yukarı çıktık. Koğuşun başına geldiğimde Birsen Kars'ı gördüm. Yüzü erimişti, yüz derisi sarkıyordu. Elleri ve kolları da aynı şekilde plastik gibi sönmüştü.
Birsen'i kucakladım ve aşağıya indirdim. Mutfağa götürüp üzerine su atmaya başladım. Daha sonra yine yardım etmek amacı ile yukarı çıktık karşıma Gülizar Kesici çıktı. O da Birsen gibi aynı şekilde yüzü ve elleri erimişti. Onu da aşağıya indirdik. Mutfakta üzerlerine su dökmeye çalışıyorduk. 13 arkadaşımızı bu şekilde kurtardık. Tavan deliklerinden operasyonu yapan kişiler kahkaha atıyorlardı. 'Hepinizi kebap yapıp diri diri yakacağız' cümlesini de kullandılar. Ayrıca ağır hakaret ve küfürler ediyorlardı. Arkadaşları kurtarmayalım diye atışlar devam ediyordu. 13-14 arkadaşı kurtardık. Bunlardan bir tanesi de Hacer’di...(...)
ANF ajansı 19 Aralık katliamının yıldönümünde o cehennemden sağ çıkabilenlerle konuşmuş. Yukarıdaki ifadeler yaşananların küçük bir bölümü sadece...
Hayata Dönüş Katliamı, cezaevlerindeki bazı tutuklu ve hükümlülerinin, F tipi hücre sistemine geçişi engellemek amacıyla, 20 Ekim'de başlattıkları açlık grevlerini, 19 Kasım tarihinde ölüm orucuna dönüştürmeleri üzerine, 19 Aralık 2000 tarihinde, 20 cezaevine birden yapılan, 2'si asker 30'u tutuklu 32 kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı, yaklaşık 10.000 güvenlik görevlisi tarafından gerçekleştirilen kanlı operasyonlardır.
Adli Tıp raporunda devlet eliyle nasıl cinayetler işlendiği belgelidir.
Operasyonda askerlerin birbirini vurduğu ispatlanmıştır.
Aynı rapora göre silahlı bir direniş olmamıştır. O günün üzerinden 10 yıl geçti... AİHM Türkiye'yi suçlu buldu. Davalar halen sürüyor... Ülke tarihindeki en karanlık günlerden biridir...

<p>Peki, TEKNOFEST yerli ve milli üretime nasıl katkı sağlıyor?  ASELSAN festivalle ilgili nasıl ger

TEKNOFEST yerli ve milli üretime nasıl katkı sağlıyor?

Öğretmenlere koronavirüs aşısının yapılmaya başlandı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar A-400M hangarını ziyaret etti

Balıkçı ağlarına bin yıllık tekne parçaları ile 13 amfora takıldı