• $ 5,7278
  • € 6,3632
  • 275.986
  • 96031.8
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Seçimleri analiz etmek!

Seçimlerle ilgili yazılanların çoğunun analitik bir değerinin olmadığını söylemeye gerek var mı? Bunda seçimlerin henüz yapılmış olmasının payının olabileceği gibi, ortaya çıkacak sonuçlar üzerinden başka hesaplar yapanların umdukları neticeleri alamamış olsalar da, Türkiye’yi istikrarsızlaştırma arayışlarının devam etmesinin de rolünden bahsedilebilir. Bu yönde kamuoyu oluşturma konusunda, dışardan ve içerden birçok unsurun devrede olduğunu anlamak için sadece Batı medyasının çarpık tutumunu yansıtan yorumlarına bakmak yeterli olacaktır.

Oysa seçimler partiler açısından, adaylar bakımından incelenirken, seçmenin hangi parametrelere göre davrandığı, partilerin bu seçimde ileri sürdüğü seçim temalarıyla bu değişkenler arasında nasıl bir ilişki olduğu, içinden geçilen dış konjonktürün, ekonomideki gelişmeler içinde hangi süreçlerin hangi toplumsal gruplar, sınıflar ya da mekânlardaki/mahallerdeki insan üzerinde oy verme davranışını nasıl etkilediğini dikkate almak gerekir.

SİYASİ NETİCE NEDİR?

Bunları yapmaya çalışırken asla gözden kaçırılmayacak olan hususlardan ilki, seçimin yerel olandan bağımsız ‘siyasi neticesi’ olduğunun üzerinde durmak gerektiğinin altını sıkça çizmekteyim ki bunun anlamı açıktır. Daha yeni siyasal sistem değişimine gitmiş, buna göre sistemin ilk başkanını yeni seçmiş bir toplumun bu seçimle ortaya koyduğu ilk siyasi netice, sistem değişiminin de seçilen Devlet Başkanı’nın da aynı düzeyde halk desteğine sahip olduğunun görülmesidir.

Bunun kaçınılmaz sonucu, sistemin meşruiyeti tartışmalarının artık bitmesi ve Devlet Başkanı Erdoğan’ın bu seçimde de aynı seviyede siyasal destek bulmuş olduğu gerçeğidir. Bu çok önemlidir çünkü bu durum aynı zamanda uluslararası lobilerde, Batı medyasında Türkiye karşıtlığını Erdoğan düşmanlığı üzerinden sürdüren unsurları hayal kırıklığına uğratan, yaptıkları hesapları boşa çıkaran bir olaydır.

CHP NEDEN BAŞARISIZ?

Bir diğer husus ise mahalli düzeyde Cumhur İttifakının kaybettiği belediyelerle ilgilidir. Burada henüz veriler kesin/ayrıntılı bir biçimde ortaya çıkmadığı için ayrıntılı bir analiz yapmak için erken olabilir fakat eldeki ilk göstergelerden kalkarak birincisi, Cumhur İttifakının oy ortalamasının altında kalan belediye başkanlık seçimlerinin yerel sonuçlarının, ikincisi ise, AK Partinin kendi oy ortalamasının altında oy aldığı yerlerin toplumsal değişkenlere göre değerlendirilmesinin yapılmasıdır.

Burada üzerinde durulması gereken bir mesele de muhalefetin durumu ve özellikle CHP’nin aldığı oy oranıdır. Yerel düzeyde hangi belediyeler kazanılmış olsa da esas meselenin CHP’nin ittifak oylarıyla birlikte ancak %30 düzeyinde bir oranda kalması ‘yapısal problemin’ aşılmadığını, bunun partiyi kültürel eksende ortaya çıkan siyasal farklılaşmaların ortaya koyduğu eşiğin altında tuttuğunu göstermektedir. CHP’nin bu başarısızlığının yapısal hale gelmesi şimdi kazanılan büyük şehir belediye başkanlık seçimleriyle görmezden gelinebilir fakat bu sorunu ortadan kaldıramaz. Mahalli düzeydeki başarılar siyasi başarısızlığın mazereti olabilir mi?

<p>İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Diyarbakır, Mardin ve Van belediye başkanlarının görevden alınmas

HDP´li 3 Başkanın Görevden Alınması Sonrası Bakan Soylu´dan İlk Açıklama

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

İzmir'deki yangın 48 saat sonra kontrol altında! İşte yürek sızlatan görüntüler

Ayıları bal testine tuttu! Sizce ilk tercihleri ne oldu?