• $7,4234
  • €9,0356
  • 439.755
  • 1528.21
02 Ocak 2011 Pazar

Bu Beşiktaş 17'de 17 yapar

'Beşiktaş, ligin ikinci yarısına tarihinin en kaliteli kadrosu ile başlıyor.
Fark kapanır mı bilemem ama 51 puan almaları bile mümkün olabilir.'
Trabzonspor bu işleri özellikle son iki yıldır akıllı yapan bir kulüp. Şimdi 'Polonyalı' biraderler var. Biri golcü, biri sol kanat savunmada. Eğer sol kanattan, Cale'nin önünü anlıyorsak, burada zaten ciddi bir eksiklik var. Ancak Trabzonspor'da sanıyorum ki sıkıntı başka. Giden gelmiyor, Teofilo firar etti, arkasından Jaja... Belli ki Teofilo'dan umut kesildi, Jaja epeydir ortada yok, Alanzinho ile Colman gecikmede...
Trabzonspor ligde bu kadar avantaj yakalamışken, yabancıların 'firar' tutkusuna çare bulamazsa gerçekten yazık olur. Trabzonspor bugün en yakın rakibi Bursaspor'un 5, Fenerbahçe'nin 9, Beşiktaş'ın 14 puan önünde.


26 YILLIK HASRET GİDERİLEBİLİR
İlk yarıyı sadece bir yenilgi ve kalesinde gördüğü 10 golle kapatan Trabzon bu avantajını bırakır mı? Hiç sanmıyorum. Ancak Trabzon için önemli olan şu; 2. yarıda F.Bahçe'ye, Beşiktaş'a, G.Saray'a gelecek. Bu maçlar kritik. Eğer İstanbul'da bu üç maçta dengeli sonuçlar çıkarabilirse, firari yabancılarını hizaya sokabilirse, 26 yıllık hasreti giderilecektir.

Biraderler kapalı kutu sorun Kaçaklar
Yukarıdakiler, aşağıdakiler çılgın bir transfer yarışında. Ana transfer dönemi yetmedi, 'ara' transferde de çılgınlık var. Transfere uzaktan bakan ve fazla da inanmayan F.Bahçe dışında, yeni yılın ilk günleri ile birlikte tam bir fırtına yaşanıyor.
Belli ki 2. yarıya önemli bir hazırlık var. Dileriz düşünülen, temas edilen, transfer edilenler önce oynadıkları takımlarına, sonra Türk futboluna bir şeyler katarlar. En azından biraz seyir zevki, biraz kalite.

Sercan, Şen ve Ozan Timsah'ı sırtlayacak
BURSASPOR ikinci yarıda elbette daha rahat bir maç takvimi ile oynayacak. Ama bu arada yabancı tahribatını ne kadar onarabilir, bunu bilmiyoruz. Sadece iş transferle de bitmiyor. İyi bir uyum gerekli. Ama bu uyum sanki Bursaspor'da var gibi. İkinci yarıda iyi bir Volkan, son maçta çok iyi çıkış yakalayan Sercan ve birkaç maçtır biraz kımıldayan Ozan, büyük ölçüde Bursaspor'un kaderini tayin ederler.

Fener'e 2'de  2 şart
F.Bahçe'de Başkan Aziz Yıldırım'ın 'Futbolcularımız kapasitelerinin hakkını verseler bu ligi hallaç pamuğu gibi atarız' düşüncesine katılıyorum. Hadi diyelim ki bu 'hallaç pamuğu' gibi tanımlaması biraz abartılı. Ama Fenerbahçe biraz oynasa, en azından Şampiyonlar Ligi'nden, Avrupa Ligi'nden ilk turlarda elenmez, sıradan takımlara karşı aldığı sonuçlarla kupayı mucizelere bırakmaz, gözü kapalı kazandığı derbilerde bu kadar sessiz kalmaz, ilk yarı sonunda liderin 9 puan gerisinde olmazdı.
Ya futbolcular umursamıyor, ya da Aykut Hoca'nın taktiği, tekniği, otoritesi işe yaramıyor. Ama gerçek olan şu; F.Bahçe kötü oynuyor ve başarısız tablo çiziyor. Son 10 yılın en kötü F.Bahçe'si olduğuna göre, Aykut Hoca'nın eleştirileri de anlayışla karşılaması gerekiyor. Kaldı ki medya'nın Aykut Hoca'ya ciddi biçimde hoşgörü ile yaklaştığını ve kılıcını da şimdilik yeteri kadar bilemediğini düşünüyorum, hatta biliyorum.
TRABZON'U YENMELERİ ŞART
Fenerbahçe şampiyon olmak istiyorsa, ikinci yarının ilk iki maçını 6 puanla bitirmek zorunda. Yani Antalya deplasmanı ve içerde Trabzonspor maçı. Ligin ilk yarısında İstanbul dışında sadece Konya'da kazanabilen Fenerbahçe, Antalya deplasmanından da galibiyet dışında bir sonuçla gelirse, Trabzonspor karşısına 9 puandan daha kötü bir farkla çıkabilir. Hele Trabzonspor'u yenemezse, kısa yoldan söyleyelim, o zaman geçmiş olsun.

Kayseri iyi Konya, Buca, Gençler kötü
Kayserispor 2. yarıda da, hele sakatları düzelirse Avrupa'yı zorlamaya devam edecektir. Gaziantepspor transferde gene hareketli. Ama hep teknik oyunculara yatırım yapıp, savaşcı oyuncu konusunda eksik kalıyorlar. Oysa savaşı bir komutanın yönetimindeki askerler kazanır. Herkesin komutan olduğu bir ordu gördünüz mü? Gaziantepspor tıpkı böyle...
HİÇ kızıp gücenmesinler. Konya, Gençlerbirliği, Bucaspor ve benzer bir-iki takım çok kötü oynuyorlar. Futbolun keyif veren yönünden çok uzaktalar. Son sıradaki Kasımpaşa bile göze hoş gelen bir futbol oynuyor. Kasımpaşa demişken, tecrübeli Yılmaz Vural'dan, Spor - Toto Süper Lig'in tecrübesiz hocası Fuat Çapa'ya. İşleri gerçekten çok zor.

G.Saray ilk 4'e girmeli!
Galatasaray'ın işi zor. Kaldı ki transferde Beşiktaş kadar pratik davranamıyorlar. Son dönemlerde aldıkları çoğu oyuncu da karavana attılar. Sanki aynı kokuları gene alıyor gibiyiz. Galatasaray transer yapacaksa, ya çok iyi bir kadro kurmalı, ya da 'bu yılı kaybettik' diye yeni sezonun hazırlığını yapmalı. Çünkü idare etmek için, takımı onarmak için, Aslantepe'ye giderken 'göz boyamak' için alınan oyuncularla hedef yakalanamazsa, Galatasaray için gerçek sıkıntı 2011'in ikinci yarısında başlar. Yani yeni sezonda. Düşünün, Aslantepe gibi dünya çapında bir statta Avrupa'ya hasret Galatasaray...
Galatasaray transferi dahil, her adımını, mucize gibi görünse bile bu yıl kendini ilk dörde sokacak şekilde atmalı. Bu çok zor ama, Aslantepe'de Avrupasız bir Galatasaray düşünemiyorum. Baktığınızda durum vahim. Onun için ya çok iyisi olmalı, ya da hiç olmamalı. En kötüsü bu işin ortası.

14 puanlık farkı  kapatamazsa Schuster sezon sonu gider
Beşiktaş'a bakıyorum, transferlerine bakıyorum, abartısız söylüyorum, 2. yarıdaki 17 maçta 3'erden 51 puan alır diye düşünüyorum. Yani hiç kaybetmeden, hatta berabere kalmadan. Bu kolay mı? Elbette değil. Ama öyle oyuncular, öyle bir kadro ki, insan ciddi biçimde etkileniyor. Milne'in 3 yıl şampiyon olduğu ve önüne geleni ezdiği Metin, Ali, Feyyazlı kadrosu da, Mustafa Denizli'nin 19 yıl sonra çifte kupa kazandığı kadro da, Schuster'e sunulan kadro kalitesinin yarısı bile değildi.
YÖNETİM DESTEĞİ VAR
BEŞİKTAŞ 14 puan farkı kapatamazsa, şampiyon olamazsa, faturanın gideceği tek adres ama gerçekten tek adres var; O da Teknik Direktör Schuster. Kaldı ki arkasında Serdal Adalı başta olmak üzere ciddi bir yönetim desteği de var. Tabii şampiyonluk için sadece Beşiktaş'ın gayreti yetmiyor. Trabzonspor, aradaki 14 puanlık farkın kapanmasına izin vermezse ne olacak?
GUTİ KRİZİ
GELEN yabancı marka oyuncular isteneni verecek mi? Kadroda yerli oyuncuların azınlığa düşmesi Beşiktaş için bir dezavantaj olmayacak mı? İkide bir Guti'nin kaptanlığının gündeme getirilmesi yerlilerin huzurunu bozmayacak mı? Bütün bu dezavantajlara rağmen bu kadrodan firesiz bir ikinci yarı bekliyorum. Ben Beşiktaş'ın yakın tarihinde bu kadar önemli bir kadro görmedim. O zaman karşılığını beklemek bir futbolsever olarak en doğal hakkımız değil mi?

Sadece transfer yetmez
Aslında başarı için, şampiyonluk için sadece transfer yetmez. Geçen yıl şampiyon olan ve adeta bir devrim yapan Bursaspor'un kadrosunu düşünün. Beşiktaş'ın beğenmeyip bıraktığı Zapo ile Ali Tandoğan, Trabzon'un görderdiği Hüseyin, Mustafa Keçeli, altyapıdan gelen bir-iki oyuncu. Bu kadro trilyonlar harcanarak kurulan çok pahalı kadroları geride bırakarak şampiyon olmadı mı? G.Saray'ın Avrupa şampiyonluğunu aklınıza getirin. Artık Avrupa defterini kapatmaya hazırlanan Tafarel, Popescu ve Hagi, sıradan bir yabancı Capone, ama bizim gençler Okan, Suat, Emre, altyapıdan kaptan Bülent Korkmaz, Diyarbakır'dan gelen Ümit Davala, Gençlerbirliği'nden alınan Ergün Pembe, Karabüklü Hakan Ünsal, Hasan Şaş, Hakan Şükür ve diğerleri. Unutmayın ki, o maçın uzatma dakikalarında Hagi de kırmızı kartla oyundan atılmış, G.Saray kupayı bir eksikle almıştı.

Burak-Gökhan örneği
DİYECEĞİM  o ki, sadece almakla olmuyor. Bazı hocalar var, alınanları paslatıyor, bazı hocalar var, paslananları parlatıyor. İşte Burak Yılmaz. F.Bahçe, Gökhan Ünal takasında kullandı. Şimdi o Gökhan'ı doğru dürüst tek maç oynatamadan Büyükşehir'e gönderdi, beğenmediği Burak ise Trabzonspor'u şampiyonluğa, kendisini de gol krallığına giden bir çizgiye taşıdı. Kim yaptı bunu? Elbette Burak'ın kendisi ile birlikte Şenol Hoca. Serkan, problemli Engin, yedek Giray bugün takımın vazgeçilmezleri oluyorsa, her oyuncu eskiye oranla daha ileri gidiyorsa bunda Hoca'nın katkısı yok mu? Olmaz olur mu? Üstelik çok fazla var.

TERİM'İ UNUTMAYALIM!
G.saray Avrupa şampiyonu olurken, paslanmışları parlatan, Hagi'ye, Popescu'ya müthiş yeteneklerini hatırlatan, D.Bakır'dan, Karabük'ten, altyapıdan getirdikleri ile destan yazan Fatih Terim değil miydi?
Daha yakın zamana dönelim; geçen yıla gelelim. Takımlarından uzaklaştırılan Ali Tandoğanlarla, Zapolarla, Hüseyinlerle, Mustafa Keçelilerle devrim yaratıp tarihinde ilk defa Süper Lig'de şampiyon olan Ertuğrul Hoca'nın Bursası olmadı mı?
İŞİN büyüsü burada. Kimi hoca var, parlayanı paslatıyor, kimi hoca var, paslananı parlatıyor. Onun için başarıya giden yolda, ister şampiyonluğa oynasın, isterse kümede kalmaya çalışsın sadece transfer yetmez, hoca hüneri de gerekiyor. Hiç kuşkunuz olmasın bu hüneri gösteren Hoca'nın takımı, başarıya en yakın takımdır. Onun için Trabzonspor ve Şenol Hoca bu noktada.

<div><br></div><p><br></p>

Meteoroloji Hava Tahmin Uzmanı açıkladı... İstanbul'a kar yağacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Gaziantep'te tır kazası! Yol trafiğe kapandı

Malatya'da depremin izleri devletin yardım eliyle siliniyor