• $ 5,7076
  • € 6,406
  • 257.735
  • 98393.6
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Referandum 12 Eylül zihniyetiyle hesaplaşma olacak...

“Ya Cumhurbaşkanı bir sabah kalkar da 10 bin Cumhurbaşkanı yardımcısı atarsa”, “Ya millet delinin birini Cumhurbaşkanı seçerse” gibi fantezileri muhalefetin zeka seviyesiyle eşitleseydik, ayıp, hatta hakaret etmiş olurduk.

Öyle değil elbette. Burada zeka değil, bir ahlak sorunu var.

Yalan söylemek, cinayet işlemeye benzer. Zor iştir ve bunu yapmadan önce çok önemli şeylerden vazgeçmek zorundasınızdır.

CHP’nin de geçmişte millet ile vesayet arasında ahlaki bir seçim yaptığını ve yoldan çıktığını biliyoruz.

Bunun neticesinde Baykal partisini FETÖ’ye kaptırmakla yüzleşti.

Bahçeli ise siyasi rüşvetlere/tehditlere hayır derken aslında ahlaki bir tercihte bulunuyordu. Zarar gördü, hırpalandı mı, evet… Ama bugün Bahçeli ile Baykal’ı mukayese etmek bile haksızlık olur.

Mesele isimler değil.

CHP önce ahlaki alanda zemin yitirdi ve ardından yokuş aşağı yuvarlandı. Siyaset milletle yapıldığında siyasettir. Bunun dışındaki tüm pratikler vesayet aparatı haline gelmektir. Bu da sizi millet nezdinde mum gibi eritir.

Bu nedenle “hayır” kampanyasının en zayıf tarafı CHP’nin itibar sorunudur.

Düşünsenize, 248 vatandaşın ülkesi, onuru, özgürlüğü için şehit olduğu 15 Temmuz direnişini Kılıçdaroğlu bir sahtekarlık olarak nitelendiriyor. Bir ülkenin meşru müdafaa hakkı olan OHAL ilanını ise darbe…

16 Nisan’ın, 15 Temmuz’un sözleşmesi olduğunu pekâlâ biliyorlar. 16 Nisan’da sandıktan çıkacak güçlü bir Evet’in, kurumsal vesayetin sonu olacağını bildikleri için, kuyusunu kazdıkları merhum Erbakan’ın anmasına gidecek kadar panik haldeler…

Yani Evet’in gölgesi bile milletin değerlerine sözde saygı duymayı öğretti onlara. CHP ekolü, Merve Kavakçı Meclis’ten kovulurken “Burası millete meydan okunacak yer değildir” seviyesinden, saldırıya uğrayan başörtülü çocuğun ayağına gidecek kadar değiştiyse, bu 15 yıldır milletin söz hakkının güçlenmesi sayesinde oldu.

İşte 16 Nisan, 15 yıllık bu restorasyonların kalıcı bir reforma, sisteme dönüşeceği ve “bir daha geri gitme riskinin kalmayacağı” tarihi bir millattır.

O yüzden tüm Avrupa, terör örgütleri, CHP ve HDP bu işe karşılar.

Paketin bu özelliğini milletten saklamak için yalanlara başvuruyorlar. Milleti, kandırılabilecek bir nesne olarak gördükleri için.

1 Kasım’da haklı çıkmıştım. Tekrar iddia ediyorum. Bu teklife HDP’li vatandaşlarımızdan da Evet oyları gelecek. Kürt vatandaşlarımızın 12 Eylül zihniyetini tarihe gömecek bir reforma hayır demeleri eşyanın tabiatına aykırıdır.

HDP’nin oyları yüzde sekizlere düştü. Çünkü emperyallerle iş tutup barışa ihanet ettiler. Keşke böyle olmasaydı. Tarihi bir fırsatı kaçırdılar. Ama bu Kürtlerin de kaçıracağı anlamına gelmiyor.

100 yıl önce emperyallerin devlet sözüne kanarak Osmanlı’dan kopan Suriye ve Irak’ın bugünkü durumuna bakın. Şu an Irak ve Suriye’de yapılmaya çalışılan dizaynın ne Kürtlere ne de bölge halkına bir yüzyıl daha kandan ve sefaletten başka bir vaadi olabilir mi?

Hadi 100 yıl önce bir tecrübe yoktu. Ama bugün elimizde kanlı bir 20. yüzyıl tecrübesi var.

16 Nisan bu ülkenin dirilişidir. CHP ve HDP’nin değerli seçmenlerinin yoldan çıkan partilerini toparlamaları için de bir fırsattır.

16 Nisan’da “hayır” çıkması için çalışan ittifakın gerçek niyeti de 15 Temmuz sürecini diriltmektir.

Avrupa ülkelerinin, terör örgütlerinin bu sürece bu kadar kararlı bir şekilde “hayır” yönünde dahil olmasının hayırlı bir nedeni olabilir mi?

Bu milleti kör mü zannediyorlar?

Öyleyse 16 Nisan’da onların gözlerini açmak da bizim işimiz olsun…

S-400 Ve Bora Yunan´ı Korkuttu! 'Hiç Kimse Bizi Kurtaramaz'

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü

Seri katillerin kurbanlarından topladığı korkunç hatıralar!