• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
20 Mart 2021 Cumartesi

Cam kırıkları

Psikolog Derya Yalçınkaya
Psikolog Derya Yalçınkaya
YAZARIN SAYFASI

Hemen hemen çoğumuz yürüdüğümüz yolda birçok sorunla karşılaşırız. Bazen sorunlarla başa çıkabilir bazen de onlara yenildiğimizi hissederiz. Mücadele gücümüzü yitirip kaçmayı ya da savaşmayı tercih ederiz.

Gücümüz bize mücadele edip etmememiz konusunda fikir verirken, hislerimiz gücümüzü destekleyerek kalmak ya da gitmek eylemlerini hayatımıza dâhil eder. Peki, neden kalır ya da gideriz? Tüm ilişkiler için düşünüldüğünde hem ailevi hem arkadaş hem de sevgili olduğumuzda bu ikilemi neden yaşarız?

Mücadele gücümüzü arttırmak isteyip arttıramadığımızda ne yapmalıyız? Hadi gelin önce tercih nedenlerimize ardından yolumuzun yönüne birlikte göz atalım...

Çoğu ilişki güzel başlar, iletişim ve anlayış sonsuz derecede bonkörken ilişkinin ilerlemesi ile tahammül seviyesinde doğru orantılı bir şekilde azalma gözlenir. Sahip olunan özelliklerin devreye girdiği bazen mıknatısın zıt yönü gibi çeken bazen de aynı yönü gibi iten durumları yaşar dururuz. Nedir çeken ya da iten?

Sahip olduğumuz kişilik özelliklerini açarsak narsisizm yapıya sahip bir birey; diğer herkesten kendini üstün görmesiyle meşhurdur. Çevresindeki insanlara önem vermez, kendilerini aşırı severler. Ayrıca bu kişiler genellikle çevresindeki insanlarla yeteri kadar empati kuramadığı için onların duygu düşüncelerini önemsemez ve bu durum karşısındaki bireyler için ciddi bir sorun teşkil eder. Bu kişiler genellikle kendilerine bağımlı ve onlara itaat eden bireylere aşırı uyumlu olurlar. Dinlemeyi sevmez, başkaları için az endişe duyarlar.

Sürekli ilginin kendi üzerlerinde olmasından hoşlanırlar. Ayrıca eleştirme konusunda bir numara olabilirler. Bağımlı kişiler ise yönetilmeye ihtiyaç duyup narsist kişiler ile aşırı uyum gösterirler. Tencere kapak misali birbirleri ile kurdukları ilişkilerde uyum içinde görünseler de patolojilerini devam ettirdikleri döngüde olduklarını belirtmek isterim. Bir taraf sınır koyamazken diğer tarafın keskin sınırları ilişkinin ahenkte dans etmesi gibi izlenim verir. Bir de şizoid örüntüde olan kişiler vardır. Bu kişilerin en belirgin özelliği ise duygusal ilişkiler kurmada zorlanmalarıdır.

Güçlü duygusal deneyimler yaşayamazlar. Aşırı sevindikleri ya da aşırı öfkelendikleri durumları görmek pek mümkün sayılmaz. Toplumda var olmak yerine saklanmayı tercih ederler. Yalnız kalmak onlar için inanılmaz derecede zevk vericidir.

Genelde aile bireyleri ile birliktedirler, paylaşım yapabildikleri arkadaş sayıları neredeyse yok denecek kadar azdır. Düşünsenize bağımlı bir yapı ile şizoid örüntüye sahip bir yapıdaki insanın ilişki yaşadığını? Kulağa pek mümkün görünmüyor. Bir de manipülatör kişilik özelliğine sahip bireyler var. Bu kişilerinde aldatma konusunda usta olduklarından bahsedebilirim. Samimi ve içten görünüp, adeta sizinle oyun oynarlar.

Karşısındaki kişiyi kendine çekmek için kullanmış olduğu bir yöntemdir. Karşısındaki insanı araç olarak kullanıp gerçekten ilgilenmediklerini özellikle belirtmek isterim. Sık sık laf taşıma özellikleri olduğundan kafa karıştırmaya müsait bir yapıları da istemsiz gelişmektedir. Yalandan asla çekinmezler. Kontrolcü ve suiistimal yapıları hatayı hep sizde bulmalarını sağlar. İhtiyaçlarının karşılanması onlar için çok önemlidir. Başkalarının ne düşündüğü ve ne hissettiği onlar için asla önemli değildir.

Kişilik insanların çevreyle ilişkilerini etkileyen, iç dünyasına ve davranışlarına yön veren önemli bir etkendir. Kişilik yapınızdaki farklılıkları bilmek karşı tarafın beklentileri hakkında fikir sahibi olmanızı sağlar. Bazen cam kırıklarının üzerinde yürümek, canının acıdığını bilerek orada yürümeye devam etmek... Ayağınız kesilmiş, kanamış; dikkatiniz orada değil sürdürmeye çalıştığınız ilişkideki yapınızdadır.

Bilinçsizce kendinizin orada kalmaya devam etmesi, sürecin yorucu ve kendini tekrarlayan bir hal alması ile sonuçlanmasını doğurur. Kendi istek ve kişilik yapınızdaki özellikleri bilmeniz niçin bu kırık camların üzerinde yürümeye devam ettiğinizin cevabıdır.

Tamamlanmış olma hissi ancak bir kapak bulduğunuzda mümkün hissettirecektir... O zaman amaç tamamlanmaya çalışmak değil, iki ayrı kişilik ile yola nasıl devam edebileceğinizi bulduğunuz yeni çıkış planında olmalıdır. Yeniliğin olduğu, başkasının kabulü ile mümkün olan başka insanlara...

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Bakan Soylu, Salgınla Mücadele Değerlendirme Toplantısı'na katıldı

8. Cumhurbaşkanı Özal'ın ölümünün üzerinden 28 yıl geçti

Türk Kızılay 500 Türkmen aileye gıda yardımı yaptı