• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Türkiye-ABD arasında 4 sorunda siyasetin sınavı

Türkiye ABD ilişkileri arasında yaşanan sorunları Türkiye üretmemiştir.

Obama’nın özelikle ikinci döneminde boyutlanan, Trump döneminde devam eden bu sorunların kaynağı ABD’dedir.

Esasen; Soğuk Savaş dönemi bittikten sonra yeni bir Türkiye refleksini reddeden, Türkiye’ye yönelik olarak eskinin asimetrik ilişki düzeneğinin sadece yeni bir versiyonunun oluşmasını isteyen ABD bakışının eseridir.

ABD’nin eseri olan sorunlar ise 4 başlık altında toplanabilir.

1.PKK/PYD-YPG terör yapısına verilen destek

2.FETÖ’ye verilen destek

3.S-400 hava savunma sisteminin alınmasına köstek

4.Doğu Akdeniz’de Yunanistan’a verilen destek.

Bu 4 sorun alanının üreticisi de, ısrarla sürdürücüsü de ABD’dedir. Türkiye’nin bu 4 alanda ABD’nin istediklerini kabul etmesi mümkün değildir.

Bu nedenle de Türkiye’nin yapabileceği tek şey, bu konuların iki ülke arasında sorun olmaktan çıkabilmesi için ABD’yi elindeki tüm araçlarla ikna edebilmesiyle sınırlıdır.

Yani adım atması gereken ABD’dir. Kararını verecek olan ABD’dir. Yoksa Türkiye’nin sırasıyla bu sorunlara karşı şöyle mi adım atmalı?

1. PKK/PYD-YPG terör yapısına verilen destek meselesinde, ABD’ye çok ısrarcı oldunuz peki o zaman buyurunuz Suriye’nin kuzeyinde terör devletini kurunuz.

2. FETÖ konusunda, örgütün elebaşı başta olmak üzere tüm unsurlarıyla küresel ağına destek olmaya buyurunuz devam ediniz ve ben de bu konuyu sizi çok da üzmemek için soğutayım.

3. S-400’ler konusunda da, Patriot’ları vermediniz ve başka yerden de almama da çok karşı çıktınız ama ne yapalım bir kere almış oldum ama çok kızıyorsanız ki, öyle anlaşılıyor aman yaptırımlar falan uygulamaya kalkmayınız, aldığım S-400’leri depolarda çürütmeye karar veriyorum.

4. Doğu Akdeniz konusunda da Yunanistan’ın tezlerine yakın duruyorsunuz yani Doğu Akdeniz’e en uzun kıyısı olan ülke olmama rağmen Antalya körfezine sıkıştırılmamı istiyorsunuz. Peki buna da razıyım yeter ki beni büsbütün unutmayınız.

Türkiye’nin bu adımları bu şekliyle atmasını isteyen ABD’dedir de, asıl Türkiye’de bu adımları bu şekliyle atmasını isteyen var mıdır?

ABD Başkanı tartışmalı seçim sürecinin sonunda Biden başkanlık koltuğuna resmi olarak oturduğunda Türkiye’nin iç siyasetine ele atmaya başlarsa bu sorunlu alanlara yönelik olarak kimler nasıl bir tavır içinde olurlar?

Bu dört alanda da bugün de iktidarın direnci, kararlılığı, sağlam iradesi neyse ben de aynı noktadayım hatta daha da dirençli olacağım diyebilen kimlerdir?

“Bu dört alanı uzlaşmaz sorun olarak üreten ve sürdüren sensin. Bu yüzden de bundan vazgeçmesi gereken de sensin. Ben de iktidar olsam aynı kararlıkla bu dört alanda sonuna kadar mücadele ederim. Sakın ola ki, benim taviz vereceğimi aklından geçirme. Başkan koltuğuna hazırlanan Biden’ın, daha başkan yardımcısıyken Türkiye’nin iç siyasetine yönelik sarf ettiği o sözleri bir kez daha reddediyorum. Seçimle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bize destek vererek, devirmek gerektiğini söylüyordu ya, sakın bizim işimize karışmayın. Bu destekle benden ne isteyebileceğini kestiriyorum. Sakın ola öyle bir beklentiye girme.” Bu sözleri hangi muhalefet partileri söyleyebilir?

Bunları zamanla anlayacağız. Ancak resmi olarak daha başkanlık koltuğuna oturmamışken alelacele Biden’ı hararetle tebrik eden siyasi parti liderinden çok umutlu olmayacağımızın üzüntüsü içindeyiz…

Görünen o ki; Biden ile Türkiye’nin siyasi aktörlerinin sınavı başlayacaktır. Bakalım kimler bu sınavda başarılı olacaktır…

Not: Türkiye Cumhuriyeti’nin Banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 82’nci yılında saygı, rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.