• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
8 Kasım 2016 Salı

HDP’nin barış ve demokrasi maskesi…

HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla başlayan hukuki sürecin gereği yerine getirildi. Yargının çağrısını meydan okuyarak reddedenlerin, mahkeme süreçleri başladı. Bundan sonrası için somut verilerin ışığında terör örgütüyle HDP’li milletvekilleri arasındaki organik bağın hukuki boyutları çok daha net olarak anlaşılacak.

Bu durum aslında HDP açısından 7 Haziran seçimi sonrası giderek belirginleşen pozisyonunun doğal bir yansıması.7 Haziran seçimi sonrası aldığı oyun kıymetini bilmeyen HDP, süratle seçim öncesinin siyaset dilini değiştirerek, PKK terör örgütünün üzerindeki vesayetinin aktifleşmesine boyun eğmiştir.

7 Haziran seçimi sonrası HDP’li milletvekilleri birbirleriyle yarışırcasına terör dilini kullanmaya başlamıştır. Sırtlarını PYD’ye YPG’ye yasladığı ifade edenler, devleti ve milleti, PKK’nın tükürüğünde boğmakla ve PKK terör örgütünün keleşinin namlusunu doğrultmakla tehdit edenler sözde milletvekili sıfatını taşıyanlardı. Bu tavır barış ve siyaseti kurşunlayan bir tavırdı. Oysa aldıkları oy siyaset içindi, terörün çözümü içindi, barış içindi ve halkın bu talepleri de hiç kuşkusuz son derece kıymetliydi. Ama halkın barışa dair talepleriyle edinilen oyla daha etkin siyaset fırsatı yakalayan HDP’ ye PKK izin vermedi.

Terörün çözümüne dair yürütülen barış sürecinin hiçbir aşamasında da PKK siyasete izin vermedi. Çünkü PKK’nın arkasında terörü araçsallaştırarak duran küresel baronların siyasi çıkarları vardı ve bu da barış ile çelişiyordu. Çözüm süreci zaman içinde yerli bir çözüme dönüştükçe küresel terör baronlarının ve maşalarının rahatsızlığı arttı. Terör örgütü, barış için atılan her adımda buna karşı çıktı ve silah demeye devam etti. Nitekim terör saldırılarını sürdürmeye gayret etti. Sonunda devlet, çözüm sürecinin amacından sapması ve PKK terörünün tekrar boyut kazanması sonucu PKK terör örgütüne yönelik kapsamlı operasyonlar başlattı.

Şehirleri yaşanmaz hale getirmeye çalışarak, hendekler kazarak, çocukların ellerine boyları kadar silahları tutuşturup, hedef olmaları için hendeklerin ön saflarına yerleştirip , “devlet çocuk öldürüyor” kirli propagandasını yaparak, PKK-HDP bütünleşmesi içinde ne barıştan, ne demokrasiden, ne de hukuktan söz edilebilir.

HDP’nin rotası sadece PKK terör örgütüyle değil aynı zamanda örgütün Suriye kolu PYD-YPG ile de iç içe geçti. Suriye’nin kuzeyindeki topraklarda, Türkiye sınır hattı boyunca oldu bittiye getirilerek oluşturulmaya çalışılan terör koridorunun cazibesine kapılan HDP, bütünüyle küresel baronların çıkar senaryolarına bel bağlamıştır. Bu topraklardan kopmuştur. Siyaset zemini erimeye başlamış, oy oranı erime sürecine girmiştir. Çünkü bölge halkı; devletin barış adına ne gerekiyorsa yapalım yeter ki yerli ve milli bir çözüm olsun ve kan akmasın anlayışına, fedakârlığına rağmen bunun değerini bilmeyen, PKK terör örgütüyle bağını kopartamayan, aksine onun uzantısı olarak pozisyon alan HDP çizgisine mesafe koyması şaşırtıcı olmamalı.

7 Haziran seçimi sonrası hükümet kurulamaması üzerine oluşturulan seçim hükümetinde iki bakanlıkla yer alan HDP, geçici de olsa siyaset zemini olan bu pozisyonunda bile duramadı ve Kandil’in talimatlarına göre hareket etti. Süratle HDP’nin seçim için kullandığı barış ve demokrasi maskesi düştü.

Ne ettiyse HDP kendine etti. Barış ve demokrasiyi kurşunlayanlarla birlikte hareket etti ve tabii ki en çok da ona barış için oy verenlere ihanet etti.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Kültür ve  Turizm Bakanlığınca tarihi,  kültürel, mimari, ekonom

Beyoğlu dünya sahnesine çıkıyor

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi