• $8,3362
  • €10,1272
  • 491.516
  • 1443.08
05 Mayıs 2018 Cumartesi

Erdoğan düşmanlığı projesini sahaya sürenler

İktidar- muhalefet zemininde seçime ilişkin saflar netleşiyor. Son olarak CHP’nin başını çektiği muhalefet cenahından 4 parti bir araya gelerek, parlamento seçiminde ittifak yapmaya karar verdiler. Öte yandan CHP’nin cumhurbaşkanı adayının da belli olmasıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısına CHP’nin başını çektiği muhalefet cenahından 3 cumhurbaşkanı adayı da netleşmiş oldu.

Bu tablo karşısında siyasetin seyrinin ve seçim sürecine ilişkin taraflar netleşmiş oldu. İki ayrı ittifakın seçime bakışındaki farklılıklar, ittifakların oluşmasının esasa nedeni olarak belirginleşiyor.

Buna göre AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı, 15 Temmuz sürecinin ürünü. Yenikapı buluşmasıyla hem hal olan ortak kaygının ve mücadele ruhunun bir tezahürü olarak olgunlaştı. Her türlü farklı bakış ve değerlendirmelerin üstüne çıkan memleket meselesi ana zaviyeyi belirledi. Bu zaviyeden görünen açık ve netti ve buna göre Türkiye açık bir saldırı altındaydı. Üstelik geriye dönük; Gezi kalkışması, 17/25 Aralık hukuk darbesi, hendek terörü ve Suriye’nin kuzeyinde yaşananlar gibi sürekli Türkiye’yi yıpratmaya, geriletmeye ve geleceğine ipotek koymaya dayalı kirli ve karanlık saldırılara maruz kaldı. Her defasında bu saldırılar, güçlü ve dirayetli bir liderliğin halkla kurduğu dolaysız, sahici ve samimi bağla ve buna dayalı sağlam bir iradeyle püskürtüldü. Her defasında şer planı boşa çıktı. Bu karanlık ve kirli oyunları ve planları hazırlayanlar her defasında çok daha fazla hırsa büründüler ve asla pes etmediler. Giderek hedefe doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı koyarak, açık- örtülü her türlü zemin ve araçları kullanarak kara bir propaganda sürecine koyuldular.

Dış cephelerde teröre ve arkasındaki güçlere karşı verilen mücadelede Türkiye’nin direnci, kararlılığı ve başarısı sürüdükçe, iç cepheye her zamankinden çok fazla yöneldiler ve daha zahmetsiz bir siyasi kulvar yapılandırarak sonuca gitmeyi yeğlediler.

Önce 2019 seçim takvimi için kolları sıvadılar, seçimlerin öne alınma ihtimalini de gözeterek pozisyon aldılar, hazırlığa başladılar. Türkiye düşmanı küresel sömürü ve terör baronlarının geliştirdikleri ve sahaya sürdükleri “Erdoğan düşmanlığı” projesiyle seçim sürecinde siyasi sonuç alabilmenin hesaplarına koyuldular. Buna göre; ikna süreçleri, ödüllendirme çabaları, itibar görecek destekleri derinleştirme gayretlerini zaman içinde adım adım uygulayabileceklerini ve sonuç alabileceklerini hesapladılar. “Erdoğan düşmanlığı” projesinin bir ürünü olarak ortak bir adayı saptamayı, bunu da “Erdoğan’sız Türkiye” ve “Erdoğan’sız AK Parti” hedefinin bir gereği olarak sahaya sürmeyi planladılar. Zaman içinde bunun mümkün olabileceğine ve başarabileceklerine büyük umut bağladılar. Küresel merkezlerden ekonomik saldırılarla da siyasi atmosferi rüzgarlı hale getirerek, hedeflerine daha kolay erişebileceklerine inandılar.

Ama bir anda beklemedikleri bir şey oldu. Seçim tarihi çok erken bir tarihe alındı ve dört koldan girişecekleri ve anacak zaman içinde olgunlaştıracakları tüm planlar ve hesaplar sekteye uğradı. Çaresiz olarak, bu duruma göre de ne yapılabilecekleri telaşı içinde birçok şey yine de denediler. AK Parti içinden aday devşirmeyi, milletvekili transferleri yapmayı, çelişkileriyle birbirinden çok uzak partileri, fikirde değil, karşıtlıkta bir araya getirmeyi ve ekonomide derecelendirme kuruluşlarının ağustosta açıklayacağı notları alelacele ve siyasi kararla hemen açıklayarak, sonuç almayı denediler.

Şimdi geldikleri noktada; cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ın bileğini bükemeseler de, parlamento seçiminde hükümeti kilitleyebilecek bir çoğunluğu elde edebilme hesabına ve hevesine giriştiler. Bu beklentiye göre; yeni sistemi işlemez kılarak, gerekirse yeniden ülkeyi erken seçime sürükleyerek, bu defa ikinci hamleyle yine “Erdoğan’sız Türkiye” hevesini tazelemeyi hedeflemiş durumdalar.

Ancak unutulmamalıdır ki; yüreği ve zihni bu topraklarla yoğrulmamış, onunla hem hal olmamış, sahte yüzlerin sürekliliği olamaz. Er ya da geç tüm maskeler düşer…

<p>İşgalci İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik müdahalesi devam ederken,

Kudüs'te tepki çeken görüntü! Mescid-i Aksa'dan alevler yükselirken Yahudiler Kudüs Günü'nü kutladı

Define arar gibi aradılar! Yüksek fiyatlara alıcı buluyor

Sinovac'dan aşı açıklaması: Türkiye'ye üretim lisansı verdik

İşgalci İsrail, sivillerin yaşadığı 9 katlı binayı bombaladı