• $8,2772
  • €10,0166
  • 482.891
  • 1427.73
24 Eylül 2016 Cumartesi

BM kürsüsünden insanlık vicdanının sesi…

Birleşmiş Milletler (BM )zirvesine katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurul’da bir kez daha “dünya 5’ten büyüktür” diyerek mevcut sistemin adaletsizliğine işaret etti.

Esasen mevcut uluslararası yapının tam olarak bir sistem olduğunu da söyleyemeyiz. Zira bir yapının sistem olarak anılabilmesi için kolayca tarif edilebilir olması gerekir. Bugünkü uluslararası ortam bundan yoksundur.

Hangi kurum üzerinden bu tarifi yapabiliriz? Dünyanın en çatı örgütü olması gereken BM yeterince çatı mıdır? Kurucu antlaşmanın ilk satırları dünya güvenliğini ve barışı sağlamakla yükümlü kıldığı BM’nin dünyanın tüm halklarını koruyucu işleviyle kucaklayabilmekte midir? Bugüne değin tüm mazlumların gözü, kulağı ve derdinin dermanı olabilmiş midir? Uluslararası hukukun odağı, referans kaynağı, uygulama birikimi olması gereken yegâne kurum hiçbir şekilde olamadığının farkında mıdır?

BM konusunda cevabı olumsuz olan bu tür soruların sayısı artırılabilir. Durum bu denli açıkken, BM kurullarında hiçbir şey olmamış gibi davranmak, sözde hukuktan, barıştan, adaletten söz etmek sahteliktir, ikiyüzlülüktür. Beş aktörün kilitlediği sistem dünya sistemi değildir. Çatısı üzerine çökmüş, hukukun ve adaletin değil çıkarların ve güçlülerin kumandasına mahkûm olmuş bir yapıdan güvenlik ve barış ve adalet üretmesini beklemek boş bir hayaldir. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu hayalle avunanlara uyanmalarını istiyor. Hukuku ve adaleti kelepçeleyenlere karşı direncin artırılmasını ve asla boyun eğilmemesi gerektiğini vurguluyor.

BM kürsüsünde aslında iki zıt aktör tipi dünyaya hitap etmiş oluyor. Birincisi sahteler, ikiyüzlüler, maskeliler. Bunların dilinden düşürmedikleri demokrasi, insan hakları, barış kavramlarının arkasında kaos stratejileri, çıkar ve güç maksimizasyonu ve bu uğurda yeri geldiğinde terör örgütleriyle işbirliği, yeri geldiğinde ülke işgalleri var. Kan var, gözyaşı var, zulüm var.

İkinci örnekte ise; sahiciler, samimiler, vicdanlılar, yürekliler var. Bunların dili de yüreği de bir. Bunların vicdanları çoraklaşmamış, zihinleri zalimleşmemiş. Bunların kalp gözleri hep açık. Vicdanla akıl arasındaki bağları her daim sağlam. Bunların yüreği de beyinleri de her daim mazlumlarla iç içe ve bunlar her daim ezilenlerin nefesi, özgüveni.

İkinci örnekteki aktörlerin, simaların sayısı da çok değil. Onlar tarihte seyrek rastlanan ama asla unutulmayanlardır. Tarih yazmaya aday, mücadelesiyle insanlığa örnek olanlardır. Eğilmeyen, dik duranlardır.

BM kürsüleri için ikinci örnekteki aktörler; hitaplarından çekinilen, söylediği gerçeklerle yüzleşmekten rahatsız olunanlardır. Onların hitapları tüm mazlumların tercümanlığıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan; BM kürsüsünden ikinci kez benzer hitabıyla sahiciler, samimiler, vicdanlılar, yürekliler grubundandır. Aslında belki de dünyada başka da örneği yoktur.

<p>AK Parti tarafından 'CHP yalan üretim merkezi' adıyla yayınlanarak '128 milyar dolar nerede?' tar

CHP'yi sarsan çizgi film: İlham kaynağı Muharrem İnce

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı