• $ 5,7252
  • € 6,3504
  • 271.476
  • 106846
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Barış Pınarı'nın sonuçlarını hazmedemeyenler

Barış Pınarı Harekatı’yla Türkiye emperyalizmin kirli oyununa büyük darbe vurdu. Garnizon devlet tasarımını yerle bir etti. Bu durumu bir türlü kabullenmeyen içimizde bazı muhalifler yaşananları gölgelemek için her yolu deniyorlar. Olmayanı varmış gibi, var olanı yokmuş gibi göstermeye çabalayarak, Türkiye’yi kaybedenmiş gibi takdim edip, ABD’ye teslim olmuş gibi algı oluşturmanın peşindeler.

Türkiye’nin diplomatik mücadelesine rağmen, ABD’nin vazgeçmediği projesini devam ettirmeye çalışırken, Türkiye; “yeter bıçak kemiğe dayanmıştır” diyerek, ABD’ye rağmen Fırat’ın doğusuna müdahale etmiş, kendi göbeğini kendisi kesmiştir. Bu süreçte ABD içinde köşeye sıkışan Trump yönetimi, yaptırım tehditlerinin de işe yaramayacağını anladığı için içeride durumunu büsbütün zor duruma sokmamak adına Ankara’da masaya oturmak zorunda kalmıştır.

Bu gerçeği gölgelemek isteyenler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağlam iradesini, dik duruşunu yok saymak isteyenler, ABD Başkanı Trump yerine Başkan Yardımcısı Pence ile yapılan görüşmeyi tartışma konusu yapmaya çalıştılar.

Sonrasında mektup meselesini her şeyin önüne koymaya gayret ettiler. Bugünde bu çabanın içindeler. Atla arabanın yerini değiştirmenin gayretindeler. Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yazdığı asla kabul edilemez olan, seviyesiz mektuba en okkalı cevap, mektubun harekatı durdurma çabasının hiçe sayılmasıyla verilmiştir. Şimdi de muhtemel ABD ziyaretinde mektup geri götürülerek, gerekli cevabın bir kez daha verileceği ifade edilmiştir.

ABD’nin neredeyse tüm medyası ve siyasileri Trump’ın Erdoğan’a nasıl teslim olduğunu günlerdir yazıp söylerken, Türkiye’nin istediğini aldığını her fırsatta vurgularken, içimizdeki bazı muhalifler (gerçekte neye, niçin muhalif oldukları bugünlerde daha iyi anlaşılan) ısrarla bu başarıyı göstermemeye, karalamaya, gölgelemeye çabalıyorlar. Acı bir durum aslında.

Bu zatlara; nasıl olur da PYD konusunda ikircikli bir tutum sergilersiniz, PYD’yi terör örgütü saymayan beyanatları nasıl verirsiniz diye sistem etseniz hemen geçmişe dönüp, o geçmişle kavga etmeye başlar, iktidarda geçmişte çözüm sürecinde şöyle yapmıştı tekerlemesiyle bugün yaptıkları yanlışları örtmeye çalışırlar. Onlara; Mehmetçik cephede emperyalizme karşı mücadele verirken, nasıl olur da “neredeyse tüm dünyayı kendimize düşman ettik” derseniz ve nasıl olur da bir FETÖ yalanı olan “tüm dünyadan teröristleri toplayarak Suriye’ye getirdiler” cümlesini kolayca sarf edersiniz dediğimizde de yine geçmişle cevap vermeye çalıştıklarını görürsünüz.

Esasen yapmak istedikleri çok açık. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararlı önderliğiyle Türkiye’nin üç askeri harekatla emperyalist kirli oyunu bozmasını; öncelikle önemsizleştirme, değersizleştirme ve yanlış bilgilendirme yoluyla hem zihinleri karıştırmak, hem Cumhurbaşkanı’nın hanesine bir başarının yazılmasını engelleyebilmek, hem HDP ile olan örtülü ittifaklarının zarar görmemesine çalışmak, hem de ABD ile zıtlaşmamak.

Bu türden muhaliflerin aslında neye muhalif oldukları neye yandaş oldukları da çok açık. Trump’ın mektubuyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlere sözde çok içerlemiş pozları takınanların, Barış Pınar’ı Harekatı sonrasında ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde başlatılan Türkiye’yi karalamaya yönelik, çocukları katlettiği, kimyasal silah kullandığı gibi alçakça yalanlarına karşı göze çarpan tek bir çabasına rastlayamazsınız. Ne sosyal medyada karşı bir söz,bir hamle, bir kelam ne de TV ekranlarında bu duruma ilişkin sahici bir tepki görebilirsiniz. Aslında bu zatların içine düştükleri durum trajikomik bir durum.

Belki; “gerçek çizmelerini giymeden yalan dünyayı iki kez dolaşır” ama gerçeklerin de eninde sonunda açığa çıkmak gibi bir huyu vardır.

O gerçek ki; Türkiye yeniden istiklal mücadelesindedir ve çarpışa çarpışa, direne direne sonuç almaya başlamıştır ve bugün bu durum ABD devletinin dengesini bozmuş durumdadır.

İçimizdekilerin dengesinin bozulması ise; en acısı, en ibretlik olanıdır...

<p>Duayen tiyatro sanatçısı Nejat Uygur’un ölüm yıl dönümünde ailesi ve sevenleri onu yalnız bırakma

Nejat Uygur, Ölümünün 6. Yıl Dönümünde Mezarı Başında Anıldı

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Uçaklarda sürpriz değişiklik: Yeni dönem başlıyor

EURO 2020'yi garantileyen takımlar