• $8,4853
  • €10,06
  • 494.174
  • 1413.8
3 Mart 2019 Pazar

Mazlumların yüzü “suyu” hürmetine!

Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Prof. Dr. Cevdet Erdöl
YAZARIN SAYFASI

Birleşmiş Milletler ’in “su stresi” raporuna göre dünyanın yüzde 20’si (30 ülke) büyük su sıkıntısı yaşıyor. 2025’te, nüfusun yüzde 48’ini barındıran 50 ülkenin su sıkıntısı çekeceği tahmin ediliyor.

Rapora göre gayri sıhhi içme suları ölüm nedenlerinin başında geliyor ve temiz olmayan su kullanımı nedeniyle her yıl 250 milyon kişi hastalanıyor ve bunlardan yaklaşık 10 milyonu ölüyor.

Dünyadaki 1,2 milyar kişinin su için en az 15 dakika yürümesi gerekiyor. Oysa sadece düzenli el yıkamak bile su kaynaklı hastalıkları yüzde 35 oranında azaltmaya yetiyor.

Batılıların sadece %2’si temiz suya erişim sorunu yaşarken Afrika ve Orta Doğu’da yer alan 30’a yakın ülkede bu rakam yüzde 65 gibi çarpıcı rakamlara ulaşıyor.

Mesela bir ABD’li günde ortalama 700 litre su harcarken, bir Avrupalı 200, bir Filistinli 70, bir Haitili ise ancak 20 litre tüketebiliyor.

Afrika’da çok sayıda göl, nehir ve yeraltı su kaynağı bulunmasına rağmen bu zenginliğin tüketime yansımaması aklıma Merhum Necip Fazıl’ın şu şiirini getiriyor:

“Allah’ın on pulunu bekleyedursun on kul;

Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul.

Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa;”

Afrika’nın bugün yaşadığı açlık ve susuzluğun nedenini yine bir Afrikalının şu ifadelerinde çok rahatlıkla bulabiliriz: “Batılılar Afrika’ya geldiklerinde onların ellerinde İncil, bizim ise topraklarımız vardı. Gözlerimizi kapatıp dua etmemizi istediler. Gözlerimizi açtığımızda onlarda topraklarımız bizde İncil vardı.”

Gittiği her yere kan ve gözyaşı götüren, attığı her adımı ölümler ve felaketlerle nihayetlendiren Batılı emperyalist vampirler asırlardır dişlerini Afrika’nın boynuna geçirmiş ve bu mazlum coğrafyayı bir damla suya muhtaç hale getirmişlerdir.

Bu vahşi zihniyet kendi insanına, “Su, cam şişe içinde mi pet şişe içinde mi olmalı” lüksünü sunarken, suyunu sıkarak sömürdüğü insanlara çamurlu suları bile layık görmemektedir.

Sömürülenin susuzluktan, sömürenin ise obeziteden ölmesi, ağlayanın malı gülene kâr etmez atasözünün ilahi bir tecellisi olsa gerek!

Bu kanayan yarayı susuzluktan kuruyan bir yaraya dönüştüren hasis anlayış medeniyeti ve insani değerleri sulandırmaktadır.

Şanlı bir ecdadın şerefli evlatları olarak, atalarımızdan devraldığımız “Ya Valiyete Külli Mazlum” (Tüm Mazlumların Sığınağı) emanetini milli gelirinden önemli bir payı küresel yardıma ayıran dünyanın en cömert ülkesi “Türkiye” gerçeği ile gerek devlet organları gerek vakıflar eli ve gerekse de bireysel hayırsever girişimlerle ifa ve ihya ederek Afrika’nın boğazını sıkıp suyunu içen sömürge vampirlerine inat, su kuyuları, ağaçlandırma, tarım faaliyetleri ve eğitim ile hayat yeşertmeye ve yüzleri güldürmeye talibiz.

Tek gayemiz Afrika’da halâ Sultan Abdülhamid Han adına okunan hutbelerin ulvi bir yansıması olarak bu toprakları su ile buluşturarak mazlumların gönlünde Devlet-i Aliyye özlemini yeşertmektir.

Merak Ediyorum:

Dünya’da kaç kişi susuzluktan ölen çiçeğinin ölümüne bir Afrikalının açlık ve susuzluktan ölümü kadar üzülmektedir?

Sağlık ve afiyet içinde kalınız.

<p class='MsoNormal'>Ören'de söndürme çalışmaları devam ederken bir isim  dikkatleri üzerine çekti.

İbrahim Çelikkol termik santrale yaklaşan alevleri söndürmek için ekiplere destek oldu

Tarihi değiştiren araştırma: Machu Picchu'nun bilinenden daha eski olduğu ortaya çıktı

Kemerköy Termik Santrali'ne yaklasan yangin havadan görüntülendi

Evsel atıklar burada elektrik enerjisine dönüşüyor