• $8,7341
  • €10,3768
  • 497.315
  • 1391.06
18 Ağustos 2019 Pazar

Dijital fitne

Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Prof. Dr. Cevdet Erdöl
YAZARIN SAYFASI

Teknoloji çağı, sunduğu imkanlar ile fikrimizi, niyetimizi, amacımızı ifade edebilme anlamında bizlere sayısız fırsatlar sunmaktadır. Bu fırsatların başında ise kendi adımız ve irademizle kurup kullanabildiğimiz adeta “ofisimiz” hüviyetinde olan sosyal medya hesapları gelmektedir.

Kendi adımız ve irademiz ile dedim lâkin; kendine uydurduğu “takma ad” ile sosyal mecralarda boy gösteren ve amacı sadece umuma malolacak konuları fitne tütsüsü ile buğulayıp kem yüreklerini ortaya koymak olan şahsiyet yoksunu, ihanet ve tefrika mümessillerinden de bahsetmezsek tablonun vahamet içeren acı ve tehdit dolu muhtevasını hakkettiği muameleye tabi tutamamış ve dahi bu cerahati kurutma yolunda yeterince çaba sarf etmemiş oluruz.

Bu anlamda önemli bir iki veriyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Sosyal medya devi Facebook’ta uzun yıllar kullanıcı sayısının artırılmasından sorumlu birimin yöneticisi olarak görev yapan Chamath Palihapitiya, Standford Üniversitesi’nin işletme bölümü yüksek lisans öğrencileriyle yaptığı söyleşide, büyümesine katkıda bulunduğu şirketin dünya genelinde sivil topluma verdiği zararlara değinirken ‘muazzam bir suçluluk’ hissettiğini itiraf ederek “Sivil toplum diyalogu yok, beraberlik yok. Sadece bilgi kirliliği ve çarpıtma var.” ifadelerini kullanmıştı.

Sosyal medyanın zararlı etkilerini inceleyen Uluslararası Yönetişim İnovasyon Merkezi (CIGI) de sosyal medyanın politik kutuplaştırmayı artırdığı ülkeler arasında ülkemizin %70 ile açık ara birinci olduğuna dikkat çekmişti. Gerek Chamath Palihapitiya’nın itirafı gerekse CIGI‘nın yayınladığı verileri sosyal medyanın hain bir zihniyetin elinde pekâlâ bir ahlaki ve zihni katliamın zemini olabileceğine dair düşüncelerimi doğrulamaktadır.

Maalesef Sayın Cumhurbaşkanımızdan tutunuz da sade vatandaşa kadar pek çoğumuz sosyal medyaya çöreklenmiş fitne tacirlerinin hakaret, iftira ve ihanet tutumlarına ülkece maruz kalmaktayız. Çoğu zaman bizzat muhatabı biz olmasak bile dağılan huzur ortamı ile bu tablonun etkilerine katlanmak zorunda kalıyoruz.

Şahsen “sosyal süprüntü” olarak tanımladığım bu kimliksiz kullanıcıları tıpkı 15 Temmuz’da kimliklerini, görev ve imkanlarını milletine karşı kullanan hain darbe girişiminin failleri kadar tehlikeli görüyorum.

Hatta belki de daha tehlikeli!

Zira ortada bir tehdit var lâkin muhatap yok!

Ortada bir cinayet var lâkin katil cezalandırılamıyor! 15 Temmuz bir geceydi ve şükür ki milletimiz engin feraseti ile bu geceyi destanlaştırdı ama bu kimliksiz “sosyal süprüntü” tehdidi her gece ve gündüzün değişmez “darbe” unsuru olarak her cihetten bir kuşatmayı içinde barındırmakta ve tüm donanımı ile bir ihtilal rüzgarını hayatımızın her safhasında sinsice estirmektedir! Kanaatimce bilgiye ulaşma mecrası olması beklenen alanlar fitneye bulaşma, fitne ile buluşma, ihanetle tanışma alanları olmamalıdır... Bu fitne rüzgarının rüzgâr gülleri terbiye ve tadil edilerek, faillerinin (PKK, FETÖ, DHKP-C…) gönüllerince at koşturmaları engellenmedikçe bu durum düzelmeyecek, kendiliğinden tadil olması mümkün olmayacaktır. Fitne tetikçisi “parmakların” klavyeler aracılığı ile ülkemizin birlik ve bütünlüğünü, milletimizin huzurunu hedef almasına izin vermemeliyiz. İstiklal ve istikbalimizin korunma zorunluluğu tehdit altında bulunduğumuz tüm mecraların varlığı kadardır. Bu uğurda hafife alınacak, mazur görülecek, gülüp geçilecek hiç ama hiçbir sebep mazur görülmemelidir.

Gerektiğinde kanımızla sulayarak vatanlaştırdığımız bu toprakları, dijital lejyonerlerin fitne taarruzlarına teslim edemeyiz, etmemeliyiz!

Devlet bekası tavrımız her mecrada kaim ve muktedir olmalıdır.

Merak Ediyorum:

Bu bayramda kaybettiğimiz 52 canımızın ardından… Sıfır can kaybının olduğu bir bayram yolculuğu bizim için ütopya mıdır?

Sağlık ve afiyet içinde kalınız

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumunun açılışında, 'Uluslararası toplum salgını

Başkan Erdoğan: Uluslararası toplum iyi bir imtihan veremedi

Gaziantep'te UNESCO listesinde bir açık hava müzesi: Yesemek

İstanbul'da sağanak yağış hayatı olumsuz etkiliyor

İngiliz Kraliyet ailesi de Türkiye'den sipariş ediyor: Kilosu 50 lira!