• $8,7249
  • €10,4031
  • 500.573
  • 1414.15
23 Mayıs 2021 Pazar

Çocuk katliamı var, Unıcef ortada yok: Ya ölenler israilli çocuklar olsaydı?!

Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Dinle
YAZARIN SAYFASI

İnsan gelişim dönemlerinin en hassas ve ilgiye, sevgiye muhtaç dönemi; gelişimsel birikimlerin temellerinin atıldığı, biyolojik, psikolojik ve sosyolojik açıdan bir inşa süreci olarak görülen bölümüdür çocukluk. Bu dönemde tanışırız hayatla. Çocukken başlarız anlamaya, algılamaya, anlamlandırmaya. Ve her insan için çocukluk döneminin de her dönem olduğu gibi olmazsa olmaz ihtiyaçları vardır. Birçok bilim insanının temellendirdiği, sınıflandırdığı ihtiyaçlar manzumelerini okuyoruz. Ve bir insan olarak bu ihtiyaçları yaşıyor ve de gözlemliyoruz.

Her coğrafya, her ülke, her şehir; her ev ve aile şartlarına kadar hayatın her mecrası, kendine özgü imkânlar barındırır. Ve insan içinde doğduğu şartların bir edilgenidir diyebiliriz bu bağlamda. Zengin ve geniş imkanlar içerisine doğan çocuklar için hayatın tanımı başka iken, yoksun şartların çocukları için ise bu tanım bambaşkadır. Lâkin biliyoruz ki, temelde tüm insanlar için adalet ve hak temellilik esastır. Özel alanlarında diledikleri özgürlüğü yaşayan insanlara birşey denilemeyebilir. Fakat, kesişen ortak ve sosyal alanlardaki özgürlükler bir başkasının sınırına kadar özgür olabilir diye tanım bulabilir ancak.

Çocuklar özelinde bu özgürlüğün adı daha çok çetrefilli, karmaşık ve girift değildir esasen. Bir balon, bir uçurtma, bir şeker belki... Çocuklardan almaz mıyız zaten en masum hayat derslerini. Şimdi o masumiyetin kana bulandığı bir yeri konuşalım isterseniz sevgili okurlarım.

Filistin son yüz yılın en vahim denklemlerinden biri değil mi sizce de? Filistin'de çocuk olmak isteyen kaç kişi çıkar aramızda. Bırakın çocuk olmayı, taş bile olunmaz zulmün kol gezdiği bir zeminde.

Hitler'in zulmünden kaçıp "Annelerimizi, babalarımızı, ailelerimizi öldürdüler; siz de bize sırtınızı dönmeyin" diyerek, sığındıkları Filistin'de çocukları sırtlarından vuruyorlar şimdi, bir zamanlar zulümden kaçan o insanların çocukları. Ölüm için makul sebep aranmaz elbet. Bu çocukların ve şehit edilen o masumların sebebi ne acaba? Vadedilmiş (!) topraklarda hangi vaat ile çocuklar toprak altına itiliyor olabilir. "Ya dünya, sessizliğini neye borçlu acaba" diye sormadan edemiyor insan.

Bir ses var elbet. O ses Türkiye'den, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan yükseliyor. Her zaman olduğu gibi. Ama bu bir küresel sorundur. Filistin'deki İsrail zulmü küresel bir insanlık suçudur. Hukuksuzdur, meşru mesnetlerden uzak, vicdansız ve izahsızdır. Bu terörü haklılaştırma gayretinde olanlar da bu zulmün paydaşıdır, yoldaşıdır!

Şimdi; Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Dünya Sağlık Örgütü, İslam Kalkınma Teşkilatı, NATO... ve dünyada sorumluluk taşıyan her ne kadar kurum ve kuruluş varsa bu zulmü raporlandırmalı, çözüm yollarını hayata geçirmelidir. Yetim ve öksüz kalan, o küçücük canlarını mermilere, bombalara, füzelere teslim eden masumlar için harekete geçilmelidir.

Kınamaktan öteye gidemeyenler de kınanmalıdır artık. Bir terör, bir kıyım, bir zulüm dünya kamuoyunun önünde cereyan ettirilmemelidir artık. Kendi üstünlüğüne inanmış ve başkasına tahammül edemeyen İsrail; hukukun, adaletin ve yaptırımların üstünlüğü ile tanışmalıdır artık.

Burada özellikle bir sitemimi dile getirmek ve özellikle bu kurumu kınamak istiyorum.

1954 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından çocuk haklarının korunması adına tanıtım ve savunma çalışmaları yapmak, çocukların temel gereksinimlerinin karşılanmasına yardımcı olmak ve çocukların potansiyellerini eksiksiz biçimde gerçekleştirmek için fırsatlar yaratmak üzere görevlendirilmiş olan Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu kısacası UNICEF Filistin'de ve dünyanın pek çok yerinde katledilen çocuklar için ne yapmaktadır? UNICEF Filistin'de bombalanan bebek ve çocukları sorumluluk alanının dışında mı tutmaktadır? Kendilerinden bu vahşete dair bir açıklama dahi gelmemiştir. Mazlumların sesi olması beklenenler, zalimlerin sessiz ortakları olmuşlar maalesef sevgili okurlarım.

Çocukları dağa kaldıran, orada onlara her türlü rezilliği yaşatan PKK'yı göremeyen UNICEF terör devleti İsrail'in Filistin'de çocuklara yaptığı katliamı da görmemektedir.

Çocukları korumakla görevli bu teşkilat, İsrail tarafından kaç çocuğun katledildiğini, ne kadarının sakat bırakıldığını, ne kadarının yetim-öksüz bırakıldığını bilmekte midir? Bunlara ait herhangi bir veri paylaşımı var mıdır?

Zulme rıza da zulümdür. Zalime karşı ses çıkarmamak ona suç ortaklığı yapmaktır.

Acaba Filistinli çocukların değil bir insan, "herhangi bir canlı olarak dahi en ufak bir değeri yok mudur?" diye düşünmeden edemiyor insan!

Sadece UNICEF değil, tüm insanlık adına utanç verici bir durum! Yazıklar olsun.

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, yüzde 19 olan politika faizini d

Merkez Bankası'nın yüzde 19 olan politika faiz oranı değişmedi

İstanbul'da ''Yeditepe Huzur Uygulaması'' gerçekleştirildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, GDAÜ toplantısında konuşma yaptı

Anzer Yaylası'nda arıcıların bal mesaisi başladı