• $7,3735
  • €8,9381
  • 436.177
  • 1457.79
14 Ağustos 2011 Pazar

Tunceli değil, Dersim

Geçen hafta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'le danışmanı Ayşe Keşir'i ziyarete gittim. Bakan Hanım, 'Hadi Tunceli'ye gidiyoruz!' deyince koşarak en yakın ayakkabıcıdan ayağıma spor ayakkabı geçirdim, yarım saat sonra uçaktaydım. Yanımda ne bilgisayar ne kayıt cihazı! Yoğun geçen iki günlük seyahatin izlenimlerini gece yarısı otelin bilgisayarında yazıp yolladım gazeteye. Bir bölümünü gönderememişim maalesef. Dersimlilerden gelen e-postalar üzerine bu yazıyı yazmak farz oldu(!)
Öncelikle devletin 'tunç eli' yerine, 'Dersim' adını sahiplenmekte sonuna kadar haklılar. İlin adının bir an önce değişmesi, geç kalmış özrün ilk adımı olacak diyorlar.

Herkesin Bildiği Sır: Dersim
Değerli isimlerin yazılarıyla katkıda bulunduğu Herkesin Bildiği Sır: Dersim kitabı 2010 yılında yayımlanmıştı. Kemal Burkay, Stockholm'den göndermişti yazısını. Ne mutlu, artık bizimle!
Kitabı derleyen Şükrü Aslan giriş yazısında şöyle diyor,
'Dışarıdan Dersim-Tunceli ile kurulan temas ve onu tarif etme biçimi hemen her zaman iktidarların siyasal çizgisine ve sistemin beklentilerine göre gerçekleşti. Dersimlilerin kendilerini nasıl ve hangi kimlikle tanımladıkları ise aslında pek önemsenmedi. Bu durum bugün de değişmiş değildir. Modern tabuların çözülmesiyle Dersim'in kültürel kimliği ve toplumsal yapısına yönelik büyük tahribatın üzerindeki perde aralanırken, hakim söylem bu kez daha 'sevecen' bir dönüştürücü güç olarak görünür olmaya başladı.'
Kemal Burkay'a siyasi iktidarca gösterilen (elbette hak ettiği ama tüm solculara komik gelen) 'sevecen' ilginin nedenini, Aslan bir yıl öncesinden yazmış sanki(!)
KEMAL BURKAY'IN SOSYALİSTLİĞİ VE SAĞCI ZEVAT
Başbakan'a yakın isimlere, bakanlara, AK Parti yöneticilerine gördüğüm her yerde şu espriyi yapıyorum: ' Nasıl oluyormuş sosyalistlerden medet ummak! Ölümü görüp sıtmaya razı oldunuz(!)'
PKK'nin dağdan indirilmesi yönündeki umutlar azalınca sürgündeki aydın Kemal Burkay'a sarılanlar, Burkay'ın 'ben bir sosyalistim' vurgusunu duymazdan geliyorlar.
Sağ ideolojinin yılmaz savunucusu gazeteciler, muhafazakarlar, Kürt sorununun taraflarına 'bunlar ateist, komünist, dinsiz' diyen siyasetçiler... Burkay'la buluşmalar hep aynı havada geçiyor. Sanki yurtdışından kesin dönüş yapmış bir şarkı sözü yazarı var karşılarında(!) Neyse... Sol'a düşen görev, bu havadan yararlanmaktır. Bugüne kadar öcü muamelesi gören sosyalist aydınların da, Türkiye'nin geleceğinde söz sahibi olduğunu bas bas bağırmanın tam zamanı!

Devletin tuhaf yatırımları
Fatma Şahin'le Tunceli-Pertek Huzurevi'ne gittiğimizde ağzımızı açık bırakan bir manzarayla karşılaştık. Bir hayırsever kendi arazisi üzerinde yapımına başlamış, bitiremeyince devlete devretmiş. Bırakın yaşlıları kimsenin bulmasına, oraya gitmesine, dönmesine imkan yok! Sapa, toprak yol bir yana; proje yanlış uygulanınca binanın önü arkaya, arkası öne bakmış. Toprak kayması nedeniyle öne doğru yatması da cabası! Hadi bu vatandaşın başladığı, devletin bitirdiği yatırım. Doğrudan devletin imza attığı o kadar çok tuhaf iş var ki!
***
Yanlış yatırımlar üzerine Sağlık Bakanlığı eski müsteşarı, AK Parti Adana Milletvekili Necdet Ünüvar'ı aradım. Bakın neler anlattı...
'Geçmişte yapılan o kadar çok yanlış var ki! Niğde-Bor'daki Fizik Tedavi Hastanesi, ilçenin tamamen dışında. Fizik tedaviye ihtiyaç duyan insan oraya gitmesi çok zor. 7800 nüfuslu Nevşehir-Konaklı'ya 200 yataklı fizik tedavi hastanesi planlanmış. Kapasitesini küçültüp öyle başlattık faaliyete. 1995'te seçim öncesi doğudaki bir ilimizin köyüne sağlık ocağı planlanmış. Komşu köyden biri milletvekili seçilince oraya da sağlık ocağı yapılmış. Birer km. arayla iki sağlık ocağı. Marmara'daki bir ilin 3000 nüfuslu ilçesinden bir milletvekili çıkınca oraya 50 yatak kapasiteli bir hastane yapılmış. Adana Karataş Devlet Hastanesi için 94'te yatırım kararı alınmış, geçen yıl faaliyete geçirdik. Örnekler saymakla bitmez. 5 yıllık müsteşarlık dönemimde böyle bir yatırım yoktur. Biz fizibilite çalışmasını yapıp başlattık yatırımları.'
Not: Hopa olaylarının ardından tutuklanan gençlere polis neden Mahir Çayan'ı, Deniz Gezmiş'i soruyor. Halit Çelenk'in adının geçtiği dergiyi okumak suç mu? Artık olmayan Dev-Yol, polis tarafından diriltilmeye mi çalışılıyor? Ancak Türkiye'de olur dedirten Hopa soruşturmasının ayrıntıları yarına...

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Şayet Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın müs

'Bahçeli'nin Şuşa'da yaptırmak istediği okul kardeşliğin sembolü olacak'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları