• $13,6313
  • €15,5097
  • 781.464
  • 2004.55
17 Mart 2013 Pazar

Öcalan, Bookchin'in kemiklerini sızlatıyor

Listede Murray Bookchin'in, Toplumsal Ekolojinin Felsefesi ile Özgürlüğün Ekolojisi ve Toplumu Yeniden Kurmak kitapları da vardı. 
Öcalan, Ortodoks Marksizme karşı Anarşizmi savunan, sonra da komünalizm adını verdiği kendi düşüncesini oluşturan Bookchin'i okuduktan sonra Partiya Karkerên Kurdistan (Kürdistan İşçi Partisi) paradigma değiştirdi. Bu değişiklik, elbette Öcalan'ın avukatları aracılığıyla İmralı'daki görüşmeler sırasında peyderpey deklare edilmiş, daha sonra da parti programına girmişti. 
30 Ekim 2004'teki avukat görüşmesinde, "Belediyeler için Bookchin'i okuyun, pratikleştirin!" buyuruyordu Öcalan. Kullandığı, "özgürlükçü belediyecilik, ekolojik toplum, demokratik konfederalizm" gibi kavramlar Bookchin'e aitti. Bu süreci takip edenler için, "PKK'nın/Öcalan'ın ne istediği belli değil! Ne demek demokratik özerklik?" itirazları anlamsızdı. Ne dediği apaçık ortadaydı!  
Bookchin'in "komünalizm" düşüncesinin özü, yerel yönetimlerdir. Halk meclislerinden, özgürlükçü belediyecilikten, toplumsal ekolojiden, konfederalizmden söz eder. Avukatlarıyla 2005'teki bir görüşmesinde, "Lenin'in, anarşistlerin, reel sosyalistlerin çözemediğini ben çözdüm. Ben devlet kurmuyorum. Benim ilkem halkların demokratik konfederalizmidir" diyen, sıkça "ben"le başlayan cümleler kuran Öcalan, Bookchin düşüncesinin esas temeli olan, "hiyerarşi ve tahakküm karşıtlığını" nedense es geçiyordu. 
"Önderlik"in talimatı ile Bookchin okuyan BDP, birçok konuda Meclis'teki siyasi partilerin fersah fersah önündeyken (eş başkanlık sistemi, toplumsal cinsiyet eşitliği vb.) "biat" kültürü söz konusu olduğunda aynı yerde sayıyor. Son örnek, Milliyet gazetesi muhabiri Namık Durukan'ın başarılı haberinin, "İmralı tutanaklarının", basına, karanlık odaklar tarafından "sızdırıldığı" safsatasına ortak olmaları, gazeteciye "haber kaynağını açıkla" diyenlerle birlikte saf tutmalarıdır. BDP çok kötü bir sınav vermiştir. Çözüm sürecini "ihtiyatlı iyimserlik" ile izlediklerini söyleyen Kürt siyasi hareketi, "özgürlükçü" çevrelerin de kendilerini "ihtiyatlı" izlemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır. 

YAKIN TARİH  ÇALIŞMASI: TÜRKİYE'DE ANARŞİZM
Anarşizm demişken... Gazeteci Barış Soydan'ın İletişim Yayınları'ndan çıkan kitabı, "Türkiye'de Anarşizm, Yüz Yıllık Gecikme" benim gibi, insanlığın ancak "efendisiz" mutlu olacağına inananları heyecanlandırdı. Bu topraklarda çeyrek yüzyıldır var olan anarşist harekete ışık tutma iddiasındaki kitap, 2.5 yıla yayılan röportajlardan oluşuyor. Görülüyor ki, anarşistler Türkiye'nin "ilerlemeci, kalkınmacı, aydınlanmacı, pozitivist, sosyalist sol"unun ezberini bozmaya devam ediyorlar.
1986'da Kara dergisiyle başlayan bu sürecin tanığı olan gazeteci Soydan, tebrik için aradığımda, tevazu içinde, "Ergenekon vb. hakkında yazılan popüler gazetecilik kitaplarından değil. Evrensel gazetecilik ilkeleriyle hareket ederek herkese eşit mesafede durmaya çalıştığım bir yakın tarih çalışması" dedi. Ellerine sağlık.
Kitabı, Agora Kitaplığı'ndan çıkan, Noam Chomsky'nin "Anarşizm Üzerine"si (Chomsky'nin 1969-2004 yılları arasındaki makalelerinden ve söyleşilerinden derlenmiş) ile birlikte okursanız daha keyifli olacağına şüphem yok.

<p class='MsoNormal'>Eda Cabul sordu, Hukukçu Cüneyd  Altıparmak cevapladı.</p>

FİYATLAR NEDEN ARTIYOR?

Ankara'nın Beypazarı ilçesinde yerlerinden kopan kayalar evlerin üzerine düştü

2021 yılında Türkiye'de en çok yapılan aramalar

Trabzon'da 4 farklı noktada orman yangını