• $7,5355
  • €9,0216
  • 409.951
  • 1538.04
03 Nisan 2011 Pazar

Kadınlar '3 çocuk' ısrarını dinlemiyor

Başbakan Erdoğan'ın 3 çocuk ısrarını kendi partisinin kadınları bile anlayamıyor. AK Partili kadın milletvekilleri bile özel sohbetlerde, '3 çocuk doğurup nasıl aktif siyaset yapacağız?' diyorlar. 'Çocuk da yaparım, kariyer de'yi başarabilenlere helal olsun ama onlar bir avuç!
Okan Bayülgen'in programında gördüğüm, AK Parti'nin birçok toplantısına da katılan Türkiye Aile Planlaması Derneği Başkanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu'na sordum...
Başbakan'ın 3 çocuk çağrısı karşılık buluyor mu?
Kesinlikle hayır! AK Parti Kadın Kolları ile yaptığımız toplantılarda on binlerce kadınla konuştum. Dindar, modern hiç fark etmiyor. Kadınlar 'Kaç çocuk yapacağımıza kendimiz karar veririz' diyorlar.
Yani söz dinlemiyorlar!
'3 çocuk' çağrısının kesin sonuçlarını 2012'de yapılacak olan 'Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması'nın sonuçlarında göreceğiz ama araştırmalarımıza göre, Başbakan'ın ısrarına rağmen doğum oranında ciddi bir artış yok.
Bu ısrardan etkilenen yok mu?
Sosyo-ekonomik açıdan en alt düzeydekiler, liderlerin tavsiyelerine uyma eğilimindedir. Hele bir de iyi niyetle yapılan 'çocuk yardımı, süt yardımı' gibi teşvikler kötü niyetle kullanılıyorsa! Bu yardımlar için kocası tarafından çocuk doğurması için baskı gören kadınlar var.
Türkiye'deki doğurganlık oranı ne durumda?
1998'de bir kadının doğurduğu bebek sayısı 3'ün üzerindeyken 2003'te ilk defa 2.7'ye düştü. 2008'de ise 2.1 oldu. 'Nüfusumuz yaşlanıyor' diyenlere şunu söylemek gerekiyor, gelişmenin ölçütü insan ömrünün uzamasıdır. Yaşlı nüfus, bunun göstergesidir.
Doğum kontrolünde en vahim bölge?
Doğu Karadeniz.
Başbakan'ın Rizeli olmasıyla ilgisi var mı?
Bilemiyoruz. Doğu Karadeniz'de 18-24 yaş grubu, korunmayı bırakmış durumda. Bu yüzden cinsel yolla bulaşan hastalıklar ile kürtaj sayısında artış var.

Özkök- Atkaya ve Kaybedenler Kulübü
Ertuğrul Özkök, 'Kaybedenler Kulübü'nü izle. Harika bir film. Kanat (Atkaya) acayip kıskandı(!)' dedi. İzledim... 90'ların ruhu öyle güzel anlatılmış ki!
Benim de ruhum o yıllarda takılı kaldı.
90'ları anlatmaya sayfalar yetmez...
Fanzinler vardı mesela...
2/ 5 bz'nin 'opua dışin dünyanın yedi ceddine' kaseti...
Sahafta Red Sonya ararken Huxley'nin Ada'sını bulmuştum.
İlhan Güngören'le Akdeniz Sanatevi'nde yoga yapmıştık...
Punk dimdik ayaktaydı. Leo Ferre de...
Ayrıntı'nın yeni kitaplarını heyecanla beklerdik.
Altıkırkbeş, 'yalnız değilsin' derdi.
Kaos Yayınları para bulsa daha neler basardı!
Coelacanth, Amargi, Ateş Hırsızı, Apolitika...
Gorbaçov ODTÜ'de yumurtalanmıştı.
Vicdani Ret yıllarıydı.
Toplum mühendisliğine karşı, Jack London'ın 'Cinayet Şebekesi'...
Baha Tevfik'le aynı memleketin çocuğuyduk!
Germinal film olmuştu...
Pj Harvey'den sonra oldu mu Kylie, Nick Abi diye söylenirdik!
Almanca'yı Rammstein'la sevdik.
Judas Priest'in Touch of Evil'ı...
'Satriani'ciler, 'Steve Vai'cılar...
Steve Harley'e öykünen vokaller...
Oil On Canvas...
90'ların kokusu benim için ELP'nin 'From the Beginning'idir nedense?
 '21st century schizoid man' diye uyarmıştı King Crimson ama çok daha kötü 2000'ler...
Radiohead'in Creep'i kadar acı, 'Bitmeyecek Öykü' kadar umut vericiydi 90'lar.
O hikayenin kaldığı yerden bir başka zaman başlamasını dileyerek geçiyor ömrüm...

Çekirge'nin 'Kuzey Yolcusu'
HERKES bilir... Medyanın nev-i şahsına münhasır kalemi Fatih Çekirge tutkuyla yaşar, aynı tutkuyla paylaşır bildiklerini. Geçen ay çıkardığı kitabı Kuzey Yolcusu, Çekirge'nin gökkuşağından bir renk sadece... Mesleğe dair anlatacaklarını da heyecanla bekliyoruz...

Özdil'den 'İsim-Şehir-Hayvan'
YIlmaz Özdil yazılarını bir kitapta topladı. Atv Haber'in sabah toplantılarında 'Acaba bugün ne soracak?' derdik. Kimsenin aklına gelmeyeni sorar, manşeti atardı! Onun sırrı bu. Beğenin, beğenmeyin... İnsanı sinir eden bir zekası var kabul edin!

Bravo Ankara Barosu!
'Gelİncİk' kampanyası dün Başkent'te harika bir törenle ve sanatçıların olağanüstü desteğiyle tanıtıldı. Ankara Barosu şiddet gören kadınlara elini uzattı.
Avukatlar, evden karakola, hastaneden savcılığa uzanan o çileli süreçte kadınları yalnız bırakmayacaklar. Pilot bölge, Ankara.
Bravo Ankara Barosu! Bravo Metin Feyzioğlu!
Siyaset üstü bu projeye ideolojik önyargılarla burun kıvıran herkes haindir! Tıpkı, yasada 'nüfusu 50 binin üzerindeki belediyelerin kadın sığınma evi kurması şart' yazmasına rağmen bunu uygulamayan belediyeler gibi... Kadın cinayetlerinden sorumlu tutulmaları gerekir.
En az 250 sığınma evi olması gereken Türkiye'de belediyeler sadece 23 ev açtı... 46 il, sığınma evi nedir bilmiyor.
Dünyası sığ, ufku dar, insanlıktan nasibini almamış erkekler, kadınların ölmesini umursamıyor!  Kimse de onlardan hesap sormuyor. Hadi Ankara Barosu, göster kendini!

<p>Süper Lig'in 28. haftasında Ankaragücü sahasında Galatasaray'ı konuk etti. Bu zorlu karşılaşmada

Galatasaray-Ankaragücü Maç Yorumu

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi