• $7,502
  • €9,0712
  • 443.044
  • 1523.29
08 Nisan 2012 Pazar

'Hayır'cılardan darbe davası yorumu

12 Eylül 2010'daki referandum öncesi, dönemin medya patronu Ethem Sancak'la haber amaçlı gittiğim bir seyahatte tartışmaya tutuşmuştuk. AK Partili Ayşenur Bahçekapılı da vardı. Oyumu soran Sancak'a, 'Aklı başında tüm solcular 'hayır' diyecek' yanıtını verince terbiye sınırlarını zorlayan bir tepkiyle karşılaştım. 'Sadece aptallar buna hayır der!' Bahçekapılı da aynı tonda saldırıya geçince referandum meselesinin sandıkta bitmeyeceğini anladım.
12 Eylül Davası'na müdahil olan solculara bugün yapılan eleştiriler de aklın, mantığın ve terbiyenin sınırlarını zorluyor.
'GEÇMİŞİ TEMİZE ÇEKTİRMEYECEĞİZ!'
Devrimci Yol'un eski lideri Oğuzhan Müftüoğlu'nun 2 yıl önce bu köşede yer alan sözleri şöyleydi: Bizden oy alamazlar. Sosyal hakların tasfiyesi, eğitim ve sağlığın paralı hale getirilmesi, kamusal alanların birilerine peşkeş çekilmesi, işçilerin meydanlarda dövülmesi neoliberal politikaların sonucudur. Yapılan 12 Eylül'ün tasfiyesi değildir.
Darbe davasına müdahil olan Müftüoğlu ile duruşma sonrası konuştuğumuzda eleştirilere tepkiliydi.
'Hayır dediniz, niye müdahil oldunuz diye soranlara ne alakası var ulan diyorum! Biz, hükümetin üst yargıya el koymasına hayır dedik. 12 Eylül göstermelik de olsun yargılanıyorsa gider müdahil oluruz. Devrimci, cuntacılar yargılanmasın der mi? Demez! Bunu bildikleri için o bir maddenin yanına yüksek yargının ele geçirilmesine yönelik maddeleri koydular. Hepsine evet ya da hayır de dediler. Esas dert 12 Eylül'ü yargılamaksa niye 2 yıl beklediler? HSYK'da, yüksek yargıda istedikleri değişiklikleri hemen yaptılar. Göstermelik bu dava, geçmişi temize çekmek için, devletin günahlarını affettirmek için açılmıştır. Biz de 12 Eylül'ün Türkiye halklarına karşı bir vatan hainliği olduğunu anlatmak için oradayız.'
'DARPÇI YARGILANIYOR PEKİ YA GASPÇI?'
Referandum öncesi, ünlü sosyoloji hocası Prof. Kadir Cangızbay'la yaptığımız röportajın manşeti 'Evet diyecek solcuya Allah rahmet eyleye' idi. BİRGÜN Gazetesi'ndeki köşesinde dün 'Evren ile Şahinkaya'nın yargılanması Habur'un genişletilmiş versiyonudur' diye yazan Kadir Hoca'ya da eleştirileri sordum.
'Dün Kürtlere yapılan kandırmaca bugün herkese yapılıyor. Habur'daki gibi diktatörlere mahsus bir tavır sergileyip kurulu hukuk düzenini kendi keyfi doğrultusunda değişikliğe uğratabiliyor. Her darp gasp için vurulur. Darbı silahla vuran, askeri yargılayıp gaspı yapan komprador kapitalistleri övmek sahtekarlıktır! 12 Eylül'ün getirdiği YÖK, yüzde 10 barajı, Siyasi Partiler Yasası, işçilerin haklarını gasp eden çalışma ve sendika yasaları, zorunlu din dersi daha da derinleştirilirken, seçmeli Kuran dersiyle dindar olmayanlara karşı totaliter rejimlerdekine benzer bir cadı avı başlatılırken, taşeronlaşma yaygınlaşırken, işçiler ölürken, 4+4+4 Komisyonu'nda muhaliflere dayak atılırken darbelerle hesaplaşıyorum diyemezsin! Berfo Ana, Tayyip Erdoğan'ın 'Bunları kim kullanıyor?' dediği Cumartesi Anneleri'nin duayenidir.'

Vicdani retçiler Meclis'te
'Savaşın ve savaş hazırlıklarının dolayısıyla zorunlu askerliğin vicdani kanaat ve gerekçeler ile reddedilmesi olan vicdani ret, Türkiye'nin imzalayarak taraf olduğu Birleşmiş Milletler 'İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi' ile 'Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nin 18. Maddeleri; 'Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 9. Maddesi ve Anayasa'nın 24. ve 25. Maddelerinde güvence altına alınan 'düşünce, inanç ve vicdan özgürlüğünün' meşru bir kullanımıdır.Bu nedenle vicdani reddin Anayasal bir hak olarak tanınmasını ve bu hakkın kullanımını mümkün kılacak, cezalandırıcı ve ayrımcı olmayan, vicdanları zorlamayan bir yasal düzenlemenin en kısa zamanda yapılmasını istiyoruz.'
Vicdani retçiler, bu taleplerini yarın TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda dile getirecekler. Türkiye İnsan Hakları Vakfı'ndan Coşkun Üsterci, Avukat Hülya Üçpınar ve vicdani retçiler Ercan Aktaş ile Şendoğan Yazıcı'nın söyleyeceklerine kulak verelim...

<p>Özel harekat polislerinden oluşan Taktik Su Altı Operasyon Grup Amirliği, su altı ve üstünden düz

Suyun altında da 'özel harekat'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı

Rıdvan Dilmen: Beşiktaş şampiyonluğa inanmış