• $7,4685
  • €9,0606
  • 441.376
  • 1565.01
26 Şubat 2012 Pazar

Cemaat devlete toslayınca...

Cemaat-hükümet kapışmasında iki taraf da eteklerindeki taşları döküyor ya, zihnimiz daha bir açıldı; her şey daha berrak artık(!)
Özden Örnek'e ait olduğu iddia edilen günlüklere göre Milli Güvenlik Kurulu (MGK), 2004 ağustosunda, Fethullah Gülen ve cemaatinin takip edilmesi yönünde tavsiye kararı almış.
Cemaat yanlıları, AK Parti iktidarı döneminde alınan bu kararın devletin diğer organlarında nasıl karşılık bulduğunu sorguluyorlar; 'MİT bizi fişledi mi?' diye soruyorlar. Tuhaf olan, bu durumun bugüne kadar bu denli açık sorgulanmamış olması!
Tartışmayı somutlaştıracak ve bir adım ileri götürecek bir örnek de ben vereyim...
Her ilin valisinin başkanlığında gerçekleşen, rutin 'Aylık Asayiş Toplantıları' da bu bağlamda incelenmeye değer... 
***
'Aylık Asayiş Toplantısı'nın ne olduğunu anlatalım...
İlin valisi her ay, il emniyet müdürü, il jandarma komutanı, MİT müdürü, ilin cumhuriyet başsavcısı gibi bürokratları bir araya getirdiği bir toplantı yapar. Kentin asayişine ilişkin detaylı değerlendirmeler ile 'tehdit unsurlarına' karşı alınacak önlemler masaya yatırılır. Yani bir nevi, kentin MGK'sı gibi çalışırlar...
Duyduğuma göre, valinin başkanlığında, güvenlik ve yargı bürokratlarının katıldığı o toplantılarda imzalanan ve artık rutin hale gelen 'tehdit unsurları' listesinde 'Gülen Cemaati' de bulunuyor...
28 Şubat sürecinde 'Gülen İrtica' başlığıyla MGK'ya sunulan o rapor demek ki devlet katında hala etkisini koruyor! Bu uygulamanın, 'Benim valim...' döneminde de sürmüş olması ve 'Gülen Cemaati' mensubu olduğu öne sürülen emniyet müdürlerinin dahi bu belgeyi imzalamak zorunda bırakılmış olmaları ilginç değil mi?

Milli Eğitim Bakanı'na soruyorum...
Siyaset kurumu gibi güvenilirliğini çoktan yitirmiş olan medyamız, geçen hafta bir son dakika haberi verdi: AK Parti grubunun teklifiyle zorunlu eğitim 12 yıla çıkıyor.
Gerçek, 8 yıl olan zorunlu eğitimin, 4+4+4 formülüyle kesintili hale getirildiğiydi. Yani zorunlu eğitim 4 yıla indiriliyor. 
Eğitimcilerin görüşü alınmadan, toplumda tartışılmadan bu kadar önemli bir konuda adım atılmasının anlamı açık: İktidar partisi, ülkenin tamamını ilgilendiren hayati bir konuda kimseye danışmaya gerek görmüyor. Meclis komisyonlarındaki sayısal üstünlüğü ortada. Tartışıyormuş gibi yapıp yasalaştırabilir pekala!
Peşinen söyleyeyim, 'Kemalist, laikçi', imam hatip liselerini (İHL) kötülük yuvası sayan zihniyetin itirazları değil, özgürlükçü insanların talepleridir benim için asıl olan. Ve onlar zorunlu eğitimin 4 yıla indirilmesini is-te-mi-yor-lar!
İtirazlar 5 ana başlıkta toplanıyor:

1. Okul öncesi eğitim zorunlu olmayacak. Yani ite kaka yüzde 11'den yüzde 57'ye çıkan oran hızla düşecek. Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, gelişmiş ülkelerin 'esnek eğitim' modellerini incelememizi salık veriyor. O ülkelerde kadınların yüzde 80'i çalışıyor. Yani yasaya gerek yok. Kadın çocuğunu mecburen kreşe götürmek zorunda. Bizde ise 'Evde oturuyorsun, işin ne? Çocuğu kreşe göndermeyelim ki hasta olmasın!' anlayışı hakim.

2.
4'üncü sınıftan sonra aileler kız çocuklarını okuldan alıp evlendirmeye kalkarsa ya da oğlan çocuklarını çalıştırmaya zorlarsa kimden, nasıl hesap soracaksınız?

3. CHP'ye göre teklifin asıl amacı İHL'lerin 28 Şubat'ta kapatılan ortaokul bölümlerini tekrar açmak. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir bürokratına sordum. Dedi ki, 'Teklifin amaçlarından sadece biri çocukları İHL'ye yönlendirmek'. Böyle bir amacın olduğu açık. Ancak sorunu buradan tartışmak kimseye fayda sağlamaz!

4. Engelli çocuklara yönelik 'kaynaştırma eğitimi' tehlikede... Bakan Bey'in örnek gösterdiği AB ülkelerinde kaynaştırma eğitiminin oranı yüzde 6... Bizde ise yüzde 1... Hal böyleyken zorunlu eğitimin 4 yıla indirilmesi, engelli çocuklarımızın eve hapsolması anlamına gelebilir.

5. Uluslararası Çalışma Örgütü'ne (İLO) göre çocuk işçi yaşı 14... Bu teklif geçerse çocuk, mesleki teknik eğitim için kalfa çırağı olarak 11 yaşında çalıştırılabilir.
Bütün bu itirazların hangisi 'ideolojik', soruyorum size!
Sayın Bakan, örnek verdiğiniz hangi ülkede her gün kadınlar, kız çocukları öldürülüyor? Ensest mağduru kızlar, töre adı altında katlediliyor? Nerede, 29 yaşında bir manyak, hakkında onlarca şikayet bulunmasına rağmen 16 yaşındaki kız çocuğunu okul servisinde öldürebilir? Hangi ülkenin medyası bu haberi utanmadan, 'Karşılıksız aşk cinayeti' diye verebilir?
Esnek eğitim kimin işine yarar biliyor musunuz? Benim ve benim gibilerin! Zorunlu din dersini bile kaldırmaktan aciz bu eğitim sisteminin çocuğumu mümkün olduğu kadar az zehirlemesi benim işime gelir! Peki diğerleri?

<p><strong>'Reformlar kamuoyuna sunma aşamasına geldi'</strong></p><p><strong>BAŞKAN ERDOĞAN'DAN ÖNE

19 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mandaların eksi 10 derecede yemek arayışı

Zehir tacirlerine şafak baskını! 6 İlde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi