• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
28 Aralık 2011 Çarşamba

Affedip unutmak mümkün mü?

Geçtiğimiz cumartesi günü, Star Gazetesi'nden Melik Duvaklı'nın BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'la yaptığı röportajı merakla okudum. 'Yeşil'i anlatsam roman olur. Canı istediğinde adam öldüren biriydi. Benim de enseme silah dayamıştı' diyen Sakık'ın asıl dikkat çeken sözleri şunlardı, 'İspanya'da 'affet ve unut' uygulamasıyla karşılıklı helalleşme dönemi yaşandı. Biz de sorunu bu şekilde çözebiliriz.'
Röportajı okuduğumdan beri düşünüyorum...

l Yargı, haber peşinde koşan meslektaşlarımızı bile tutuklarken 'affedip unutmak' nasıl mümkün olacak?
l Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın bütçe görüşmelerinin kapanışı konuşmasındaki, 'Kimliğini tanıdığımız tüm insanlara haklarını vereceğiz' sözleri, yeni bir açılımın habercisi mi yoksa Arınç'ın kendine has üslubunun yansıması mı?
l 'Sınır ötesi operasyonlardan, KCK operasyonlarına hepsi koordinasyon içinde tartışılmış, kararlaştırılmış, planlanmış ve yürütülmektedir' diyen Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'ın sözleri yargının, yürütmenin kontrolünde olduğunun itirafı mıydı?

' ARINÇ'A DESTEK OLUN'
Sakık'ı aradım. Sorularıma şu yanıtları verdi.
Sizce Bülent Arınç, hükümetin yeni tavrını mı anlattı?
Hükümet, Bülent Arınç'ın söylediklerinin arkasında durursa ve bu sözler anayasa ve yasalarda yer bulursa onları alkışlamak bizim görevimizdir. Bülent Bey vicdanıyla hareket eden biridir. Bunların sadece Bülent Bey'in yüreğinden gelen sözler, tespitler olduğuna inanmak istemiyorum. Bu sadece Bülent Bey'in vicdanına havale edilecek bir iş değil. Arkasında duracak ciddi bir siyasi güce ihtiyaç var. Böyle bir plan olduğuna inanmak istiyorum. Arınç'ın söylediklerini AKP'nin bir an önce hayata geçirmesi gerekiyor. Yok, bu bir oyalama taktiği ise hepimiz kaybederiz.
Hükümet ne yapmalı?
Arınç'ın sözleri hükümetin projesi ise biz elbette arkalarındayız. Diyoruz ki, bunun hukuk ayağının olması lazım. Yok, eğer A, B projeleri varsa bir taraftan elimizi kolumuzu kırıp diğer taraftan bunu yapacaklarsa olmaz! Geçmişten beri yapılan tasfiye sürecinden farklı adımlar atılmalı.
Anayasada mı?..
Anayasa sürecine gelinceye kadar 'yol temizliği' dediğimiz şeyi yapmalılar. Tutuklanan aydınlar, sanatçılar, hukukçular, gazeteciler ve siyasetçilerden derhal ellerini çekmeliler. Onlar şiddete bulaşmadılar. Onların özgürleşmesi yeni anayasaya katkı sağlar. Bir taraftan yeni anayasayı değiştirmeye çalışıyoruz, diğer taraftan 12 Eylül Anayasası'ndan nemalanıyoruz. Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası... Sivil siyasetin nasıl diktatörleşebildiğini görüyoruz. İçinde halkın olmadığı bir seçim sistemi var çünkü. Halk adayı belirleyemiyor gidip sadece oy veriyor. Tek parti dönemi gibi... Toplum bunların değişmesine hazır peki ya siyaset?
KURBANLARIN ÇOCUKLARI
Geçmişte insanlar faili meçhul cinayetlere kurban gidiyordu, işkencelerde öldürülüyordu. Şimdi ise herkes tutuklanma tehdidiyle karşı karşıya... Böyle bir ortamda 'affedip unutmak' mümkün mü?
Bugün tutuklananlar, geçmişte o acıları yaşayan, mağdur ailelerin çocukları. Diyarbakır'da KCK duruşmalarında bir sanık dedi ki, 'Babam bir çatışmada öldürülmüştü. Ben ise şiddet yerine demokratik siyaseti tercih ettim, gidip partiye kaydoldum ama ben de bugün buradayım.' 7'den 70'e herkesi terörist olarak görmek iç barışa hizmet etmez.
'Affedip unutmaktan' kastınız nedir?
İspanya'da Franco döneminde bizimkine benzer bir süreç yaşandı. Pisliğe bulaşmış o kadar çok insan vardı ki... 'Affet, unut' yöntemiyle çözüm bulunabildi ancak. Bu demek değil ki mağdur aileler acılarını unutsun. Ben de mağdur bir ailenin üyesiyim. Onlarca yakınımı kaybettim. O cinayetleri aydınlatmak için gerekenleri yapalım ama bunu kan davasına dönüştürmeyelim.

<p>Nijerya açıklarında Türk gemisine yönelik bir saldırı gerçekleşti. Saldırıda bir denizci hayatını

Türk gemisine saldırının arkasında Fransa mı var?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

MİLGEM Projesi'nin 5'inci gemisi denize indi

Soğuk havaların etkisini arttırdığı Erzincan'da, Girlevik Şelalesi dondu