• $ 5,7626
  • € 6,3448
  • 271.229
  • 104828
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Öyle değil...

Söze tüm annelerimizin gününü kutlayarak başlamak istiyorum. Uzun süre sonra siyaset dışı bir yazıyı annelerimiz hakkında yazmak en anlamlısı olacak.

Aslında annelerimiz hakkında yazar çizerken bile kendimizi anlatırız.

Çünkü bu gök kubbe altında bencilliğin aşıldığı, iki kişi arasındaki sevginin en saf halinin görüldüğü bir bağdır anne çocuk ilişkisi. Ve evet, yaş kaç olursa olsun, hiç değişmez, hep anne çocuk ilişkisi olarak kalır.

Allah’ın uzun ömür bahşettiği kişilerin hayatını gözlemlediğimizde bunu görür ve çok da garipsemeyiz. 70 yaşındaki torun torba sahibi kişi, sağ olan 90 yaşındaki annesinin yanında bir çocuk gibidir. Annesi de annelik yapmaya devam eder ona.

Anne çocuk ilişkisi sevginin korunduğu kozmik oda gibidir. Belki de evrendeki bir işlevi de budur. Dünya ne kadar yoldan çıksa, insanlar ne kadar azgınlaşsa da, bir anne ile çocuğun arasındaki o sevginin bulunduğu kozaya giremez, onu bozamaz. Böylelikle insanlık utanca battığı, diz çöktüğü yerden ayağa kalkmak için ihtiyaç hisettiği gücü onda bulur.

Çünkü insanın temel ihtiyacı sevmek, sevilmek ve onay görmektir. Çok yanlış bilinenin aksine, bunlar hak edilen şeyler değildirler. Hak edilseydi, bir kişinin eylemi olurdu çünkü. Hak edildiğinde somutlaşır, metalaşırdı. O zaman insanlar arasındaki özel konumunu kaybeder, bir kariyer nesnesi haline gelirdi.

Öyle değil...

Bir anne çocuğunu belirli koşulların varlığına göre değil, tamamen karşılıksız sever. Onun için hayatını vermekten asla çekinmez. Onun neyi hak ettiği, başarısı, başarısızlığı, güzelliği, çirkinliği sevgisini belirlemez. Olmuş olması sevmesi için yeterlidir. Her şeye rağmen, hesapsız, adanmış bir sevgidir bu.

Esasen, bir anne çocuk arasındaki sevgi, insanların kendi aralarındaki sevgi için de bir kutup yıldızı gibi yol gösterici bir örnektir.

İnsanın yemek, barınmak gibi en çok ihtiyacı olan şey sevgi ise, ki öyledir, bu sevginin niteliği çok önemlidir. Sevgi taklit kabul etmez ve onun taklitleri tatmin vermez. Böyle bir sevginin ortaya çıkması için de nasıl sevileceğini, nasıl seveceğini insanın öğrenmesi gerekir. Sevgi kendi kendine, bazı ritülleri yerine getirerek ortaya çıkmaz. Dürtüler sevginin yerine geçmez.

Sevgi bencilliğin aşılmasını gerektirir. Kendi varlığından daha çok değer verilen, kendinden çok bir başkasını gözeten kahramanca bir girişimin sonunda sevgi belirir. Ve insan hayatında ancak böyle sevebildiğinde anlamını ve varlığını duyumsar. Böylelikle eğer mesele kazanmak ise de, kazanan yine seven kişi olur.

O yüzden tüm anneler, başka neler yapmış olursa olsunlar, hayatta yaptıkları en güzel işin çocuk sahibi olmak olduğunu söylerler. Ne kadar yıpranmış olurlarsa olsunlar, bunu asla önemsemezler. Çünkü iç huzurlarını, hayatlarının anlamını en iyi o sevgide edinmişlerdir.

Çocuklar da anneleri ile olan ilişkilerini gözlemleyerek sevmeyi öğrenir, gelecek kuşaklara bunu aktarırlar. İyilik böylelikle son bulmaz.

Tabii aynı şeyler babalar için de geçerli. Çocuk sahibi olmayanlar için de öyle. Çocuğumuz yoksa da bir anne ve babamız vardır. Yani sevginin bilgisi bizlere mutlaka ulaşmıştır. Kimse talihsiz, sahipsiz değildir.

Dünyada o kadar çok sevecek şey var ki... İnsanlar, anasız babasız bir çocuk, korunmaya muhtaç hayvanlar, çevremiz, ülkemiz, hatta bazen düşmanlarımız.

Hasılı, anne ve çocuk sevgisi hepimize dairdir.

Ben de bu vesileyle rahmetli annemi hasretle anıyorum. Mekanı cennet olsun. Birgün hepimiz ahirette yeniden kavuşacağız.

Çünkü sevgi ölüme dayanıklıdır.

Tüm annelerimizin gününü kutluyorum.

İnsanlık ailesinin en değerli üyeleri olarak iyi ki varlar.

<p>Torbalı ilçesindeki arazilerinde meyve ve sebze üreten Semih Elmas, İngiltere´de yaşayan bir arka

Ejder Meyvesi Egeli Üreticiye de Umut Oldu

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Elazığ'da 9 milyon yıllık dünyanın en eski kanyonları: Saklıkapı ve Kara Leylek kanyonları

Avrupa'nın en değerli kiralık futbolcuları