• $8,4565
  • €10,2732
  • 500.624
  • 1441.33
11 Haziran 2014 Çarşamba

Sisi’nin yemini ve Mısırlı yüksek yargıç

Mısır Anayasa Mahkemesi Başkanı Sami, “devrimci asker, Mısır’ın inanmış oğlu” olarak lanse ettiği Sisi’nin, geçen haftaki yemin törenindeki konuşmasında, “karşı kaşıya kalınan tehlikeler ve muhataralar karşısında Mısır’ın kurtulması için zor olanı tercih” ettiği için minnettar olan Mısırlıların, Sisi’de “parlak bir gelecek ve yeni bir başlangıç” gördüğünü söylüyordu.
Türkiye’nin çok iyi tanıdığı ifadeler...
Türkiye’de gezi olaylarıyla 27 Mayıs 1960 darbesinin öncesinde başarıyla denenmiş bir siyasal hareketlenme, demokrasiyi koruya dinamikler 50 öncesine göre çok daha güçlü olduğu için, başarısızlıkla sonuçlanırken, 3 Temmuz 2013’te Mısır’da benzeri bir hareket başarıya ulaştı. Batı demokrasilerinin pek çoğu bu harekete darbe demekten kaçınırken, Gezi olaylarına “özgürlük ve çevre” duyarlılığından hareketle sempati duyanlar dâhil olmak üzere, Türkiyelilerin ezici çoğunluğu, bunun bir darbe olduğunu gördü.
Batılı demokrasilerin Mısır’daki darbeye karşı tutumuna da Türkiyeliler şaşırmadı. Zira NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye’deki tüm darbelerin Batı’nın açık veya örtülü desteği olmadan başarılı olamayacağını anlamak için uzman olmaya gerek yok.
Ulusal demokrasiler çağında, bir ülkenin kendi ulusal düzenini demokratikleştirmesi, uluslararası düzlemde de demokrasiyi savunmasını gerektirmiyor. Avrupa’da ekonominin ve buna bağlı olarak demokrasinin gelişiminde dünyanın geri kalan bölgelerine ödetilen faturanın katkısı tartışılmaz. Ulusal ölçekte demokrasi-ekonomik gelişme arasındaki doğrusal ilişki, uluslararası düzlemde pek çok kez tersinden işleyebiliyor.
Mısır darbesinin ardından da bu gerçeği görmek mümkün. Örneğin inşa edilen anayasal düzen Türkiye’de 53 yıl önce yine bir askeri darbenin hayata geçirdiği ve bugünlerde Türkiye’nin aşmaya çalıştığı anayasal düzenle neredeyse bire bir benzeşiyor.
Yemin törenindeki konuşmalar Türkiyelilerin oldukça aşina olduğu bir siyaset felsefesini tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.
Batılı bazı aktörlerin ılımlı bir din adamı olarak görmek istediği Gülen’in 12 Mart ve 28 Şubat darbelerine karşı tutumu ve 12 Eylül’den sonra darbecilere dizdiği övgüler, Ezher Şeyhi’nin Sisi’ye verdiği destekten geri kalmıyor.
Üyelerinin tamamı Mübarek tarafından atanmış Mısır Anayasa Mahkemesi’nin, Mısır’ın demokratik seçimle gelmiş ilk parlamentosunu sudan bir gerekçeyle feshedip, yasama ve bütçe yetkisini generallere vermek suretiyle Mursi’yi iş yapamaz hale getirmesi ve sonuçta darbe için gerekli zemini oluşturması da oldukça tanıdık bir yöntem. Sisi’nin seçilmesinin ardından mahkemede “ulusal kurtarıcı” olarak selamlanması da ha keza...
Zira Türk Anayasa Mahkemesi de 1970’lerin başından itibaren tüm yapısal reformları, anayasayı ihlal etmeyi göze alarak, durdurmuştu. Bu şekilde demokratik siyasal aktörlerin sorun çözme kabiliyetini yitirmesiyle, 12 Eylül darbesi meşruiyet (!) kazanmıştı. Darbenin ardından Anayasa Mahkemesi üyelerinin generalleri ziyaret edip bağlılıklarını bildirmesi de başka bir acı tesadüf.
Mısır Anayasa Mahkemesi Sisi’nin başkanlığından önce Müslüman Kardeşler ile liberallerin Meclis’ten dışlanmasını sağlayan bir yasayı çıkarırken de, Türkiye’deki darbelerden sonra takip edilen yasama politikalarını bire bir taklit etmiş oluyor. Sami’nin “ülkenin anayasal yapısını zedelendiği ve bu yüzden devrime karşı bir devrimin zaruri hale geldiği” şeklindeki konuşması da, 27 Mayıs darbesinin “anayasal düzene aykırı tutumları nedeniyle meşruiyetini yitirmiş bir iktidara karşı Kemalist devrimin restorasyonu” olarak nitelendirilmesini hatırlatıyor.
Türkiyelilerin bu hafızası, onları 2013 yılındaki darbe girişimleri karşısında başarılı kıldı.
Umarım Mısırlılar bu deneyimi ve hafızayı çok kısa sürede ve fazla bedel ödemeden kazanırlar. Zira İslam coğrafyasında demokrasinin kök salması, Mısır’ın demokratikleşmesine de bağlı.

<p>Libya açıklarında batmak üzere olan şişme bottaki 97 düzensiz göçmen, bölgedeki Deniz Kuvvetleri

MSB duyurdu: Mehmetçiğin dikkati faciayı önledi

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi