• $8,2401
  • €10,039
  • 485.777
  • 1441.33
28 Mart 2015 Cumartesi

Başkanlık sistemi ve bilinilirliği

Seçime doğru giderken kamuoyunda yoğun bir şekilde tartışılan konulardan biri de hükümet sistemi. Kamuoyu yoklamaları başkanlık sistemi konusunda bilinirlik düzeyinin arttığını gösteriyor. Destek aynı oranda artmadığına göre akla gelebilecek iki sonuç vardır. Ya artan bilinirlik düzeyi “doğru bilgi”ye dayanmıyor ya da toplum gerçekten de farklı hükümet modelleri arasında bilgiye dayalı bir karşılaştırma yapıyor ve başkanlık sisteminin yararlı olmadığını düşünüyor.
İkinci ihtimalin olmasını can-ı gönülden arzu ederim. Lakin başkanlık sistemine muhalefet edenlerin akla ve mantığa uygun pek bir gerekçe üretmediklerine bakınca bu ihtimalin zayıf olduğunu söylemek gerekir. Başkanlık sistemini savunanların önemli bir kısmının da akılcı gerekçelerden çok, AK Parti ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu modeli yeğlemesi nedeniyle tercih ettiklerini görünce bu ihtimal zayıf olmaktan çıkıyor.
Dolayısıyla bilinirlik meselesi, doğru bilgiye dayanmıyor.
Bilgi düzeyi şu herhalde: Başkanlık sistemi diye bir şey varmış. Diktatörlükmüş, o yüzden karşı çıkılmalı. Ey Erdoğan seni başkan yaptırmayacağız. Yahut; güzel bir şeymiş, çünkü Erdoğan öyle istiyor.
Başkanlık modeli başlı başına bir mucize değil. Diktatörlük de değil. Modern dünyanın ilk demokrasisi başkanlık sistemi olarak kabul edilebilir. ABD 1787 yılından beri bu hükümet modeliyle yönetiliyor. Üstelik modern dünyanın en eski anayasasına sahip. Parlamenter sistem için de bu söz konusu. 1688 devriminden beri İngiltere’nin demokrasi olduğu söylenebilir. Gerçi biraz zaman aldı. Ama ana hatları itibarıyla bu bilgiyi doğru kabul edebiliriz.
Diğer yandan Esad yönetimi de başkanlık sistemine dayanıyor. Türkiye de parlamenter sistem olarak kabul ediliyor.
O halde başkanlık sistemi üzerinden yürütülen tartışmada hükümet modelinin kendisinden önce dikkate alınması gereken başka bir özelliği var. Başkanlık sistemi ABD’de demokratik olup barışı tesis ederken, Suriye’de diktatörlük şeklini alıyor ve iç savaşa yol açıyor. İngiltere’de dünyanın örnek aldığı bir demokrasi modeli olarak karşımıza çıkarken, Türkiye’de vesayet sistemi, inkâr, asimilasyon, katliam, dışlayıcılık gibi antidemokratik ve insanlığa aykırı uygulamalara meydan veriyor.
Bunun bir temel açıklaması vardır: Hem İngiltere, hem de ABD’de anayasal düzen demokratik bir denge ve denetim mekanizmasıyla donatılmışken, Suriye ve Türkiye’de bu söz konusu değil. Bir denge ve denetim mekanizması olsa da, bu demokratik değil.
Örneğin Türkiye’de denge ve denetim “yasama, yürütme ve yargı” erkleri arasında değil, demokratik kurumlar ile askeri-sivil bürokratik kurumlar arasında kurulmuştu. Elbette dengenin bozulduğu her durumda, son söz askeri-sivil vesayet kurumlarına aitti. Suriye’de bir meclis vardı. Ancak bu meclisin Esad’ları, yani “Başkan”ı kontrol edebilmesi mümkün değil. Zira meclis de organik olarak başkana bağlı.
O halde hükümet modeli tartışmamız bir demokratik bir denge ve denetim sistemi zemininde anlam ifade eder.
Başkanlık konusundaki ilk eksiklik, hatta bilinçli bir şekilde geriye itilmeye, unutturulmaya, görünmez hale getirilmeye çalışılan bilgi budur.
Demokratik denge ve denetimi sağlanmadığı sürece, hangi hükümet modeli olursa olsun, Türkiye’yi bir adım ileri götürmez. Daha da kötüleştirir.
Başkanlık veya parlamenter sistemden hangisinin Türkiye için iyi olup olmadığını tartışırken, bu bilgi temelinde tartışmamız gerekir.
Parlamenter sistem felaket, başkanlık sistemi de mucize değildir. Aksi de söz konusu değildir. Her iki sistem de demokrasi zemininde işe yarar sistemlerdir.
Ancak soru şu olmalı: Hangisi Türkiye şartlarında, Türkiye toplumunun beklentilerine ve Türkiye’yi kuşatan gelişmelere daha iyi cevap verebilir? Hangisiyle Türkiye kendi iyiliğini gerçekleştirirken, bölge ve dünya için yararlı olabilir?
Bilinirlik, bu sorulara verilecek cevapları içeriyorsa, anlamlıdır.

<p>Avrupa sevdalısı aydınların asıl derdi ne? Neden bir  Avrupalı'dan daha 'Avrupa'cılar'? Avrupa öz

Avrupa'yı bize ışıltılı tablolar gibi çizenler kimler?

Demirspor, Süper Lig'e çıktı; Adanalılar çıldırdı!

Filistinli gençler, İsrail'in saldırılarını balonlarla protesto etti

Hobi diye başladı! Şimdi tanesini 2 bin liradan satıyor