• $9,5999
  • €11,1771
  • 557.324
  • 1474.19
7 Ocak 2015 Çarşamba

Anayasa Mahkemesi ve Başkan’ın gölgesi

Anayasa Mahkemesi tartışmaların odağı olmaktan bir türlü kurtulamıyor.

Bu tartışmaların malzemesi Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararlardan çok, Mahkeme Başkanı’nın yaptığı konuşmalar.
%10 seçim barajı üzerine geçen yılın sonlarına doğru yaptığı açıklamaların Anayasa Mahkemesi’nin kurumsal yapısıyla ilgisi yoktu elbette.
Pek hal böyle iken, Anayasa Mahkemesi Başkanı neden böyle bir açıklama yapma ihtiyacı hissetmişti?
Yirmi beş yıl Anayasa Mahkemesi üyeliği, yedi yıldır aynı kurumun başkanlığını yapmış bir kişinin, söz konusu açıklamalarıyla, bir yandan siyaset kurumunu, diğer yandan da Anayasa Mahkemesi heyetini siyasal bir baskı altına altığını fark etmemiş olması mümkün mü?
Mahkeme Başkanı geçen hafta medyaya yansıyan açıklamalarıyla da iki noktada daha eleştiriler sıralıyor. Örneğin Mahkeme üyeleri üzerinde siyasal baskı olduğundan dolayı toplantı gündemlerini internet sitesinden yayımlamaktan vazgeçtiğini ifade ediyor.
Mahkeme üyeleri üzerinde etkili olabilecek siyasi baskı uygulama potansiyeline sahip güçler, herhalde internet sayfasında gündem yayımlanmadan gündemi öğrenebilecek ve baskıyı uygulayabilecek güçler olabilir. Mahkeme gündemini ancak kamuoyuna ve basına ilan ettikten sonra öğrenebilecek olanların baskı kaynağı olduğunu iddia etmek çok tutarlı değil.
Hele Anayasa Mahkemesi üyeleri üzerinde siyasi baskı olduğu yönünde bir beyanda bulunmayı gerektirecek düzeyde iş ciddi ise, bunu gerekçelendirmenin ve aynı zamanda önlemenin yolu, gündemi internet sitesinde yayımlamak ve yayından kaldırmak olmamalı.
Eğer bu çelişkiyi giderecek bilmediğimiz başka bir açıklama yok ise, Başkanın bizatihi kendisinin açıklamalarıyla Mahkeme üyeleri üzerinde sofistike bir şekilde siyasi bir baskı oluşturmaya çalıştığına ve bu yolla siyasete ayar verdiğine ilişkin kuşkular güçlenir.
Bir diğer nokta da “otobüslerle Yargıtay’a üye taşıma” eleştirisi. Doğrudur, Yargıtay’ın bugün ulaştığı daire ve üye sayısı olağan değil. Ama bunun, anayasal prosedürlere riayet etme kaygısı içinde paralel militanların etkisinin kırılması çabasının bir sonucu olduğu da belli. Lakin bu konuda eleştirme hakkına en son sahip olacak kişi Anayasa Mahkemesi Başkanı olmalı. Zira paralel militanların yüksek yargıyı felce uğratmalarına yol açan gelişme, Anayasa Mahkemesi’nin anayasaya aykırı bir şekilde 2010’daki anayasa değişikliklerine müdahale etmesiydi. Burada halktan özür dileyip, o kararın geçersizliğini ilan etme yerine, siyaset kurumunu eleştirmek çok tutarlı olmasa gerek.
Emekliliğine yaklaşmış bir Başkan neden medyaya konuşmaktan kendini alıkoymaz? Hem siyaseti, hem de kendi kurumunu dizayn etmeye kalkışır?
Eski Anayasa Mahkemesi başkanları emekliliklerine yaklaşırken, en fazla kuruluş yıldönümü vesilesiyle yaptıkları konuşmalarda şaşırtıcı çıkışlar yapardı. Bu çıkışlar bir iki gün tartışıldıktan sonra biterdi. Mevcut Başkan da geçtiğimiz nisan ayında benzer bir çıkış yaptı. Bu çıkış diğerlerine göre çok daha ağır, siyaset kurumunu yaralayıcı ve aşağılayıcı mahiyetteydi. Yine de emekliliğe yaklaşmanın verdiği bir psikolojiyle bunu izah etme imkanı var idi. Lakin bugün geldiğimiz noktada meselenin eski başkanların içinde bulunduğu halet-i ruhiyeden çok daha farklı olduğu anlaşılıyor.
Diğer başkanlar esas itibarıyla Kemalist siyasal elitin bir bileşeni olarak işlev görüyor, bu psikolojiyle de siyasete mürebbiyelik etme eğilimi içinde oluyorlardı. Ama bu mürebbiyelik bir nevi “yabancı mürebbiye” durumuydu.
Ancak şimdiki Başkan o elitten sayılmıyor. Hatta müktesebatı itibarıyla onlara karşı bugünkü siyasal elitlere daha yakın durarak mücadele etti.
Dolayısıyla işin içinde bugün ulaşılan noktada kendisini asli aktör görme ve halihazırda kendini ait hissettiği cenahın kıymet bilmezliğinden şikayet etme duygusu da olabilir. Yani bir nevi “ailenin” mürebbiyesi durumu daha açıklayıcı olabilir.
Böyle olduğu için de tepkiler daha sert, duygusal ve irrasyonel.
Ve Mahkeme’nin haklı itibarına zarar veriyor.

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi

Kuraklık nedeniyle Van Gölü'nde yeni adacıklar ortaya çıktı

NBA tarihinin en iyi 75 oyuncusu açıklandı! İşte listede yer alan isimler