• $ 5,8932
  • € 6,5269
  • 281.337
  • 94137.2
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Örümcek kafalı zihniyet aynen…

Türkiye yakın tarihinde, toplumsal barışını dinamitleyen ve kutuplaşmayı azdıran fitneci tavırlar ve yaklaşımlar yüzünden büyük acılar yaşadı. Hemen her dönemde bazı örümcekli kafalar, kendi ideolojik safsatalarını pazarlayabilmek için bütün insani ve toplumsal değerleri yok saydılar. 

Daha da vahim olanı, yüzyıllardır bu toplumu ayakta tutan İslami değerleri ve dindarları aşağılamaktan çekinmediler. Türkiye’nin yaşadığı bütün sancılı ve kritik dönemlere baktığımızda, suçlusunun da mağdurunun da dindarlar olduğunu görürüz. 

Çünkü, azınlıkta olmasına rağmen Cumhuriyet döneminin önemli bir bölümünde sandıktan çıkmasa da hep iktidarda olan örümcek kafalı sol zihniyet, hiçbir zaman İslam’la barışamamış ve her şeyin sorumlusu olarak dindarları görmüştür.

***
Aslında şimdi yaşadıklarımız, geçmişte yaşadıklarımızdan çok farklı değil. İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı çerçevesinden baktığımızda bile hiçbir şeyin değişmediğini görürüz. Mesela, 28 Şubat döneminde iftarlardan dindarların toplumdaki görünürlüğüne kadar her şey sakıncalıydı, istenmeyen görüntülerdi. Hatırlayın, dönemin başbakanı Necmettin Erbakan’ın din adamlarına iftar vermesi, medya tarafından adeta bir ‘linç kampanyası’na dönüştürülmüştü. 
O gün, linç kampanyaları yürüten medyadaki sol kalemler, bugünlerde arkalarında asker olmadığı için belki eskisi kadar güçlü değiller. Ama alışkanlıklarından asla vazgeçmediler. Hemen her gün köşelerinde Başbakan Tayyip Erdoğan’a karşı bir nefret kampanyası yürütüyorlar. Mesela bunlardan birisi Erdoğan için, “Her konuşması öfkeyle dolu, ayrımcı, huzur bozucu!” ifadelerini kullanarak adeta hezeyanlar içinde çırpınıp duruyor. Ancak esas derdi başka, Başbakan Erdoğan’ın Gezi Parkı eylemleri dolayısıyla Taksim’de ve sokaklarda sergilenen vandalizm görüntüleri konusunda vatandaşları yasal hak aramaya çağırmasına çok bozulmuş mesela… 

***
Arabaları yakıp yıkmayı, esnafın dükkânlarını tahrip etmeyi, gecenin ikisinde kapımızın önünde tencere tava çalmayı ‘demokratik protesto hakkı’ olarak gören bu arkadaş, nedense Başbakan Erdoğan’ın konuşmalarına bir türlü tahammül edemiyor. Vandalizme övgüler dizdikçe de ‘huzur’ aklına geliyor ve Erdoğan’ı ‘huzur bozmakla’ suçluyor. Ama nedense, Gezi Parkı’nda Başbakan'a ve ailesine edilen küfürlerin nasıl bir demokratik hakka tekabül ettiğini bir türlü hatırlamak istemiyor. 
İsterseniz ben hatırlatayım; Dersim katliamını yapanları, ülkenin başbakanını asan cuntacıları alkışlayan bir zihniyetten gelen “gerici sol düşünce” geleneğinin sahipleri için Başbakan’a küfretmek ayıplanacak bir durum değildir ki… Ne de olsa, aynı nefret kaynağından besleniyorlar. 

<p>´Kolay Mı Sandın?´ ekibi bugün, Çocuklar Duymasın setinde!</p>

´Çocuklar Duymasın´ Setinde Çalışmak Kolay Mı Sandın?

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Hızır 100 kilometreyi 1 lira 2 kuruşa katediyor

Barış Pınarı'nda da teröristlerin üzerinde "Fırtına" gürlüyor