• $ 5,8051
  • € 6,4399
  • 274.053
  • 108011
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Ortadoğu’nun Yeni Jeopolitiği-2

Pazartesi günkü yazımda Brookings’in “yeni Ortadoğu jeopolitiğine” dair mülakatlarından ve özellikle Türkiye’yi bu jeopolitiğe oturtma konusundaki eksikliklerinden bahsetmiştim. Tartışmanın öncelikli olarak konuşulması gereken yanı gerçekten de bölgede yeni bir jeopolitiğin oluşup oluşmadığıdır. Trump dönemi ve Arap Baharı bağlamındaki belirsizlikler, henüz tanımlayamadığımız bir bölgesel düzen/düzensizliğin oluştuğu izlenimi veriyor. Bu izlenim üzerinden büyük laflar edilebilecek bir düzen/düzensizlik çıkartmak çok doğru olmayabilir.

Arap Baharı eğer ismiyle müsemma olup olumlu ve kökten değişikliklere sebep olabilecek bir etkiye sahip olsaydı belki de gerçekten de yeni bir Ortadoğu jeopolitiğinden keskin ifadelerle bahsediyor olacaktık. Örneğin Tunus’taki kısmen başarılı ve Mısır’daki başarısız seçime dayalı, demokratik ve çoğulcu sistem inşa etme çabaları bölgeye teşmil edilebilseydi; bölge statükosunun ve jeopolitik dengelerinin temelinden sarsıldığına şahitlik edebilecektik. Fakat Libya, Yemen ve Suriye’yle akamete uğrayan bu dönüşüm çabası yeni bir düzen üretmediği gibi eski düzeni de ortadan kaldırmadı.

Arap Baharı’nın ivme kaybetmesiyle başlayan ve Trump’ın Beyaz Saray’a geçmesiyle devam eden süreç temelde bazı fay hatlarını belirginleştirdi. Bu fay hatları henüz yerine oturmadığından ve bölgesel siyaset ve güvenlik alanlarında derin belirsizlikler devam ettiğinden henüz yeni bir jeopolitiğin ortaya çıktığı söylenemez. Bir kısmı ideolojik, bir kısmı reelpolitik, bir kısmı geçici, bir kısmı da geleneksel kutuplaşmaların yaşandığı ve ABD-Rusya gibi büyük güçlerin birbirini tarttığı Ortadoğu’da taşların yerine oturması vakit alacak. Bu süre zarfında kurulan ve kurulacak ittifakların ve bloklaşmaların kalıcı ve nihai olacağı düşünülmemeli. Sadece Suriye krizi boyunca değişen ittifaklara, saflara ve pozisyonlara bakmamız bile Ortadoğu jeopolitiğine dair nihai cümleler kurmamızı engellemeli. Körfez’deki bazı ülkelerin Esed rejimi ile ilişkisi, ABD’nin muhalefetten PKK’ya sürüklenmesi, İran-Rusya arasındaki potansiyel rekabet, Avrupa’nın Suriye bağlamında tamamen alakasız duruma düşmesi bu durumun en çarpıcı örnekleri.

Ancak İran-Körfez rekabeti, Trump Yönetimi’nin İran politikaları, revize edilmiş statüko ile değişim aktörleri arasındaki mücadele, ideoloji ile örtülü jeopolitik hesaplaşmalar, Filistin meselesi, iç savaş ve terörle yıkılan toprakların ve devlet otoritelerinin yeniden inşası, ateşkes ve barış süreçleri, ekonomik kalkınma, terörle mücadele, ABD iç siyaseti, ABD-Rusya rekabeti gibi konularda ilerleme kaydedildikçe yeni ve nispeten daha kalıcı jeopolitik hizalanmalar ortaya çıkacak. Mevcut hizalanmalar kimseyi yanıltmasın, yenisinin oluşması için ise daha vakit var.

<p>Olay, Şehit Halil İbrahim Caddesi´nde saat 11.20 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre

İstanbul´da İş Adamına Silahlı Saldırı!

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

İşte 2019'da Twitter'a damgası vuran isimler

MSB: Eve tuzaklanan 565 havan mühimmatı etkisiz hale getirildi